Kopenhag’da Osmanli kitaplarina Öküz…

 Picture of muzafferalev      Kopenhag’da Osmanli kitaplarina öküz gibi bakmak!

(YAZISI biraz asagida öküzlerin resminin altindadir.)

1. Bir işe başlarken ne deriz.jpg

400 × 283 –  ﻭ ) harfi vardır, bu aynı zamanda v ünsüzünün de karşılığıdır.          www.hatdergisi.com

Bin sene kullandigimiz dünyanin en güzel yazisi Osmanlica; Latin Harfleri denen  ispanyol harfleriyle yazilmasi ve okunmasina baslanmasiyla, 1928-1980 arasi Türkiyede yasak edilmisti. Okuyabilen kalmadigi icin ve 1992 de, Ruslarla 25 senelik bir savasa sokulacagimiz icin biraz serbest edildi.  700 uydu Türkce televizyon kanaliyla Türkiyelilerin akli daha cok karistirilmaktadir. Bazi yasaklara pek ihtiyac kalmamistir. Cünki Televizyonlar, radyolar, gazeteler yani medya ile Müslümanlari  ve yeni nesli islamiyetten uzaklastirmak cok kolaylasmistir.

islam harfleri :   https://www.google.dk/#q=islam+harfleri

Picture of muzafferalev  Degerli genclerimiz, yukarida ki siteleri tikliyarak, Büyük Selcuklu ve Büyük Osmanli dedelerimizin 1000 senedir kullandigi dünyanin en güzel ve en kolay islam yazisini yani Osmanlica’yi ögrenebiliriz. Böylece dedelerimizin mezar taslarini okuyabiliriz.  “Timurtas Hoca” bir vaiz kasedinde:

– Milletimiz, dedelerinin mezar tasini okuyabilse islam Alimi olur!  demistir.

 Bizim cöpe attigimiz, yaktigimiz, bulgarlara okkasi 5 kurusa sattigimiz kitaplarimizi Avrupa Kütüphaneleri özenle saklamakta ve uzmanlari devamli okumaktadirlar.

Yavuz Bahadiroglu’nun yazdigi 50 civarinda ki Osmanli Romanlarini okursaniz ecdadinizi tanimis olursunuz. Oglum, Muhammed Fatih Alev okudu, sizde okuyabilirsiniz.

Danimarkaca biliyorsaniz, www.alev.dk sitesinde “En Osmanner i Danmark” yazisini okuyabilirsiniz. Yine kendisinin 15 senedir yaptigi www.islam.dk sitesinde Menü’den “Khutbe” yi tiklayip Danimarkali ve diger Müslümanlara cuma günleri verdigi hutbeleri dinliyebilirsiniz. Danimarkali imam Abdul Wahid Pedersen’in hutbelerini de dinliyebirlirsiniz.

  Müslüman Kardeslerimiz, göz yaslarimizi nasil dindirebiliriz?

vav‑0099‑hkn.jpg    600 × 569 – Ders : Osmanlıca Kitap Harfleri

 osmanlica-dersleri.      www.blogspot.com        TIKLAYINIZ: http://gencsosyalbilimciler.blogspot.com/2010/08/sosyal-bilimlerde-osmanl-turkcesi.html

Ahmed Hüsrev Hattı Osmanlıca Font

Ahmed Hüsrev Hattı Osmanlıca Font :  http://www.elmaskalem.org.tr/indir/4–ahmed-huesrev-hatt-osmanlca-font-.html

     Ahmed Hüsrev Ağabey’i Necmi Ağabey anlatıyor : https://www.google.dk/search?site=&source=hp&q=Ahmed+H%C3%BCsrev+A%C4%9Fabey%E2%80%99i+Necmi+A%C4%9Fabey+anlat%C4%B1yor&oq=Ahmed+H%C3%BCsrev+A%C4%9Fabey%E2%80%99i+Necmi+A%C4%9Fabey+anlat%C4%B1yor&gs_l=hp.12…2469.2469.0.4326.1.1.0.0.0.0.52.52.1.1.0….0…1c..32.hp..1.0.0.XsLq_rP22m4https://www.google.dk/search?q=Ahmed+H%C3%BCsrev+A%C4%9Fabey+Necmi+A%C4%9Fabey&oq=Ahmed+H%C3%BCsrev+A%C4%9Fabey+Necmi+A%C4%9Fabey&gs_l=serp.12…73230.81483.0.87052.14.14.0.0.0.0.136.1051.11j3.14.0….0…1c.1.32.serp..11.3.189.bhtSNpaQRvw

Fi Sebilillah, Allah Rizasi icin: Yüce  islamiyetin Bayraktarligini yapan Büyük Osmanli Torunlari uyanacaklar insallah.  Dünya islamiyeti ariyorken,  Osmanlilari bekliyorken, Seytanî  Hacli ve Siyonist Yahudilerin palyacosu, kuklasi olmak Osmanli Nesline yakismiyor.  Bediuzzaman Said Nursi’nin tabiriyle; Jandarma ya kadin elbisesi uymuyor. Aslimiza yani Yüce Dinimize dönmemiz gerekiyor. Osmanli Cennet Mekan ecdadimiz bize en iyi misaldir, örnektir.

Picture of muzafferalev   Kopenhag’da Osmanli kitaplarina Öküz gibi bakmak!

2008 yilinda internette, Bibliotek’le (Kütüphane ile) ilgili Danimarkaca bir yazi beni cok sevindirdi. Danimarkanin Kopenhag Sehrindeki Kongelig Bibliotek te (Kraliyet Kütüphanesin de) 1730 yillarindan beri muhafaza edilen bir hayli cok Osmanlica kitap varmis.
40 yasinda sohbet edebildigim tek arkadasim olan bir kardesimize durumu anlattim.

Birkac defa, gidip Cennetmekan Ecdadimizin güzel kitaplarina Öküzün trene baktigi gibi bakalim diye ricada bulundum.
Sonunda birgün tren ve otobüse binerek muazzam Kraliyet Kütüphanesine gittik.
İnformasyona (danismaya) sorduk. Bizi Hebrew (ibranice) bölümünde, Arabca ve Osmanlica bilen bir Danimarkali görevliye gönderdiler. Adam bizi atlatti yani kandirdi. Nasil mi?
– Bir kitab ismi söyleyin, ertesi gün tekrar gelin, o kitabi size tetkik ettirelim, dedi.
Biz zavalli Osmanli torunlari elifi görsek mertek yani kazik zannediyoruz. Danimarkaca ve ingilizce biliyoruz ama ecdadimizin kitaplarina öküz gibi bakiyoruz. Tabii bulursak öküz gibi bakacagiz ama bulamiyoruz.

Bizi Büyük Osmanli Ecdadimizdan kurtarmislar!
Bize, nurlu ecdadimizin güzel kitablarini okuyabilmek icin, 1950 yilinda Kur’an okuma, Ezan ve Kamet Okuma yasagi kalktiktan sonra ögretilen Kur’an Kerimi okuyabilmemiz de Güzel Osmanlicamizi okumaya ve anlamaya yardim etmiyor.
Bizi Büyük Osmanli Ecdadimizdan kurtarmislar! Yüzlerce ve binlerce yüksek islami ve insani degerlerimizden kurtarmislar. Yüce dinimiz güzel islami yasak etmisler.

Camileri bile kapatmislar, yikmislar, Yunanlilara, Ermenilere, Yahudilere satmislar, onlarda saraphane ve depo yapmislar. İsim ve liste istiyenler “Bedir Yayinevi” nin adresini internetten bulup, bu mevzuu da ki kitabi satin alabilirler. İnternette: – Satılan ve ahir yapilan cami ve mescitler – diye ararsaniz bilgi edinebilirsiniz.

Padisahlarimiz ülkemizi ingilizlere sattilar yalaniyla yetistirildik.
Türkiye de Okullar da ögrendigimize göre, Sözde, Osmanlilar ülkemizi ingilizlere satmak istemisler de, bizde padisahlari ve ailelerini ülkemizden kovarak ülkemizi kurtarmisiz!

1924 yillarinda Yeni Mecliste (2. mecliste) bir cumhuriyet millet vekili:
– 700 senedir bizi Müslümanlikla geri birakan bütün padisahlarin mezarlarini acalim ve iskeletlerini Türkiye disina atalim, kurtulalim, teklifini vermis! Allahtan basaramamislar. Dünyada böyle bizim gibi dinine ve ecdadina düsman bir millet görülmüs müdür? 1. meclis ile ikinci meclisin farkini arastiriniz lütfen           

Picture of muzafferalev    Diyanet islam Ansiklopedisi 70 cilt olacakti!

Diyanet islam Ansiklopedisi 70 cilt olacakti. 1992 yilinda, 25 sene sürecek olan, Rusyayla yapacagimiz savasimiz, baslamadan bitiverince, 40 cilt civarinda olmasina müsaade edildi. Cocugu olan her Türkiyeli Müslümanin bu ansiklopediyi evinde bulundurmasi lazimdir. Avrupada ve Türkiyede Cami imamlarina sorunuz. Size yardimci olurlar.

Danimarka Kraliyet Kütüphanesinde, Danimarkali uzmanin odasindan cikip okuma odasina giderken yoldaki raflarda “32 ciltlik Diyanet islam Ansiklopedisi takimi” ile ayni büyüklükte 1950 öncesi nesredilen “islam Ansiklopedisi Takimini” gördük. Bu ansiklopedi Hollanda devleti tarafindan Afrikada ki sömürgeleri icin yazilmisti. Chp tarafindan tercüme edilmisti!

Bu chp-islam ansiklopedisi hakkinda biraz bilgi vermek istiyorum. O tarihlerde (1930 lu yillarda) Hollanda Devleti Afrikadaki Kolonileri yani Sömürgeleri icin Diyanet Ansiklopedisi gibi büyük bir ansiklopedi hazirlamis. Bizim “tek partili Cumhuriyet!” idarecileri bu Ansiklopediyi tercüme edip nesretmisler Türkiyede.

Picture of muzafferalev     Dünyada sadece hür ülkelerin ansiklopedisi olabilirmis. Bütün Müslüman ülkeler esir oldugu icin Ansiklopedi ve kendi tarihlerini yazamazlarmis! 1950 öncesi dünya hakimi ingiliz devleti yazarmis Bütün Müslüman ülkelerinin tarihini.

1920 senelerinde; Komünizme karsi savastirmak icin, ingilizler bütün dünya Müslümanlarina, gecici olarak, islam ülkeleri hediye etmis, idarelerine kendi baskan ve generallerini yani ingiliz casuslarini ve dostlarini getirmis. Akla söyle bir soru geliyor, peki öyleyse 90 senedir dünya böyle karisikken, biz “Diyanet islam Ansiklopedisi”ni nasil yazdik ve nesredebiliyoruz? Bize nicin izin verdiler?

1932-1950 arasi ezan ve kamet 18 yil yasakti!

Picture of muzafferalev   Amerika, Avrupa ve israil; 1950 yilinda, ilerde bizi Rusya ile savastirip, rusyayi yikip, Türki Cumhuriyetleri gizli ve modern esir Yapabilmek icin, ülkemize cok partili sistemi getirip, Ezani, Kameti, Kur’ani serbest edip, Kur’an Kurslari ve imam Hatip okullari acilmasina izin verdi. Böylece Komünist Yugoslavya’dan kacak imam gelmesinin önüne gecildi. Zira cenazelerimizi defnetmek icin imam bulamiyorduk.

1980 yilinda Amerika, Avrupa ve israil, Türkiye halkini Rusya ile 25 sene süren bir savasa sokmak üzere 1992 yilina kadar daha iyi Müslüman yapti. Yani, birileri; ülkemizde ki, islam düsmanlarinin düsmanliklarini frenleyince, halkimiz gönlünde yasattigi güzel islamiyeti Taliban gibi güzel yasamaya calisiyordu. Huzurun sadece islamda oldugunu bilen Müslümanlar seviniyorlar. Ülkemizde birazcik dindar insanlar yani cocuklar ve gencler yetistirilebiliyorlardi.

Birileri frene basinca ahlaksizlik, hirsizlik ve cahillik cogaliyordu. Türkiye de Halkimiz islamiyete susamisti. Devamli Camiler, Kur’an Kurslari ve imam hatip okullari insa ediyorlardi ve devlete teslim ediyorlardi. Amerika, Avrupa ve israil, 10 senede bir ülkemizi karistirarak bu islami hizmetleri frenledi. Cünki Rusyayla savasimiza daha vakit vardi.

Picture of muzafferalev   Hadiselerin perde arkasini bilmeliyiz. Dünya kosarken biz uyuyamayiz! Esirler ac karnina calistirilirlar.

1980 yilinda Afganlilarla Komünizmi yikabilecegini anlayan batili gücler, Türkiyemiz de islamlastirmaya hiz verdiler. 1992 yilinda Turgut özal ile Rusyadaki esir Müslüman kardeslerimizi kurtarabilecek güce ulastik.

 1992 senesin de, Allahtan Rusya; Amerika, Avrupa ve israil’in destegiyle, mecburen Sovyet Rusyaya karsi savasacak olan Türkiyeli Türkler ve Kürtlerden korkarak, Türki Cumhuriyetleri Amerika, Avrupa ve israil birligine hediye etti.

Picture of muzafferalev    Bizde 25 senelik kanli savastan kurtulmus olduk. Afganistanin acikli durumuna düsecektik az kalsin. Savas sonrasi bizide terörist oldular diye Afgan halki gibi ehlilestirmeye ugrasacaklardi. Yani öldüreceklerdi ve Türkiyeyi harabe yapacaklardi. Yine yapacaklar. İsgal edecekler. Bizi Iraklilar gibi, afedersiniz essek gibi calistirip ülkemizi insa edecekler.

Afganistanlilar Irak gibi teslim olmadigi icin insaatlara baslayamiyorlar. Para kazanamiyorlar. 40 tane canavar gavur ülkesi 54000 + 17000 = 71000 vahsi askeriyle, yüksek teknoloji silahlariyla, serefli ve yüksek imanli, zavalli tek basina kalmis Afganli kardeslerimizle kallesce savasiyorlar.

Kallesce diyorum cünki: kalles gavurlari, Afganli Mücahidler, 10 sene savasarak, Komünizmden yani fakirlerin Rusyadaki gibi zenginleri öldürmesinden kurtarmistir. Batili gavurlarin Afganli Mücahidlere tesekkür ve yardim borcu vardir. Afganlilar dünyada ilk defa örnek bir islam devleti kurmak istiyorlar. Avrupanin ortasinda islam devleti olmaz diye 8000 Bosnaliyi acimadan öldürtenler, Afganlilara hürriyet vermiyorlar.

Picture of muzafferalev   Turgut Özal, Usama bin Laden mi olacakti?

1992 yilinda Turgut Özal’in baskanliginda, Rusyayi yikip oradaki Türkî Cumhuriyetlerde ki esir kardeslerimizi hürriyete kavusturacaktik! Böylece bu kardeslerimiz Amerika, Avrupa ve israil’e esir olacaklardi!
Peki sonra ne olacakti ve ne oldu?

1992 yili geldi, Rusya savasmak istemedi ve bütün Türki Cumhuriyetleri Amerika, Avrupa ve israil’e (A.A.i. ‘e) hediye etti.
Ziya ül hak gibi, Turgut Özal da, Alparslan Türkes’te öldürüldü. Kur’an Kurslari, imam Hatip Okullari, Bas Örtüsü gibi hürriyetler kaldirildi. Yakinda bizi iran savasina sokma durumu olursa yasaklar tekrar serbest edilebilir. Bu isler gizlice yürütüldügünden ve bazen islamiyet biraz serbest, bazen yasak olunca, halkimiz durumu anliyamiyor.

Picture of muzafferalev    Yakinda, Türkiyede ki islami yasaklar gecici olarak, tekrar kalkabilir!

Yakinda bizi iran ve Arab Kardeslerimizle hatta Pakistan ve Afganistanla savasa sokmak icin islamiyet tekrar serbest olursa hic sasirmayin. Hatta Basbakanimiz Tayyib Beyin Muhtereme Zevceleri Gata Hastanesinde Nejat Uygur’a ve Hanimina gecmis olsun taziyesin de bulunabilir. Hastahanenin bahcesinden geri döndürülmezler. Gayet tabii hasta ziyareti hakkidir. Bu millet bin senedir basini örtmektedir. İngiltere de 5 milyon Müslüman hürriyet ve huzur icinde yasarken, Osmanli Torunlarinin ülkesinde bas örtüsü niye yasak olsun ki? Basbakan hanimi nicin bu ülkenin hastahanesine hasta ziyaretine giremesin ki?

Borc vererek, turist göndererek bizi islam ülkelerine yaklastirmiyorlar, Müslümanlara düsmanligimiz devam ediyor, yakamizi birakmiyorlar!

İslam düsmanlari hileli psikolojik ve sicak savaslarla, gizli kanli tiyatrolari gayet iyi oynuyorlar. Müslümanlari Karagöz Kuklasi gibi oyniyan disaridaki kefereler, Müslümanlari kandirmak icin gereken zamanda ve gereken yerde, Müslümanlarin agizlarina bir parmak bal sürmeyi ihmal etmiyorlar. Ayni agliyan bebege bal yerine anasonlu yani birazcik uyusturuculu “devaimisk” verdikleri gibi. Cocuklugumda kardeslerim bebek iken parmak parmak devaimisk’lerini yerdim.

Picture of muzafferalev    Taliban ve burkali, melek gibi cennet hanimlari

Amerika, Avrupa ve israil, Pakistanda resmî rakamla 15000 ve gayri resmî rakamla 20000, herbiri bin, ikibin kisilik erkek ve kiz imam hatip okullari acmislar. On milyonlarca melek gibi ilim ve irfan sahibi yüksek Müslümanlar yetistirmisler. Dünyaya hakim Yahudi televizyonlari, medyasi, eskiden bu Müslümanlara Mücahid diyordu ve devamli alkisliyordu!

Picture of muzafferalev    Kardeslerim Burkalar yani tepeden tirnaga örtüler icindeki Afganli Hanimlari cahil sanmayiniz. Eger dünya medyasina hakim olan yahudinin seytanliklarinin önüne gecilebilse, bütün dünya erkekleri onlarla evlenmeye calisir. Hatta evlenebilmek icin Müslüman olurlar. Sizin televizyonlarda gördügünüz Afganli Hanimlar, bizdeki gavur dostu Türkiyeliler gibi ingiliz kolonializminin perisan ettigi, islamdan uzaklastirdigi sürtük Afganlilardir.

Türkce Yahudi Televizyonlari, Aptal mi size Mübarek Melek gibi imanli Afganli Mücahide islam Kahramani hanimlari göstersin! Maalesef dünyaya hakim Yahudi Medyasi ne gösterirse onu görüyoruz. İslami kanallar da var derseniz eger, onlarin anahtarlari Vasington’da dir, derim. İslamiyeti birazcik anlatabilirler. Siniri asarlarsa hemen aninda Vasington’dan bip! bip! yaparlar. Yani yayini birkac saniyeligine keserler. İnternette ayni durumdadir. Dünya gavurlarin köyü olmus. Müslümanlar da gavurlara acik veya gizli asker olmuslar. Para insanlarin Allahi olmus!

Picture of muzafferalev   Burasi Amerika Avazi,-Amerikanin sesi- Vasington’dan isiddiririk!

Amerika, Avrupa ve israil, Benim cocuklugumda ve gencligimde gayet iyi hatirliyorum, Rusyadaki Müslümanlara Vasington’dan ana dillerinde yayin yapar, devamli islamiyeti anlatirdi. Onlari ayaklandirmaya ugrasirdi. O büyük topraklari kendileri sömürmek istiyorlardi. Basardilar da. Mücahidleri 10 sene Komünizme karsi savastirdilar. 2 milyon Mücahid öldü. 2 milyon kolsuz, ayaksiz ve sakat kaldi. Danimarka devlet televizyonunun söyledigine göre daha on milyon Afganli pahali oldugu icin cikarilamayan mayinlarla ölecekmis ve sakat kalacaklarmis.

Picture of muzafferalev   Afganistan Harabeye döndürüldü ama Afganistandan cikmiyacaklarmis.
Türkiye ve Pakistani da ayni tehlike beklemektedir. İslam düsmanlari cok yönlü ve devlet olarak gizli- acik 90 senedir devamli saldirmaktadir, savasmaktadir. Simdi uyanmak vaktidir. İslam icin calismak vaktidir. Aksi takdirde seytanca calisan gâvurlarin atlarinin ayaklari altinda yani tanklarinin paletleri altinda ezilecegiz.

1. dünya savasinda 40 milyon, 2. dünya savasinda 60 milyon insani acimadan öldürenler icin simdi 100 milyon Müslümani öldürmek hicte zor degildir. Afganistandaki 71 milyon canavar gâvur askeri hergün bombaliyor, öldürüyor. Güle oyniya bekliyelim, sira bizede gelecek. O zaman dostumuzu düsmanimizi anliyacagiz ama is isten gecmis olacak!

“11 september, 2. Pearl Harbour” u internette arayiniz.

Picture of muzafferalev    Kalles, vahsi teröristler Nevyork’da ki ikiz kulelerin intikamini aliyorlarmis! Halbuki ikiz kuleleri kendileri yiktilar.
“11 eylül, 2. Pearl Harbour” cümlesini internette arayiniz.
Nicin bu seytanligi yaptilar? Dünya Müslümanlarini yok edip, öldürmedikleri salak ve cahil yaptiklari Müslümanlari yeni nesillere kötü örnek olarak birakip, onlara gösterip, Müslüman ve Hristiyanlarin yeni nesillerini islamiyetten kacirmak icin!

Eger hergün islamiyete ve Müslümanlara devamli saldirmasalar Danimarka ve Avrupa kisa zamanda kendi kendine Müslüman olur. Biz Müslümanlarin Müslüman olabilmesi ise gavurlarin müsaadesine baglidir.

Picture of muzafferalev    Bu kahraman, imanli, güzel Müslüman serefli Afgan milleti, dünya da ilk hür islam ülkesini kurup, bu örnek islam ülkesiyle dünyaya güzel islamiyeti tanitmak istedi. Bu onlarin hakkiydi. Ama maalesef, Vahsi Terörist Gavurlar ve onlarin 90 sene evvel satin aldiklari sözde Müslüman Krallari ve generalleri, satilmis politikacilari, gavur kayiricilari, bende Müslümanim diyen islam düsmanlari, Afganli Kardeslerimize dünyayi zindan ettiler.

Gâvur orospo kadin askerlerinin zavalli Müslümanlara iskence ve igrenc zulümleri!

Sodom ve Gomora’li olmus, orospo olmus gavur kadin askerleri elindeki köpeginin ipini serbest birakip, zavalli Afganli ve Irakli sucsuz ciplak insanlari korkutarak aglatirken ve titretirken, bir diger orospo gavur askeri, ciplak gögüslerini ve cinsi organini, ciplak zavalli Afganli ve Iraklilarin vücuduna sürterek:

– Cennet ariyorsan bak iste cennet! Biz cennette yasiyoruz. Sende benimle beraber cennet de yasa, gel yaklas bana, diyerek imanlarini calmak istiyorlar. Belkide alay ediyorlar. Aman Allahim Müslümanlar bu aci duruma mi düsecekti. Bizlere bunlar ders olmalida biran önce kendimize gelmeliyiz. Birlesmeliyiz. Güzel ve son hak din yüce islami yasamaya gayret etmeliyiz. Taliban Mücahidlerine terörist deme salakligini birakmaliyiz.
Afganistanda 57 bin gavur askeri varmis. 17 bin Amerikali Asker Iraktan Afganistana sevkedilecekmis.

Picture of muzafferalev   Taliban, Afganistandan zalim, terörist isgalcileri cikarmak icin savasiyor!

Gavurlar, Müslümanlarin cogunlugunu, Afganli zavalli Kardeslerine düsman etmisler. Afganlilar teröristmis!
Afganlilar yani Taliban Terörist degildir. Ülkelerini vahsi isgalcilere karsi koruyan dünyanin en serefli Müslümanlaridirlar. Gercek Müslümanlar Afganistanli, Cecen ve Irakli Mücahidlerdir. Bizler gavurlarin seytanca salaklastirdigi zavalli cahil Müslümanlariz. Afganlilara karsi savasanlar, vahsi teröristtirler.

Kefereler hakkinda, Kur’an i Kerim dogru söylüyor.

Afganlilar, Usame bin Laden ve Taliban (islam ögrencileri), Amerika, Avrupa ve israil’i Komünizmden kurtarmistir. Bu ülkelerin Afganli Mücahidlere tesekkür etmeleri, iyi davranmalari, yardim etmeleri gerekirken, “Pearl Harbour” da Japonlara yaptiklari hileyi, Kahraman Afganli Mücahidlere karsi yaparak, ne derece kalles ve seytan olduklarini gösterdiler.
Kurani Kerimde “Siz onlardan olmadiginiz müddetce, kafirler size dost olmazlar” Ayetini ve tefsirini internette tekrar okuyacagim insallah.

Picture of muzafferalev   Müslüman olmak melek olmaktir, hatta melekleri gecmektir.

Müslüman olmak melek olmaktir, hatta melekleri gecmektir.
İslam düsmani yabanci ve yerli gavurlar, biz Müslümanlara cok feci oyunlar oynadilar. Yasaklardan dolayi oyunlari bilsekte yazamiyoruz ve anlatamiyoruz. Uyanmamiz mümkün olmuyor. Kendi cocuklarimizi bile yetistirme, terbiye etme imkanimiz yok.

Kopenhag Kraliyet Kütüphanesi icinde kapiya dogru yürürken, masa basinda oturan bir görevliye bir soru sorduk. Meger Türkiye de Konyada Naksibendi tarikati hakkinda arastirma yapmis ve mastir tezini bu mevzuuda yazmis. Kendisine internetteki güzel islami sitelerden bahsedince bizim suurlu Müslüman oldugumuzu anladi ve pek memnun olmadi.

Picture of muzafferalev    Kopenhag da Budist olan Üniversiteli Türk genci

Cantalarimizi kilitledigimiz dolaplara gelince, yanimizdan gecen bir Türk genci Türkce konustugumuzu görünce bizimle konusmaya basladi.
Üniversite ögrencisiymis. Kütüphanede ders calisiyormus. Budizm dinini secmis. Her sene Hindistana gidip Budistlerin Tuvaletlerini temizliyormus. Nicin böyle yapiyorsun diye sordum. Nefis terbiyesi icin böyle yapmasi gerekiyormus. Babasi ölmüs. Annesinin yaninda ikamet ediyormus.

– Kopenhag da sana hic islamiyeti anlatan olmadi mi, diye sordum.
– “Hizbut Tahrir” Grubu ilgilendi. Babam kiziyor deyip, onlari atlattim, dedi.

Türkiyedeki gizli gücler, Avrupada ki Türkiyelileri islam düsmani ve dinsiz, ahlaksiz yapiyorlar! Avrupalilar memnun!

Picture of muzafferalev   Danimarka da ve Avrupa da, Türkiyeli cocuklarin ve genclerin islamiyeti ögrenmeleri ve yasamalari gizli hilelerle bizimkiler tarafindan yasak edilmistir. Bu sebeple bilhassa lise ve üniversite okuyan genclerimiz dinsizlige ve Budizme inanmaktadirlar.

Gecen hafta, semtimizin Kütüphanesinde yeni tanistigimiz bir gence, sen filanca degilmisin, diye sordum? Yok ben o arkadasi taniyorum. Akraba degiliz. Birbirimize benziyoruz, dedi.

Arkadasim, bana söylemeye utandi demek ki ama, pakistanli cok dindar is arkadasina;
– Ben dinsizim, demis, cok sasirdim, dedim.

Yeni tanistigim genc;
– Bende dinsizim, dedi. Lise mezunu bu usakli gence de sasirdim. Gayet kibar ve agir basli, konusmasini ve dinlemesini bilen bir genc.

Bu gence Kraliyet Kütüphanesinde tanistigimiz budist olan genci anlattim.

– iyi yapmis, bende, Budizmi merak ediyorum, dedi. Yine sasirdim.

Eskiden Anneler ve babalar cocuklarini fabrikalarda calistirirlardi. Kendileri gibi cahil zavalli Müslümanlar olurdu evlatlari. Simdi herkez evladini okutmak istiyor. Birden Türkiyeli genclerde dinsizlesme cogalmaya basladi. Durumumuz son derece vahim. Ama cevremdeki Türkiyeliler daha zengin olmak ve daha lüks yasamak icin kosturuyorlar!

İslamiyetten kacarken, budizm belasina bulasmak!

Gecen gün zengin emekli bir arkadas, sana bir soru soracagim, dedi.
– Oglum Üniversite bitirdi. Taylandli bir kizla evlendi. Oglumu imam nikahi yapalim diye ikna ettim. Bir imam efendiye dini nikah icin ricada bulundum. Taylandli Hanim’in hangi dinden oldugunu sordu?
– Budistmis, dedim.
– Nikah olmaz, dedi. Diye anlatti ve bana, Hocam, gercekten islamiyette böylemidir? Diye sordu. Dedim;
– Evet, dogru, nikah yapilamaz. Ama gelin hanim, Müslüman olursa nikah olur, dedim.

Picture of muzafferalev   Bizimkiler sadece Türkiye de islamiyetle savasmiyorlar, Danimarka ve Avrupadaki 5 milyon zavalli Türkiyeli Müslümanlarla ve cocuklariyla da savasiyorlar! Yasak olmasada rezilliklerini anlatabilsek!

Yahovacilardan Allah Razi olsun, oglumu adam ettiler! Diyen Türkiyeli Müslüman Hanim.

Semtimizde ki Supermarketin cafesinde 5 tane gence ögretmen okulunu bitirmek üzere olan bir Türk gencini Yahudi Hristiyanligi olan Yahovaciliktan nasil kurtardigimi, gencin annesinin nasil tesekkür ettigini anlatiyordum, Bilal isimli Konyali arkadasimizda bir hatirasini anlatti.
– Kopenhag da Teyzemin oglu Yahovaci olmus. Teyzem, Yahovacilardan Allah razi olsun, oglumu adam ettiler! diyor. Oglu calismazmis. Eve gelmezmis. Annesine ve babasina kaba davranirmis. Yahovaci olunca hem calismaya, hemde annesine ve babasina iyi davranmaya baslamis!

Picture of muzafferalev   Dindar Müslümanlarin ogluda dinsiz olur!

Bir Türkiyeli ye; Filancanin cok yüksek bir tahsil yapan Doktor oglu dinsiz, dedim. Dinsiz’in ne manaya geldigini bilmiyormus. Hicbir dine inanmiyor, hicbir seye inanmiyor, dedim. Olmaz öyle sey, dedi. Onun babasi devamli camiye gelip, namaz kiliyor. İnanmam , dedi.
Okullarda sadece okul dersleri anlatilmaz. Beyinde yikanir. Taliban nicin Avrupalilarin actiklari okullari bombaliyor. Lütfen islami sitelerden arastiralim. Fasiklarin, yalancilarin sözüne inanmayin diyor Sevgili Peygamberimiz. Biz ise Yahudi Türkce televizyonlarina inaniyoruz. Türkiyede 700 uydu kanali varmis. Biz ölmüsüzde agliyanimiz kalmamis gayri. Bu uydu belasi bize ders icin yeter.

Picture of muzafferalev  Anne, Danimarkali kocam dinsiz, hicbir dine inanmiyor! Müslüman olmasi mümkün degil!

Berlingske Tidende gazetesindeki bir röportaj da okumustum. Bize yakin bir semt olan Brøndby Strand semtinde oturan bir Türk Kizi, bir Danimarkali ögretmenle evleniyor. Cocuklari oluyor. Türk kizinin annesi kizina;
– Kizim, kocana söylede Müslüman oluversin. Bak bir sürü Danimarkali Müslüman oluyorlar, diyor.
– Anne, kocam Hristiyanda degil. Hicbir dine inanmiyor. Dinsiz, nasil Müslüman olsun, diyor.
Avrupada ki bu durumlara müdahale edilmezse, Avrupadaki 5 milyon insanimizi unutmaliyiz. 4. Nesil tamamen islamiyetten ve Türkiyeden ilgisini kesecektir. Bunu Danimarka Televizyonu 24 sene önce söyledi. 4 sene arastirma yapmislar. Danimarka da hic Müslüman kalmiyacakmis!.
Muzaffer Alev Kopenhag    http://www.islamvesulh.wordpress.com    09.03.2009

Picture of muzafferalev    Not: Bu sitelerin yazari aciz kardesiniz hic kimseden nefret etmemektedir. Hristiyan dostlari vardir. İslam ülkelerinde 1300 senedir Hristiyanlara, kiliselerine, okullarina, Yahudilerin havra ve okullarina karisilmamistir. Her gün bir tanesini zorla Müslüman yapsaydik veya tesvik etseydik su anda dogu Avrupada ve orta doguda Hristiyan ve Yahudi kalmazdi.
1490 yilinda Hristiyan ispanyollar Yahudileri öldürürken Osmanli Savas gemileri ispanyaya gidip, Yahudileri kurtarmis ve Yahudileri getirip Selanige, izmire yerlestirmistir. Bu sebeple Yahudiler 500 senedir ve halen her sene Osmanli Ülkesine ilk geldikleri günü bayram olarak kutlarlar. Maalesef  Hristiyanlar ve Yahudiler, Müslümanlarin iyiliklerini unutuyorlar,  iyilikten anlamiyorlar. iyilige karsi kalleslik yapiyorlar.  iste kendilerini Komünizmden kurtaran Afganli Mücahidlere yaptiklari ortada. Seytanca ikiz kuleleri yiktilar. Sigortadan parasini alip yeniden yeni binalar yapiyorlar. Kallesce Afganli Mücahidleri, Taliban’i  terörist oldular diye öldürüyorlar. Irak halkini kandirdiklari gibi Taleban’i kandiramiyorlar. isgalci vahsi gavurlara  karsi ülkelerini kahramanca müdafaa eden Taliban’a gavurlar gibi terörist diyen Müslümanlara bir sözüm var.  Lütfen, aptal ve salak olmiyalim, yakinda bizimde öldürülme siramiz gelecek!

( http://www.islamharfleri.com/osmanlica01/   Bin sene kullandigimiz dünyanin en güzel yazisi Osmanlica, ispanyol harfleriyle okunusuyla, 1923-1980 arasi Türkiyede yasakti. Okuyabilen kalmadigi icin ve 1992 de Ruslarla 25 senelik bir savasa sokulacagimiz icin serbest edildi.  700 uydu Türkce televizyon kanaliyla Türkiyelilerin akli daha cok karistirilmaktadir. Bazi yasaklara ihtiyac kalmamistir. Cünki halkimiz sinsi ve seytanî hilelerle islamiyetten uzaklastirilmistir.)

Degerli Kardeslerim:
Selcuklulari Selcuklular gibi, Osmanliyi Osmanlilar gibi anlamaliyiz. Melek gibi ecdadimizi kendimize örnek almaliyiz.
Uyduruk tarihle, ancak uyduruk nesiller yetistirilir!
Amerikali, Avrupali, israilli, Japon ve Cinli yüksek uzman tarihciler, Osmanliyi, Osmanlilarin Osmanlica yazdigi kitaplardan, islami Osmanlica hattiyla okuyorlar!
Bizler 1000 sene serefle kullandigimiz, göz nuruyla, islam harfleriyle yazdigimiz Osmanlica kitaplarimizi cöpe attik ve yaktik, Bulgarlara okkasi 5 kurustan sattik!
Dünyada serefli tarihini cöpe attiran ve yaktiran baska bir millet yoktur. 1000 sene dünyayi idare ettigi yaziyi degistiren ve 90 sene , okuyan kimse kalmadigi halde yasaklara devam eden bir millette yoktur bizden baska!
Uzun senelerdir ve halen simdi, istanbulda Sahaflar ve diger eski kitaplar satan kitapcilar; ellerine köse bucakta her nasilsa saklanabilmis, dedelerden, ninelerden kalma, Osmanlica Kuran Harfleriyle yazilmis kitaplari satin alip Amerika, Avrupa ve israil’e postaliyorlar. Pazarlik yapmak yok. Kitapcilar caninin istedigi kadar ücret talep ediyormus! Ve para posta ile hemen geliyormus.
Bizim okumayi bile bilmedigimiz halde ögrenilmesi, ögretilmesi ve gazete cikarilmasi yasak olan Osmanlicamiza ve kitaplarimiza, yabanci uzmanlar cok iyi paralar veriyorlar! Biz ise tarihimize düsman edilmisiz!
Clinton Amerika baskani iken Türkiyeye geldiginde, kizimla aksamlari devamli Osmanli Tarihini okuyoruz, diye gazetelere beyanat vermisti!

Bizler o güzel kitaplarimiza öküzün trene baktigi gibi salak salak bakipta bir kelimesini bile okuyamiyoruz! Ben sahsen rakamlari zorlukla anlayabildigime o kadar seviniyorum ki!

Gecenlerde, Arkadasim Recep’e, Kopenhag da Danimarka Kraliyet Kütüphanesinde, 1730 yilindan itibaren pek cok Osmanlica kitap varmis, gidelim, ecdadimizin kitaplarina öküzün trene baktigi gibi bakalim, dedim, birkac defa.
Nihayet sonunda birgün gittik. Arabca ve Osmanlica bilen Danimarkali görevli maalesef bize göstermedi. Bizi atlatti. Dönüste raflardan birinde Diyanet islam Ansiklopedisini gördük. Hem yeni cikan 30 ciltlik güzel Ansiklopediyi hemde Hollandanin sömürgeleri icin hazirladigi ve Türkceye tercüme edilen 10 cilt civarindaki eski Ansiklopediyi gördük.
Tuvaletlerin oradaki dolaptan pardesülerimizi ve cantalarimizi almaya gittigimizde, kütüphanede ders calisan bir Türk üniversite talebesiyle tanistik. Türkce konustugumuzu görünce yanimiza geldi. Sohbet sonunda bize Budist oldugunu söyledi. Hersene Hindistana gidip Budistlerin tuvaletlerini yani helalarini temizliyormus. Bu nefsini terbiye etmesi icin kendisine verilen bir vazifeymis. Bu kardesimizi kurtarmaya calistik. Danimarkali Müslümanlarla tanismasini rica ettik. Benim dindar arkadasimda ve bu Budist gencte Sivasli hemsehri idiler.

Maalesef islamiyet bütün dünyada seytanca yasak oldugu icin bu kardesimizi kaybetmistik.
1984 den beri  Avrupada Diyanet Camilerinde zavalli halkimiz feci kandiriliyor. Büyük camiler aciliyor. Sadece namaz kilmak serbest. Bir de sayet Kurani Kerimi manasini anlamadan, sadece yüzünden okumak istiyen cocuklar olursa, Haftada bir veya iki saat müsaade vardir. imam efendilerin baska bir yetkisi yoktur.
Sayet 60 cocuk gelirse, cocuk basina bir veya iki dakika düsmaktedir. Sinif sistemiyle ders verilmedigi icin bazi cocuklar sadece Kurani Kerimi manasini anlamadan okumayi ögrenmektedir. imam efendi Müslüman Türkiyeli cocuklara islamiyeti ögretemez. Ama bu cocuklarin hemen hepsi, mecburi olmadigi halde 9-10 sene Danimarkali okullarindaki haftada iki saat din dersine girerler! Halkimiz Türkiyede okadar cahil birakilmis ki bu durumlari izah etmiye calisirsaniz size düsman olurlar. Böylece cocuklari geri zekali, basarisiz, cahil, ahlaksiz, manyak ve uyusturucu bagimlisi olur! Müslüman cocuklari Avrupada patlamaya hazir bir bomba haline getirilmistir.
Bu bes milyon insanimiz Türkiyeye birden gönderildiginde Türkiyemiz karisabilir. Türkiyemiz de, Ayni anda kardes kavgasini baslatabilirler.
Osmanli Torunlarindan alacaklari intikam, Afganistan, Irak, Bosna ve Cecenistandan daha feci olacaktir!

Biz ise halen Televizyonlarimizda, Radyolarimizda, gazetelerimizde Cennetmekan, vatan kahramani Büyük Osmanli Ecdadimiza küfr ediyoruz. Yüz binlerce, milyonlarca yalan uyduruyoruz güzel ecdadimiz aleyhinde!

Muzaffer Alev  Kopenhag  Danimarka
http://www.islamvesulh.wordpress.com
www.islamidavet.wordpress.com

Yavuz Bahadiroglu ile Röportaj :http://www.youtube.com/watch?v=s7Vx_nEF60c

Prof. Esat Coşanın istanbulun fethini anlattığı mükemmel bölüm:http://www.youtube.com/watch?v=yDTi92dyktg

Fatih ve Fetih, 29.05.90 1. Bölüm – Prof. Dr. M. Esad Coşan:http://www.youtube.com/watch?v=jWBmHrxhO6g&feature=related

Fatih ve Fetih, 29.05.90 2. Bölüm – Prof. Dr. M. Esad Coşan:http://www.youtube.com/watch?v=tl28BDzhK1A&feature=related

29 MAYIS İSTANBUL’UN FETHİ 2009 ÖZEL YAYIN AKIŞI SES DOSYALARI: http://www.akradyo.net/fetih2009.asp

Bugünkü Roma’nın (İtalya) Fethi – Resulullah’ın Müjdesi: http://www.youtube.com/watch?v=10sXzT0Rb-Y&NR=1

Fatih Fetih Esad Coşan: http://www.google.dk/#hl=da&source=hp&q=fatih+fetih+esad+co%C5%9Fan&btnG=Google-s%C3%B8gning&aq=f&aqi=&aql=&oq=&gs_rfai=&fp=cab2eb3a25066167

Fâtih’in Kişiliği ve Fetih Ruhu-M.Esat Coşan (Rh.A):http://www.vaazsitesi.com/haber_detay.asp?haberID=410

 

ABDÜRREŞİD İBRAHİM ( 1857-1944m. ): (Hayran oldugum Osmanli alimlerinden biri-Muzaffer Alev)http://www.davetci.com/d_biyografi/biyografi_abdurresidibrahim.htm

KURAN TÜRKÇE OKUNDU GAZETE COŞTU!…

Türkiye yeni bir döneme başlamış, savaşlar halkı fakir düşürmüş, sözde mebuslar ve efradı, devletin sefasını sürerken benim Seyyid Onbaşı’larım üzerine elbise alamaz hale gelmiş.Devlet sefilliğin içindeyken birileri, herşey bitmiş sıra ona gelmişcesine din ve din ile alakalı her şey ile uğraşmaya başlamış.Sakalım, şalvarım, cübbem, çarşafım derken sıra Kuran’ıma gelmiş…
Avrupa ve Amerika kalkınırken, savaşın etkisi ile taş üstünde taş kalmayan Almanya imar olunurken benim ülkemde ne ile uğraşılmış…
Dinimize kastedenler her zamanki gibi o zamanda kitle iletişim araçlarını kullanmışlar.Yapılan ”heyecanlı” haberler ile halkı devrimlere hazır hale getirmek istemişler.Öyle haberler yapmışlarki sanki halk 600 yıldır böyle bir devrim bekliyormuş da, yapılan devrimler halkı öylece mutlu etmiş ve sanki millet coşmuş….
 
YEREBATAN CAMİİNDE TÜRKÇE KURAN OKUNACAK
”Dünde yazdığımız üzere bugün, Ayasofyada’ki Yerebatan Camii tarihi bir gün yaşayacaktır.Riyaset-i cumhur mızıkası alaturka kısmı şefi Hafız Yaşar Bey cuma namazından sonra Yerebatan Cami’nde evvela bir mevlit okuyacak, sonra Yasin suresinin Arapçasını ve Türkçe tercümesini kıraat edecektir.Bu tercüme çok güzel bir tarzda yapılmıştır.
Türkçe Kuran okunacağı haberi, halk arasında büyük bir alaka uyandırmıştır.Bugün Yerebatan Camii’nin çok kalabalık olacağı ve halkın kendi öz dili ile okunacak Kuran-ı dinlemeye şitap edeceği (koşacağı) muhakkaktır.”(Cumhuriyet 1932)
Görüldüğü üzere sanki halk devrimi öyle bir kabul etmiş ve benimsemiş ki, camilerda izdiham yaşanmış.Yani yapılan devrimle halk dinine daha çok bağlanmış, devrimler dini yıpratmak için değil, bilakis müslümanların dinini daha güzel
şekilde yaşamaları için yapılmış gibi bir ortam oluşturulmaya çalışılmış…
TÜRKÇE KURAN, DÜN İLK DEFA OKUNDU
Halk, Yasin suresini büyük bir vecdü heyecan ile dinledi.
Türkiye yeni bir döneme başlamış, savaşlar halkı fakir düşürmüş, sözde mebuslar ve efradı, devletin sefasını sürerken benim Seyyid Onbaşı’larım üzerine elbise alamaz hale gelmiş.Devlet sefilliğin içindeyken birileri, herşey bitmiş sıra ona gelmişcesine din ve din ile alakalı her şey ile uğraşmaya başlamış.Sakalım, şalvarım, cübbem, çarşafım derken sıra Kuran’ıma gelmiş…
Avrupa ve Amerika kalkınırken, savaşın etkisi ile taş üstünde taş kalmayan Almanya imar olunurken benim ülkemde ne ile uğraşılmış…
Dinimize kastedenler her zamanki gibi o zamanda kitle iletişim araçlarını kullanmışlar.Yapılan ”heyecanlı” haberler ile halkı devrimlere hazır hale getirmek istemişler.Öyle haberler yapmışlarki sanki halk 600 yıldır böyle bir devrim bekliyormuş da, yapılan devrimler halkı öylece mutlu etmiş ve sanki millet coşmuş….
”Kuran-ı Kerim’in Türkçe tercümesi dün ilk defa olarak Hafız Yaşar Bey tarafından çok beliğ (açık) ve müessir (tesirli) bir surette, Ayasofya Yerebatan Camii’nde okunmuştur.
Matbuatın (basının) bir kaç günden beri verdikleri haberler üzerine Yerebatan Camii halkın tehacümüne (hucumuna) maruz kalmıştır.Daha sabahleyin saat onda cami dolmuştu.Küçücük camiinin içinde kadın ve erkek büyük bir kalabalık vardı.Avluda ve sokakta bir çok kimseler pencerelere tırmanmış içeriden gelecek sesleri işitmeye çalışıyorlardı.”(Cumhuriyet 1932)
Gördünüz mü! Halk nasıl heyecanlanmış…Camiler yetmemiş, camlara tırmanılmış….
DİNİ BİR İNKILAP:Türkçe Kuran
”Kuran’ın türkçeye muteaddit (birçok defa) ve çok dikkatli tercümeleri yapılmış olduğu malumdur (bilinmektdir).Din kitabı Türkler arasında dahi kendi öz dillerinde yazılmış ve basılmış bulunuyor.
….Bu vaziyeti pek tabi olarak Kuran’ın Türkçe okunması ve hatta ibadetlerimizde din kitabımızın kendi dilimizdeki ifadesinin kullanılması takip edecektir.
Din kitabımızın Türkçeye tercüme edilmemiş olması ve ibadetlerin öz dilimizle yapılmaması cehalet ve taassup devirlerinin manasız ve hatta muzır bir delaletiydi.Gazi inkılapları, millete bu yolda dahi nurlu bir ufuk açmıştır.”(Cumhuriyet 1932)
Altı çizili olan bölüm dikkatinizi çekmiştir.Kuran’ın tamamen Türkçeye çevirilmediği zaman için cehalet devri, dolayısıyla o devrin insanlarınada cahil denmiş oluyor.
Hem dini inkılaptan bahsediliyor hemde Osmanlı’ya sövülüyor.Bu inkılapları yapanlar, milleti Kuran’ın hakikatinden ayırmayı dilemişlerdir.
Bu devrim ve inkılaplar hiç şüphesizki halkta travma etkisi yapmıştır.Ancak bunun en aza indirilmesi için basın kullanılmıştır.O zamanın tek sesliliği sayesinde, istenilen amaca ulaşılmıştır.
Garip halkımız, gazeteler ne yazmışsa inanmış, kendini, dayatılan inkılaplara motive etmeye çalışmıştır.
Milletin tepesine oturanlar, giymeye don bulamayan halkın ihtiyaçlarını unutmuş (görmezden gelmiş), vatanın imarını, fen ve teknikte ilerlemeyi bir kenara atmış, din ile uğraşmışlar.
Gönderen ismailaga websitesi zaman: 01:33 0 yorum

MÜRİDİN TAKINMASI GEREKEN EDEPLER

Bismillahirrahmanirrahim
Ruhaniyet için perde, uzaklık, yakınlık, madde ve müddet yoktur.Bundan dolayı mürşidin ruhaniyetinin hazır olması müridin kalbinin hazır olmasıyla beraberdir.Çünkü ruhaniyet, lemh-i basardan (mahiyeti anlaşılmayan bir anlık bakıştan) daha süratlidir.Bilakis, müritten uyanıklık ve uyku halinde mürşidin ruhaniyeti asla kesilmez (yani daima müritle beraberdir).
Mürşid, maksud (istenilen Allah’a kavuşmay)a vesile olduğu için, mürid mürşidini unutmamaya gayret etmelidir.
Öncelikle genel anlamda uyulması gereken üç edep vardır:

Birincisi:Abdestli olmak

İkincisi:Bütün günahlardan,kusurlardan ve gafletten(nefsin
arzusuna uymaktan) on yahut onbeş kere istiğfar etmek.

Üçüncüsü:Fatiha ve ihlas-ı şerif okuyup,mürşidin ruhaniyetine hediye etmektir.Sayılan bu üç şey (mürşidin huzuruna) yürümeye başlamadan öncedir.
(Bu vazifeleri,mürşidini ziyaret etmek üzere henüz yola çıkmadan önce yapmalı,) yürüme esnasında ise,feyiz almak için kalbini mürşidin kalbine tamamen (birliktelik sağlayak) bağlamalıdır.Lakin kibirlenmekten, kendisini beğenip üstün görmekten uzak tutup, bu rabtı (ilgiyi) ihlas ve muhabbet şekli üzere son dece yalvarma ve inkisar (kırgı ve üzgün olma hali) ile olmalıdır.
Rabıtaya devam, kalpte zikri meydana getirir, zikir ise huzur temin eder.Onun için sadık müritlerin en mühim vazifesi huzur halini buluncaya kadar sıdk-ı sadakatle rabıtaya devam etmektir.

MÜRŞİD HUZURUNDA EDEB
Mürşidin huzuru camii ve mahalle gibi geniş bir kapsama alanı dahilindedir.
Feyzin gelişi, müridin huzurunda bulunma edebine dikkat etmeye bağlanmışdır.Mürşidin huzurunda bulunma edebi, ya zahir (bedeni olarak yapılan edeb) hasebiyledir (sebebiyledir), ya batın (iç alemiyle yapılan edep) hasebiyledir.
Gönderen ismailagawebsitesi zaman: 01:30 0 yorum

İSLAMIN BİTİŞİNİ KUTLADILAR

Güzellik anlayışının gençlikle eşdeğer tutulduğu bugünkü anlayış dünyaya bizanstan kalmıştır.Çünkü bizans hükümdarları oğullarını evlendirecekleri zaman ülkenin en güzel kızını bulmak, güzelliğin kemal derecesini yakalamak için bir yarışma düzenletir, bunun için ülkenin her yanına tellallar çıkartılıp, kararlaştırılan günde yüzlerce genç kızın saray önünde toplanması sağlanır, sonrada kurulan jüri huzurunda kral, oğlunun müstakbel eşini seçerken halkta bu yarışmayı seyrederek eğlenirmiş.
Böyle evlenen beş hükümdar olduğunu, bunlardan 788 yılında evlenen VI. Constantinius’un jürisinde babasının yerinde annesinin yer aldığını tarihler yazar.
Güzellik yarışması ülkemize, islamın yok edilmeye, müslümanların cahilleştirilmeye çalışıldığı bir zamanda sıçramış.Alimlerin bölük bölük katledildiği, islamı hatırlatacak her cismin kaldırıldığı bir dönem…
TARİHİNDEN UTANANLARIN ORGANİZESİ
1932 yılında Belçika’nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılımıyla dünya güzellik yarışması düzenlendi.Bu yarışmayı Türkiye’de, Cumhuriyet gazetesi organize ediyordu.
Keriman Halis adında aslında çok çirkin bir kız da Türkiye’yi temsilen katıldı.Rezalet, namussuzluk vs… Bedenini sergilemek ve ”beni beğenin demek”…
Jüri tüm üyeleri izleyip puan değerlendirmesi için başka bir salona geçince, başkan kürsüye gelerek şu konuşmayı yaptı:
”Sayın jüri üyeleri, bu gün Avrupa’nın, Hrıstiyanlığının zaferini kutluyoruz.1400 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren islamiyet artık bitmiştir.
Onu Avrupa bitirmiştir.Bir zamanlar sokağı bile peçesi arkasından seyredebilen müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman Halis mayo ile aramızdadır.Bu kızı zaferimizin tacı ilan edeceğiz.Onu kraliçe seçeceğiz.Ondan daha güzeli varmış yokmuş, bu önemli değil, bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz.Bu sene islamı yenmenin zeferini kutluyoruz.Avrupa’nın zaferini kutluyoruz.
Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdahelede bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve ……… ile önümüzdedir.Kendini bizlere beğendirmeye çalışmaktadır.Biz de bize uyan bu kızı beğendik.Müslümanların geleceğinin böyle olması dileğiyle.Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz, fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.”
Ne kadar kara ve acı verici bir tablo. O günden sonra kabak güzeli, karpuz güzeli, şu güzeli, bu güzeli diye çoğalmış yarışmalar.
Bu kızın gerçek bir Türk olduğu şaibelidir.Çünkü o zamanlar, bu gibi işlere ilk olmaları ve örnek teşkil etmeleri hasebiyle ermeniler koyulurmuş.
Mesela ilk Türk filimlerini oynayanların soyunu araştırdığınızda ya ermeni yada selanik dönmelerinden olduğunu, Fransa’dan ithal edildiğini görürsünüz.
Televizyonun ilk yıllarında gösterime sunulan gayri ahlaki sahnelerin, genelevlerinden getirtilen fahişelere ve yine Türk olarak bilinen ermenilere yaptırıldığıda bilinen bir gerçektir.
Avrupa islamın yok oluşunu kutladı.O günlerde haklıydılar tabii.Alimler yok ediliyor, islami olan her şey bir kenara itiliyordu.Yani islama hizmet eden bir millet, islamdan uzaklaşmış ve küfrün ortasında kalakalmıştı.
Batılılaşma yolunda hızlı ve büyük adımlar atılıyordu.Öyleki, Türk çocuklarını fransız dadılar yetiştiriyor, onlara batının hayat şeklini daha doğrusu ahlaksızlığını enjekte ediyordu.
Allah’ın yardımı bu millet üzerinden hiç eksilmedi ve eksilmeyecek…Allah, bazı kullarını ki; başta tasavvuf ehlini vesile kıldı.Bir uyanış, bir diriliş…
Şimdi bazı kesimler, bu uyanışın, sosyete sıçramasından korkuyorlar.Bunu anlamak hiç te zor değil.Bir voleybol oyuncusunun tesettüre büründüğünü duyan medyanın telaşını görmüş olmalısınız.
Onlar korksun biz sevinelim.Elhamdülillah, Bir kişi bile cehennem yolundan kurtulsa, ne güzel…
Gönderen ismailagawebsitesi zaman: 01:29 0 yorum

İSTİKLAL MAHKEMELERİ BAHANE…

1920 şu demektir; Türkiye’de hilafette vardır, saltanatta vardır.1920 tarihinde Konya’nın Kapu Camiisin’de Bozkırın merkez camiisinde bir gurup insan yürüyüş yapmıştır.Demiştir ki;”Ey Ankara hükümeti! Biz gelecekte makamı hilafete karşı bir süikast sezintisi içerisindeyiz.Hatta saltanatın kaldırılıp, hilafetin yok edilip başka şeylerin gelişeceği endişesi içerisindeyiz.Onun için ahkamı şeriyye ye ve makamı hilafete hakkıyla bağlanmanızı istiyoruz” diyerek 20 yılında yürüyüş yapmışlardır.O zaman normal bir hadise…
Kazım Karabekir Paşa Hazretlerine 1921 yılında Kadı Rağıp efendi geliyor.Diyor ki ”bak evlat, seni ben yetiştirdim.Gel bakalım.Ben korkular seziyorum.Çabuk yaz bakalım, bir telgrafla meclise yaz.Meclisin 1 numaralı adamına yaz.1-Saltanat kaldırılacak mı?, 2-Cumhuriyet kurulacak mı?, 3-Hilafeti yok edecekmisin?
El cevap:Kazım Karabekir Hazretlerine..Uzun bir girişten sonra ”hiç merak etmeyin, Kadı Rağıp efendinin sorduğu bu üç suale de çok açık cevap veriyorum.1-Saltanat kaldırılmayacak, 2-Cumhuriyet’in kurulması hiç mümkün değildir, 3-Hele hele islamın en ali makamı olan hilafetin kaldırılması mümkün değildir.Bunların hepsi bir fikri mahsusa-i vehimden ibarettir.Hüsnü kuruntudan ibarettir.Sakın ha siz endişeye kapılmayın”
Konya’lı bunun en ufağını söylemiş.Öylemi…Bak Konya’lının başına gelene!
TBMM Arşivi Konya İstiklal Mahkemeleri T2 dosya no:274 Karar defteri 4,2 Taksim B Karar No:276
Onlarca ulema , binlerce müslüman, on binlerce Konya’nın Hadim’den Ermene’ğine, en önemlisi Bozkır’ından insanlar İsmet Paşa’nın bir şifre telgrafıyla demiştir ki;
”Bütün bir Konya bölgesi irticaya müsait bir bölge olduğundan, gericiliğe müsait bir zemin oluşturduğundan Konya halkının bütünüyle tutuklanmasına…” Dünyanın yüzkarası tlgrafıdır bu.
Bir Kominist Allah’sızın kitabından okuyorum diyor ki:”Yazık oldu Konyalılara, (20 yıllarındaki nüfusunu düşünün) bir tek Bozkır’da 780 kişi idam edildi” diyor.
TBMM Arşivi Konya İstiklal Mahkemeleri T14 No5 Zarf48
Bozkırın nufusu o tarihte köyleriyle birlikte bütün erkeklerinin idam edildiğini gösterir.Konya merkezinde 2300 kişi anında tutuklanmış, 805 kişi 3 gün içerisinde sırayla idam edilmiştir.1495 kişide tutuklamarla kürek, kala, bende ve ömür boyu gibi çeşitli cezalar ile cezalandırılmıştır.
Suçu ne? Yav daha makamı hilafet var.Bu adam hilafet istedi diye niye hapse atıyorsun?
Herşey bahaneydi…
”Çay kahve bahane, gönül sohbet ister” diyor ya şair..İstiklal mahkemeleri bahaneydi, gönül müslüman idam edilmesini istiyordu.
Yer yine KONYA, 15 Kasım 1920
Bir adet istiklal mahkemesi görevini tutukluların çokluğundan yapamadığı için o bölgenin komutanı İsmet Paşa’ya haber gönderir, İstiklal mehkemesi yetmiyor diye.4 tane istiklal mehkemesi daha gönderir.
Harp divanı denilen yerler vardı.Yargılamasız idam eden mahkemeler…Adam hukukçu değil, ”gel bakalım sakallısın, sarıklısın, şalvarlısın” gereği düşünüldü idam…
O istiklal mahkemeleri de yetmedi.10 tane de HARP DİVANI gönderildi.Gönül müslüman öldürmek istiyordu…
İstiklal Mahkemeleri 1928 yılında bitmiştir.8 yıl aralıksız hizmet veren İstiklal mahkemesinin Başkanı Kel Ali, yaptığı basın toplantısında diyor ki; biz 8 yılda sadece ve sadece 2875 kişiyi idam ettik.” Bu resmi rakam.Şimdi 2875 kişiyi duyunca içleriniz ürperiyor.
Adamların resmi rakamı bu.Ben gerçek rakamı söyleyeceğim şimdi size.Onlardan sadece 1 cellatın hatırasını naklediyorum.Cellat KARA ALİ…
1928 yılında ”son tevrat” gazetesinde yayınladığı hatıralarında diyor ki ”bizim patronlar yalan söylüyor.O kadar cellatın içinde sadece benim CELLAT KARA ALİ olarak idam ettiklerimin sayısı” sıkı durun üstelik hepsi alimdi, hepsi sakallıydı, şalvarlı ve cübbeliydi.
”Sadece benim sallandırdığım kişi sayısı 5216 dır” diyor.
Bu kadar dedemiz, efendimiz, seyyidimiz, hocalarımız idam edilmiştir. H.H.C.
İşte bir ülke gerçeği….
Kurtuluş savaşın da, çanakkale savaşın da canını malını feda etmiş, evlatlarını feda etmiş olan dedem savaştan döndüğü zaman başına neyin geleceğinden habersizdi.Vatan kurtulmuştu ama….Milleti cihad için coşturan, küffara karşı gayrete getiren ve ilk kurşunu kendi sıkan dedem, hocam, şimdi idam sehpasındaydı ve son nefesini veriyordu…
Her ne kadar ölüm emrini Kel Ali’ler veriyor olsa da aslında paşa ve büyük komutan olarak tanıtılan insanlar imzalamıştı idam fermanını.Hem de mahkemeler kurulmadan çoook önce…Ne acıklı bir tablo…
İdama giden dedem öleceğine üzülmemişti belki… Onları üzen ”biz de müslümanız” diyenler tarafından öldürülmeleriydi.
Benim dedem ”Müslümanı müslümana mı kırdıracağız” diyerek ayaklanma çıkarmayacak kadar medeni ve insani idi.
Devlet düşmanlarına bile idamı çağdışı gören bir zihniyet acaba vatan aşkı ile yanan, saf ve temiz bir neslin, hunharca ve katledilmesine ne derece tepki gösterebilir…
NE ZORLUKLARLA KURULDU…
Şimdi düşünüyoruz, acaba cumhuriyetin kurulmasından bahsedenler, ”ne zorluklar ile kuruldu” derken bunu mu kastediyorlar?Yani bir cellada düşen 5216 kişinin idam edilmesinin, sayının çok olması sebebiyle verdiği zorluğu ve sıkıntısını mı hatırlatıyorlar? Bilemiyoruz….
Gönderen ismailagawebsitesi zaman: 01:26 0 yorum

Devlete Meydan Okuyorlar!

Roma İmparatorluğu başkent olmasından sonra diğer hıristiyan merkezleri karşısında destek ile dini açıdan da konumu yükseltilmeye çalışılan İstanbul Fener Patrikhanesi ile ilgili siyasi çekişmeler günümüzde de yaşanmaya devam etmektedir.
Daha önce Roma, İskenderiye ve Antakya Patrikliklerine karşı siyasi destek gören Fener Rum Patrikhanesi, gnümüzde ise Moskova Patrikliğine karşı AB ve ABD tarafından siyasi destek görmektedir.
AB ve ABD, Ortodoks dünyasındaki Rus’ların etkisini zayıflatabilmek için, Fener Rum Pariğinin Ortodoks Hıristiyanlar üzerindeki nufuzunu arttırmaya çalışmaktadırlar.Bu yüzden de hem iktidar hem de kadro olarak Fener Patrikhanesi desteklenmektedir.
ÖKÜMENİZM NEDİR?
Grekçe ökümen (oıkoumene) kelimesinden gelmektedir.Bu kavram Grekçe’de ”ikamet edilen dünya”, ”bütün dünya” anlamlarını ifade etmektedir.İncillerde ise ”yeryüzü” ve ”bütün dünya” anlamlarında kullanılmıştır.İstanbul Patrikhanesi, batı kiliselerine karşı avantaj sağlamak maksadıyla verdiği ”Ökümenik (Evrensel)” Patrik ünvanını kullanmaya devam etmiştir.
ÖKÜMENİK SİLAHI İLE PATRİKLER SAVAŞI
Fener Rum Patrikhanesi Ökümenik ünvanını, Ortodoks dünyada iktidarını gösterebilmenin bir aracı olarak kullanmaktadır.Anacak garip olanı daha önce Roma’ya karşı güç göstermek için kullanılmaya başlanan bu ünvan, günümüzde buzdolabından çıkarılarak Moskova’ya karşı kullanılmaktadır.
Tarihte Fener Rum Patriği’nin bu ünvanı kullanmasını istemeyen Roma, artık Roma’ya karşı bir etkisinin olmayacağını düşündüğü için, Patriğin Ökümenik ünvanı kullanmasından rahatsız olmamakta hatta memnun olmakta Papa da ona bu ünvanı ile hitap etmektedir.
Çünkü Moskova ve tüm Rusya Patriği ile Roma Patriği Papa arasındaki mücadele devam etmektedir.Rusya’daki sonradan Katolikleştirilmiş Ortadokslar (Uniat kiliseler-Ortodoks litürjisini koruyarak Papa’nın otoritesini kabul edenler) yüzünden Katolik Kilisesi, Moskova Patrikhanesi ile mücadele içindedir.Papa’nın Moskova’yı ziyaretine müsaade edilmemektedir.Her ne kadar Üniatizm konusunda Fener Rum Patriği Moskova’nın yanında yer alıyorsa da bu durum Roma açısından bir önem arzetmemektedir.Çünkü, sadece Ortodoks dünyayı hedefleyen bir Ökümenik ünvanı taşıyan Patriğin böyle davranması zorunludur.Böyle davranmadığı takdirde, Ortadoks dünyasındaki itibarını koruması mümkün değildir.
Moskova Patrikliği, Fener Patriğinin, ”Ortodoksların başı, efendisi” gibi davranmasını istememkte, kabul etmemektedir.Onun bu yöndeki çalışmalarından rahatsızlık duymaktadır.Ortodoksların ezici bir çoğunluğunun kendisine bağlı olmasından dolayı da şimdilik fazla zorlanmamaktadır.
Fener Rum Patriğinin Ökümenikliğini, Ortodosklar üzerinde empoze etmek için uluslararası organizasyonlar ile yaptığı manevralar karşısında da tavrını koymaktadır.
TÜRKİYE’NİN BAŞINA DERT OLACAK
Fener Rum Patrikliği ile ilgili yapılacak her şey bu patrikliği sınırları içerisinde bulunduran Türkiye üzerinden gerçekleştirilecektir.Fener Patriğinin iktidarını güçlendirmek için onun Ökümenikliğini vurgulamak, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ilgilendirecektir.Çünkü Ökümenik olmak aynı zamanda egemen olmak demektir.
Ökümenik sıfatı ile farklı ülkelere seyehat edebilmesine, oralardaki kurumlar ile
işbirliğine girmesine, Patrikhane’nin yönetimine hangi ülkeden kimleri alacağına, burada kimleri istihdam edeceğine Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri karışamayacaktır.
RUHBAN OKULU, KADRO YETİŞTİRME OYUNU
Fener Patriğinin küresel ölçekte iktidar kullanabilmesi için aynı zamanda kadroyaa ihtiyacı vardır.Bu kadroları yetiştirme konusu da Türkiye’nin başını ağrıtacaktır.Heybeliada Ruhban okulunu açma konusunda Türkiye’ye uluslararası bir baskı yapılmaktadır.Ancak Ruhban Okulunun yeniden, hemen ve Patrikhane’nin istediği doğrultuda açılması talebi de Türkiye’nin Ortodoks Hıristiyan vatandaşlarının dini ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değildir.
Bu taleb, Fener Rum Patrikhane’sinin dünyanın her taraında yaşayan ortodokslar üzerinde oynamak istediği Ökümenik rolu gerçekleştirebilmek için kadro yetiştirme talebidir.
OKUL TALEBİNİ YANLIŞ DEĞERLENDİRME!
Fener Rum Patrikhanesi ABD ve AB’nin desteği ile, Rusya’nın Ortodokslar üzerindeki hakimiyetini azaltmak ve kendi hakimiyetini kurmak için faaliyetler yapmaktadır.Bu bakımdan Türkiye yetkilileri, patrikhane ile ilgili değerlendirmelerini buna göre yapmalıdır.Başka bir bakış açısıyla, yani dini ihtiyaçlar açısından veya başka açılardan yapacağı değerlendirmeler yanlış sonuç verecektir.
DEVLETİ KAALE ALMAZ HALE GELDİLER, TÜRKİYE’DEN İZİN ALMADAN ATAMA YAPTILAR
Her ne kadar Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Türkiye’nin Patrikhane üzerinde etkinliği bulunsa da günümüzde aynı etkinliğinin bulunduğunu iddia etmek gittikçe güçleşecektir.Ayrıca, Fener Rum Patrikhanesi’nin Türkiye makamlarını, yaptığı faaliyetlerde dikkate almadığı tartışmalı hale gelmiştir.
Çünkü Patrik, Sen Sinod’una yabancı uyruklu üyeleri atarken Türkiye Cumhuriyeti’nin hiç bir kurumuna danışmamıştır.Onun yabancı uyruklu kimseleri Patrikhane yönetiminde görevlendirmesinin yasal olup olmadığı kauoyunca merak edilmektedir.
GÜÇLÜ OSMANLI’DA USLU DURDULAR
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettiğinde Bizans’taki çekişmelerden dolayı Patriklik makamı boş bulunuyordu.Bu yüzden o patriklik makamının doldurulmasını istemiştir.Bunun üzerine kilise yetkilileri, Katolik Kilisesi ile birleşmeye sıcak bakmayan ”Georgios Skalorios”u ”Gennadios” ünvanıyla patrikliğe seçmiştir.
Fatih Sultan Mehmed ”Gennadios”u Rum milleti olarak kabul ettiği ortodoks hıristiyanlarının başı olarak yetkili kılmış, ona, ortodoksların dini işleri aile, miras, gibi konularda yetkili olduğunu belirten berat vermiştir.
YUNANİSTAN’IN KOPMASINDA BAŞ ROL PATRİKHANE’NİN
Osmanlı’nın son dönemlerinde zayıflamasıyla ortaya çıkan zaaftan dolayı hak vey eyetkileri belirlenmesine rağmen bazı siyasi olaylara karıştığı görülmüştür.Mesela; 22 Nisan 1821′de Fener Rum Patriği V. Grigorius , Yunan isyanında isyancılarla işbirliği yaptığı gerekçesiyle idam edilmiştir.
YUNANİSTAN LEHİNE BOZGUNCU FAALİYETLER

 Asr-i
Fener Rum Patrikhane’si, Osmanlı’nın son dönemlerinde olduğu gibi, Kurtulu Savaşı döneminde de Yunanistan lehine bir çok bozguncu faaliyetler içine girmiştir.Dönemin Fener Rum Patriği, ,zmir’in işgalinden altı gün öönce ”Osmanlı Rumlarının her türlü tebaalık sorumluluklarından muaf olduklarını” ilan etmiştir.
KURACAKLARI DEVLETİN HARİTASINI BASTILAR
Yunan işgali üzerine Patrik:”Yunan orduları’nın Hıristiyanlık adına mukaddes cihat yaptıkları” açıklamasını yapmıştır.Ayrıca ”Pontus Cumhuriyeti” adıyla kurulacak bir devletin sınırlarını belirleyen bir harita bastırarak Aadolu’daki metropolitlere göndermiştir.Ayrıca Fener Rum Patriği, Londra Konferansı (1 Şubat 1921 de) ”Rumluğun kurulması” için İtilaf Devletlerine telgrafla başvurmuştur.
TÜRKİYE SINIRLARINDAN ÇIKARILSIN
Lozan Konferansı sırasında, Türk heyeti tarafından; Fener Rum Patrikhanesi’nin karıştığı olaylar, Kurtuluş savaşı sırasındaki ihanetleri, Türkiye’nin aleyhine, Yunanlıların lehine yaptığı çalışmalar dikkate alınarak Türkiye’nin dışına çıkarılmasının zaruri olduğu düşünülmüştür.
”FESAT VE İHANET OCAĞI”
Patrikhane’nin ülke sınırlarının dışına çıkarılması konusunda, Atatürk’ün de yaptığı açıklamalar vardır.Atatürk, Rum Patirkhanesi’nin ”bir fesat ve ihanet ocağı” haline geldiğini, ”Hıristiyan hemşehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve felakete sebep olduğunu” söylemiştir.Ancak Türk heyeti bütün çabalarına ve kararlılığına rağmen Patrikhane’yi Türkiye sınırlarından dışarı çıkaramamıştır.
ABD PATRİK YOLLADI, İSTEĞİ YERİNE GELDİ
2. Dünya Savaşından sonra dünyanın yeniden düzenlenmesi sırasında (Birleşmiş Milletelerin, İsrail Devletinin, Dünya kiliseler birliğinin kurulması), ABD’nin teşebbüsü ile Fener Rum Patrikhanesi’ne de rol biçilmiştir.Bu rolü oynamak üzere ABD, kendi vatandaşı olan Truman, Athenagoras’ı özel uçağı ile Türkiye’ye yollamıştır.Patriğin Türk vatandaşlarından seçilmesi bir engen olarak önüne çıkmıştır.Hükümet, Athenagoras’ıın Yanya doğumlu olması ve onun doğduğu dönemde Yanya’nın Osmanlı sınırları içerisinde olmasını temel alarak Athenagoras’ı Türk vatandaşlığına geçirmiştir.Daha sonra Athenagoras Fener Rum Patriği olarak kabul edilmiştir.Böylece ABD’nin talebi yerine getirilmiştir.
DEVLETE MEYDAN OKUYORLAR
Athenagoras, patrik seçildikten hemen sonra Patrikhane’nin Ökümenik olduğunu empoze etmeye yönelik faaliyetlere başlamıştır.Türkiye’ye geldikten sonra kendisi için Ankara Palas’ta düzenlenen yemekte şunları söylemiştir:
”İstanbul dışında geniş bir arazi sahibi olmak ve Patrikhaneye exteritoryal (Türk kanunları dışında) haklar sağlamak gereklidir.Ayrıca Heybeliada’daki Ruhban okulunun Ortodoks üniversitesi haline getirilmesi ve İstanbul’un Ortodoks dünyasının merkezi yapılmasını istiyorum.”
PATRİK BARTHOLOMEOS DEVLETİ AŞMA ÇABASINDA
Bartholomeos da, Athenagoras gibi Türkiye Cumhuriyeti kurulurken tanınan yetkileri, dış destekler ile genişletme ve aşma çabasındadır.Bunu Bartholomeos’un faaliyetleri açıkça göstermektedir.Bartholomeos, ısrarla Ökümenik patrik sıfatını kabul ettirmeye ve bunun gereğini yerine getirmeye çalışmaktadır.
BİLDİRİDE İSTANBUL YAZILMASINI İSTEMEDİ
1994′te İstanbul’da yapılan ”Dünya Barışına Katkı”adlı toplantı, İstanbul’da yapılmasına rağmen Patrik Bartholomeos, toplantı sonuç bildirgesinde İstanbul yazılmasına razı olmadı.Kostantinople yazılmasınada cesaret edilememiştir.Orta bir yol bulunarak sonuç bildirgesi ”Boğaziçi Deklarasyonu” odıyla yayınlanmıştır.İngilizce metinde ise Bartholomeos için ”Ökümenik Patrik” sıfatı kullanılmıştır.
DEVLETE BAŞ KALDIRI
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ökümenikliğini tanıtma, kabul ettirme yönündeki çalışmalarının en önemli adımlarından birisinide Fener Rum Patrikhanesi’nin 12 kişilik Sen Sinod’una Türk vatandaşı olan 6 üyesinin yerine 2 yunanlı metropolit, ABD ve İngiltere başpiskoposları, Yeni Zelanda ve Finlandiya’dan birer başpiskopos üye almakla atmıştır.Böylece Ökümenik misyonu icraa edeceğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni nazar-ı itibara almayacağını göstermiştir.

Gönderen ismailagawebsitesi zaman: 01:21 0 yorum
Türkiye’nin nazik durumundan istifade ederek yaptığı faaliyetlerde Türkiye’nin kurumlarını nazar-ı itibara almayan bir patrikhanenin gelecekte, İstanbul’da sahip olacağı arazide Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini tanımayacağı da şimdiden okunabilen bir gerçektir.
İSTANBUL’DAN TAŞINMALI, YUNANİSTAN’A GİTSİN!
Türk Devletine her fırsatta ihanet eden, Devletin yasalarını ve kurumlarını tanımama cüretinde bulunan bu Patrikhane, İstanbul ve Türkiye’den taşınmalıdır.Madem ki Avrupa destek oluyor ve arka çıkıyor, o halde Yunanistan’a taşınsın, istediği kadar toprağa sahip olsun ve ökümenikliğini ilan etsin.
Fener Rum Patrikhane’si Türkiye’de olduğu müddetçe eline her geçen fırsatta fesatlık çıkarmaya devam edecek, halkımızı rahatsız edecektir.Tek çare Patrikhane’nin Türkiye’den taşınmasıdır.
 
İSTİFADE EDİLEN ESERLER
*Ekümenizm ve Patrikhane (Ahmek Hikmet Eroğlu)
*Fener Patrikhanesi ve Türkiye (Süreyya Şahin)
*Heybeliada Ruhban Okulu (Emre Özyılmaz)
ZAHİRİ; BEDENLE YAPILACAK EDEB
* Mürid, mürşidin yüzüne bakmayarak, (mürşidin karşısında) boynunu eğip şöyle durmalı ki: Sanki kendisi, sahibi olan efendisinden kaçmış ve daha sonra yakalanıp geri getirilmiş bir köle gibi tevazu ile durmalıdır.Boynu bükük ve kusurunu itiraf eden bir kişi gibi olmalı ve daima huşu, huzur, saygılı ve hürmetkar olmaya dikkat etmelidir.
* Mürşidi emretmediği müddetçe oturmamalıdır.
* Dini bir ihtyiaç yahut tasavvufta bir müşkülü (problemi) yahut da mürşide ait bir iş olmadıkça kendiliğinden yani konuşması emredilmeden konuşmaya başlamamalıdır.
* Mürşidin huzurunda bulunanlar ile konuşmamalıdır.Mürid olan kimse her ne kadar yaşlı bile olsa bundan kaçınmalıdır.
* Aşık olan kimse, aşık olduğu kimseden başkasına ihtiyaç duymadan nasıl duruyorsa, öyle durup, mecliste olanlarla asla ilgilenmemeli yani yüz çevirip bakmamalıdır.Çünkü müridin mürşide olan aşkı gerçekte Mevla Teala’ya olduğundan, mürşide tazim ve aşık olmak, gerçekte Mevla’ya dır.
* Ve yine suskun ve gözleri kapalı olarak durup şeyhinden fayiz almak için (kalpten) yalvarma ile beraber şeyhin kalbine yönelici olmalıdır.
* Mürşidini Rasulullah Efenidmiz’in vekili ve hüküm vermede, tasarrufta sultan saymalıdır.Ve mürşide karşı yaptığı muamelesini Rasulullah’a yahut sultana yapacağı muamele gibi bilmelidir.
”Alimler Peygamberlerin varisleridir” Hikmet ehline göre buradaki alimlerden kasıt zahir alimler olmayıp, ilmin gereğiyle amel eden Arif-i billah (fenafillah derecesine ulaşmış Allah’ın dostları) olan alimlerdir.
BATINI; RUHEN YAPILACAK EDEB
* Mürid, mürşidin karşısına çıktığında müridin kalbi gafil ve kalbinde çeşitli düşünceler veya mürşidi imtihan etmek veya itiraz etmek veyahut nefisnden meyilsizlik ve şeyhi hoş görmeme olmamalıdır.Çünk bu sayılanların hepsi mürşidin kalbinin müritten nefret etmesini ve mürşidin nazarından düşmesini ve kalbinden çıkmasını icap ettirir.Çünkü her bir müridin, mürşid kalbinde karargahı yani bir yeri vardır.
* ”Yedinci kat semadan yerin altına düşmek, kalp erbabının yani mürşitlerin kalbinden düşmekten hayırlıdır” denildi.Ehlullah’ın nazarından düşmek, Hakk’ın nazarından düşmek olduğundan bu hal helak olma sebebidir.
Bu hususta İbrahim Hakkı Bursevi Hazretleri şöyle buyururlar:
”Kalbe giren kişi, Kabe’ye giren kimseden daha üstündür.Bu sebeptendir ki, salih kullara ve Allah dostlarına: ‘Bizi gönülden çıkarmayınız’ derler ve manevi yardım o kimselere ulaşır.”
* Mürşidin feyzinin güneş ışığının her tarafı kapladığı gibi, ufku doldurup kapattığına ve müride gelmesinin ise, müridin talebine bağlı olduğuna kesin olarak inanmalıdır.Her ne kadar kendi eksikliğinden feyzin geldiğini anlamasada böyle inanmalıdır.Çünkü feyzin gelmesini idrak etmek anlamak şart değildir.
* Dünya ehlinin maslahat hasebiyle yani iş icabı ve dünya işlerinden bahsedenlerin mürşidin huzurunda blunmaları, feyzin gelmesine zarar vermez.
* Mürid, mürşidinin karşısında oturmayı uzatmamalıdır.
* Mürşidin batınından gafil olup, zahiri ile meşgul olmamalıdır.Çünkü mürşidin dışı; zahir ehli içindir.
* Ve ”mürşidim başka kimseye nazar ettiğinden ve onunla konuştuğundan benden gafildir.Ben bu halde ondan nasıl feyz alabilirim” şeklindeki bir düşünceyi aklına getirmemelidir.Çünkü bu düşünce, mürşide olan itikadın azlığından meydana gelir.
Mürşid o haldedir ki; Halk ile meşgul olması onu Hakk’tan gafil etmez, Hak ile meşgul olurkende halktan gaif yani habersiz değildir.
* Mürid şeyhin halini öyle ayrı tutmalıdır ki:”Eğer şeyhim olmasa, yeryüzünde beni Rabbime ulaştıracak başka bir şeyh yoktur.” diye düşünmelidir.
* Mürşidinden son derece korku hali üzere olup, yardımını ümit ve çok arzu etme halinden uzak olmamalıdır.
* Bir mürid, mutluluğunun şeyhinin kendisinden razı olmasına, şekavetinin ise mürşidinin kendisini kovmasında olduğuna kesin olarak inanmalıdır.
* Mürşidin karşısında ve olmadığı yerde nefsin istek ve arzularına uymak suretiyle şiddet ve helakinden kaçınmak ve uyanıklık yani çok dikkatli üzere olmak lazımdır.Çünkü Allah dostları kalp casuslarıdır.Kalbin sırlarına Allah’ın izin verdiği ölçü ve sınırda vakıfdırlar.
* Mürid, mürşidin kendisine tebessümle gülmesine ve güzel iltifatına aldanmamalıdır.
* Mürid, mürşidin kendisine iltifat etmesini beklememelidir.Çünkü müride iltifat etmesi onu yabancı saymasındandır.Ayrıca mürşidin azarlaması, müridi imtihan içindir.
* Mürid, mürşidiyle beraber yemek yemesin, elbisesini giymesin, ona ait olan kaseden su içmesin, bineğine binmesin, mürşidin mekanına oturmasın.Eğer bunlardan birini yapmasını mürşidi emrettiyse yapsın.
* Mürid, mürşidin her halini taklid etmesin.
* Mürid, mürşidin kovmasını ve azarlamasını çirkin görmeyip bilakis bir lutuf olarak görmelidir.
* Mürşidi vefat ettikten sonra hanımı ile evlenmemelidir.
* Eğer mürşidin hizmetinde bulunan bir kimse ise, mürşidden önce uyumamalıdır.Evin helasına giderken helaya yakın oturmamalıdır.
* Mürşidinden sır gizlememeli, ne sorsa, sorduğu şey işlemiş olduğu bir günahıda olsa söylemeli.
* Kalbine ait olan ve kurtulamadığı düşüncelerini vakit kaybetmeden şeyhine söylemeli, gizlememeli.
Kaynak Eser:Risale-i Halidiyye Tercümesi
Burda yazılanlar her derviş için geçerlidir.Yani tasavvuf yolları çoktur.Herkes bu edepleri kendi yolunda tatbik etmelidir.
Aynı zihniyet bugün de dinimiz ile uğraşıyor.Ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.Kimisi daha fazlasınıda yapıyor ve hakaretler savuruyor.Dinime, peygamberime ve Kuran’ıma…
Ama bakın o zihniyete devletin temellerini nasıl oymaya çalışmışlar.Ergenokon denilen operasyonla ne belgeler el geçiriliyor.Ne planlar yapmışlar.Hep aynı kafa, hep aynı zihniyet…Atatürk’ü menfaat aracı yapmışlar ve devleti sömürmüşler senelerce…
İşte basının etkisi…1 numaranın emri doğrultusunda yayın yapan bir basın.Halk isyan etmiş kim takar.
”Halk vecdü heyecan içerisinde dinledi.” Yaa, demek heyecan içerisinde dinledi.Hiç o halka sordunuz mu? İnkılabı yaparken halktan izin aldınız mı? Halk düşmüş zaten kendi derdine, elde yok avuçta yok.İşsizlere iş sahası açacağına dini ile uğraşmışlar
Laiklik vemişler.Acıkan, yokluk çeken, ihtiyacı olan var mı? Al sana laiklik…Daha ne istiyorsun?
İnşallah uyanıştayız, uyanıyoruz.  Her türlü olumsuzluğa, entrikalara, planlara rağmen uyanıyoruz.Aslımıza döneceğiz, dönüyoruz…

SAPKA UGRUNA YAPILAN ZULÜM: 

http://images.google.dk/imgres?imgurl=http://i1.ytimg.com/vi/xB7XlCeiKfc/default.jpg&imgrefurl=http://www.youtube.com/user/cabirozer66yozgat&usg=__JnW5-e2n011_5ZJoq3GsV9nOyUA=&h=90&w=120&sz=4&hl=da&start=10&um=1&tbnid=uJwGG_-3QugC2M:&tbnh=66&tbnw=88&prev=/images%3Fq%3D%2522fatma%2Btatli%2522%26hl%3Dda%26sa%3DG%26um%3D1

MÜSLÜMANLIK:   MEHMED AKiF ERSOY: http://images.google.dk/imgres?imgurl=http://i1.ytimg.com/vi/xB7XlCeiKfc/default.jpg&imgrefurl=http://www.youtube.com/user/cabirozer66yozgat&usg=__JnW5-e2n011_5ZJoq3GsV9nOyUA=&h=90&w=120&sz=4&hl=da&start=10&um=1&tbnid=uJwGG_-3QugC2M:&tbnh=66&tbnw=88&prev=/images%3Fq%3D%2522fatma%2Btatli%2522%26hl%3Dda%26sa%3DG%26um%3D1

SANLI TARiHiMiZ :   BÜYÜK OSMANLI:http://images.google.dk/imgres?imgurl=http://i1.ytimg.com/vi/xB7XlCeiKfc/default.jpg&imgrefurl=http://www.youtube.com/user/cabirozer66yozgat&usg=__JnW5-e2n011_5ZJoq3GsV9nOyUA=&h=90&w=120&sz=4&hl=da&start=10&um=1&tbnid=uJwGG_-3QugC2M:&tbnh=66&tbnw=88&prev=/images%3Fq%3D%2522fatma%2Btatli%2522%26hl%3Dda%26sa%3DG%26um%3D1

ASRI SAADET :  PART 1 :

Billedresultat for sule yüksel senler hapisteBilledresultat for sule yüksel senler hapiste

 
 bir şiir… 
 
Kelepçeli Fikirler
 
Not:   Sule Ablamiz bu siiri 9 aylik mahkumiyeti günlerinde yazmistir.
Muzaffer Alev  Kopenhag
Mahpus kalem şunu sorar:
“Dilsiz ağız neye yarar?”
Konuşmak yok, yazmak yasak,
Fikirlere kelepçe var!..

Hakkı hakça yazamazsın,
Düşmanına kızamazsın,
Müslüman’ca gezemezsin,
Hüküm budur, budur karar!

Düzen bozucu yazarı,
Kızıl, hain hilekarı
Bin maskeli sahtekarı
Acep hangi merci sorar?..

Maskeleri indir şöyle,
Sen yaz hele hakkı söyle
Savcı beyler işte böyle
Mikroskopla bir suç arar.

Taştan oyma zindanlara,
Kirli, kara tavanlara,
Kedi gibi sıçanlara
Sabretmezsen sana zarar!..

Sen mahkumsun, fikrin mahpus
Emir serttir: “Konuşma, sus!..”
“Söz ve yazı bize mahsus,
“Kanunlar tek bize yarar!”

Sabredersen Şule eğer,
Bir gün davan arşa değer.
Anladım ki en son meğer
Yaraları zaman sarar,
Önünde bak ne günler var!..

Şule Yüksel Şenler     Billedresultat for sule yüksel senler       Billedresultat for sule yüksel senler hapiste  Billedresultat for sule yüksel senler

 

 

TÜRKiYE DE ALLAH DEMEK YASAKTI. KADİR MISIROĞLU ANLATIYOR : http://www.youtube.com/watch?v=7D0qEUspT0w&feature=related

Satilan (Binlerce) Camiler ve mescitler! :  http://www.google.dk/#hl=da&rlz=1R2HPND_enDK344&q=Satilan+(Binlerce)+Camiler+ve+mescitler&start=10&sa=N&fp=711d8c3c2690140

 http://www.google.dk/#hl=da&rlz=1R2HPND_enDK344&q=satilan+camiler%2C+mescitler&meta=&aq=&oq=satilan+camiler%2C+mescitler&fp=266d258f9f298df3

 Prof. Dr. Ahmed Akgündüz – Bilinmeyen Osmanli-9 :  http://www.youtube.com/watch?v=3GAc2uMcCAQ&feature=related

 Prof. Dr. Ahmed Akgündüz — Osmanli Arsivleri-8 :   http://www.youtube.com/watch?v=9kcBSvUIHMk&feature=related

ABDULHAMİD HAN´IN OĞLU : http://www.youtube.com/watch?v=E_9memUDknQ&feature=related

   KEMALiST REJiM YIKILACAK: http://www.youtube.com/watch?v=SiOSEnDlXyc&feature=related
  Fi Sebilillah, Allah Rizasi icin: Yüce  islamiyetin Bayraktarligini yapan Büyük Osmanli Torunlari uyanacaklar insallah.  Dünya islamiyeti ariyorken,  Osmanlilari bekliyorken, Seytanî  Hacli ve Siyonist Yahudilerin palyacosu, kuklasi olmak Osmanli Nesline yakismiyor.  Bediuzzaman Said Nursi’nin tabiriyle; Jandarma ya kadin elbisesi uymuyor. Aslimiza yani Yüce Dinimize dönmemiz gerekiyor. Osmanli Cennet Mekan ecdadimiz bize en iyi misaldir, örnektir.
 
Muzaffer Alev Kopenhag

Muzaffer Alev Kopenhag

Kopenhag’da Osmanli

kitaplarina Öküz

gibi bakmak!

 

2008 yilinda  internette, Bibliotek’le (Kütüphane ile) ilgili Danimarkaca bir yazi beni cok  sevindirdi.

 Danimarkanin Kopenhag Sehrindeki Kongelig Bibliotek te (Kraliyet Kütüphanesin de) 1730 yillarindan beri muhafaza edilen bir hayli cok Osmanlica kitap varmis.

40 yasinda, sohbet edebildigim tek arkadasim olan, bir kardesimize durumu anlattim.

Birkac defa, gidip Cennetmekan Ecdadimizin güzel kitaplarina Öküzün trene baktigi gibi bakalim diye ricada bulundum.

Sonunda birgün tren ve otobüse binerek muazzam Kraliyet Kütüphanesine gittik.

İnformasyona (danismaya) sorduk. Bizi Hebrew (ibranice) bölümünde, Arabca ve Osmanlica bilen bir Danimarkali görevliye gönderdiler. Adam bizi atlatti yani kandirdi. Nasil mi?

–   Bir kitab ismi söyleyin, ertesi gün tekrar gelin, o kitabi size tetkik ettirelim, dedi.

Biz zavalli Osmanli torunlari elifi görsek mertek yani kazik zannediyoruz. Danimarkaca ve ingilizce biliyoruz ama ecdadimizin kitaplarina öküz gibi bakiyoruz. Tabii bulursak öküz gibi bakacagiz ama bulamiyoruz.

 Bizi Büyük Osmanli Ecdadimizdan

kurtarmislar!

Bize, nurlu ecdadimizin güzel kitablarini okuyabilmek icin,  1950 yilinda Kur’an okuma, Ezan ve Kamet Okuma yasagi kalktiktan sonra ögretilen, Kur’an Kerimi okuyabilmemiz de, Güzel Osmanlicamizi okumaya ve anlamaya yardim etmiyor.

Bizi Büyük Osmanli Ecdadimizdan kurtarmislar! Yüzlerce ve binlerce yüksek islami ve insani degerlerimizden kurtarmislar. Yüce dinimiz güzel islami yasak etmisler. Camileri bile kapatmislar, yikmislar, Yunanlilara, Ermenilere, Yahudilere satmislar, onlarda saraphane ve depo yapmislar.

İsim ve liste istiyenler “Bedir Yayinevi” nin adresini internetten bulup bu mevzuuda ki kitabi satin alabilirler.

 

İnternette:  – Satılan ve ahir  yapilan cami ve mescitler – diye ararsaniz bilgi edinebilirsiniz.

http://www.google.dk/search?hl=da&q=satilan+binlerce+cami+ve+mescitler&btnG=S%C3%B8g&meta=&aq=f&oq=

http://www.google.dk/search?hl=da&source=hp&q=satilan+cami+ve+mescitler&btnG=Google-s%C3%B8gning&meta=&aq=f&oq=

 

 Padisahlarimiz ülkemizi ingilizlere

sattilar yalaniyla yetistirildik.

Türkiye de Okullarda ögrendigimize göre, Sözde, Osmanlilar ülkemizi ingilizlere satmak istemisler de, bizde padisahlari ve ailelerini ülkemizden kovarak ülkemizi kurtarmisiz!

1924 yillarinda Yeni Mecliste (2. mecliste) bir cumhuriyet millet vekili:                

–  700 senedir bizi Müslümanlikla geri birakan bütün padisahlarin mezarlarini acalim ve iskeletlerini Türkiye disina atalim, kurtulalim, teklifini vermis!  Daha dogrusu oturdugu yerden bagirmis.

Allahtan basaramamislar. Dünya da böyle bizim gibi dinine ve ecdadina düsman bir millet görülmüs müdür?  

1. meclis ile ikinci meclisin farkini arastiriniz lütfen.

Diyanet islam Ansiklopedisi 70 cilt

olacakti!

Diyanet islam Ansiklopedisi 70 cilt olacakti. 1992 yilinda Rusyayla yapacagimiz savasimiz, baslamadan bitiverince, 40 cilt civarinda olmasina müsaade edildi. Cocugu olan her Türkiyeli Müslümanin bu ansiklopediyi evinde bulundurmasi lazimdir. Avrupada ve Türkiyede Cami imamlarina sorunuz. Size yardimci olurlar.

Danimarka Kraliyet Kütüphanesinde, Danimarkali uzmanin odasindan cikip okuma odasina giderken yoldaki raflarda “32 ciltlik Diyanet islam Ansiklopedisi takimi” ile ayni büyüklükte 1950 öncesi nesredilen “islam Ansiklopedisi Takimini” gördük.

Bu chp-islam ansiklopedisi hakkinda biraz bilgi vermek istiyorum. O tarihlerde (1930 lu yillarda) Hollanda Devleti Afrikadaki Kolonileri yani Sömürgeleri icin Diyanet Ansiklopedisi gibi büyük bir ansiklopedi hazirlamis. Bizim “tek partili Cumhuriyet!” idarecileri bu Ansiklopediyi tercüme edip nesretmisler Türkiyede.

Dünyada sadece hür ülkelerin ansiklopedisi olabilirmis. Bütün Müslüman ülkeler esir oldugu icin Ansiklopedi ve kendi tarihlerini yazamazlarmis! 1950 öncesi dünya hakimi ingiliz devleti yazarmis Bütün Müslüman Ülkelerinin tarihini. Komünizme karsi savastirmak icin, ingilizler bütün dünya Müslümanlarina, gecici olarak, islam ülkeleri hediye etmis, idarelerine kendi baskan ve generallerini yani ingiliz casuslarini ve dostlarini getirmis. Akla söyle bir soru geliyor, peki öyleyse 90 senedir dünya böyle karisikken, biz “Diyanet islam Ansiklopedisi”ni nasil yazdik ve nesredebiliyoruz?  Bize nicin izin verdiler?

1932-1950 arasi ezan ve kamet 18

yil yasakti!

Amerika, Avrupa ve israil; 1950 yilinda, ilerde bizi Rusya ile savastirip, rusyayi yikip, Türki Cumhuriyetleri gizli ve modern esir Yapabilmek icin, ülkemize cok partili sistemi getirip, Ezani, Kameti, Kur’ani serbest edip, Kur’an Kurslari ve imam Hatip okullari acilmasina izin verdi. Böylece Komünist Yugoslavya’dan kacak imam gelmesinin önüne gecildi. Zira cenazelerimizi defnetmek icin imam bulamiyorduk.   

1980 yilinda Amerika, Avrupa ve israil, Türkiye halkini Rusya ile 25 sene süren bir savasa sokmak üzere 1992 yilina kadar daha iyi Müslüman yapti. Yani, birileri islam düsmanlarinin düsmanliklarini frenleyince, halkimiz gönlünde yasattigi güzel islamiyeti Taliban gibi güzel yasamaya calisiyordu.  Huzurun sadece islamda oldugunu bilen Müslümanlar seviniyorlar. Ülkemizde birazcik dindar insanlar yani cocuklar ve gencler yetistirilebiliyorlardi.

Birileri frene basinca ahlaksizlik, hirsizlik ve cahillik cogaliyordu. Türkiye de Halkimiz islamiyete susamisti. Devamli Camiler, Kur’an Kurslari ve imam hatip okullari insa ediyorlardi ve devlete teslim ediyorlardi. Amerika, Avrupa ve israil, 10 senede bir ülkemizi karistirarak bu islami hizmetleri frenledi. Cünki Rusyayla savasimiza daha vakit vardi.

Hadiselerin perde arkasini bilmeliyiz. Dünya kosarken biz uyuyamayiz! Esirler

ac karnina calistirilirlar!

1980 yilinda Afganlilarla Komünizmi yikabilecegini anlayan batili gücler Türkiyemizde islamlastirmaya hiz verdiler. 1992 yilinda Turgut özal ile Rusyadaki esir Müslüman kardeslerimizi kurtarabilecek güce ulastik. Allahtan Rusya; Amerika, Avrupa ve israil’in destegiyle, mecburen Sovyet Rusyaya karsi savasacak olan Türkiyeli Türkler ve Kürtlerden korkarak Türki Cumhuriyetleri Amerika, Avrupa ve israil birligine hediye etti. Bizde 25 senelik kanli savastan kurtulmus olduk. Afganistanin acikli durumuna düsecektik az kalsin. Savas sonrasi bizide terörist oldular diye Afgan halki gibi ehlilestirmeye ugrasacaklardi. Yani öldüreceklerdi ve Türkiyeyi harabe yapacaklardi. Yine yapacaklar. İsgal edecekler.  Bizi Iraklilar gibi, afedersiniz essek gibi calistirip ülkemizi insa edecekler. Afganistanlilar Irak gibi teslim olmadigi icin insaatlara baslayamiyorlar. Para kazanamiyorlar. 40 tane canavar gavur ülkesi 54000 + 17000 =  71000 vahsi askeriyle, yüksek teknoloji silahlariyla, serefli ve yüksek imanli, zavalli tek basina kalmis Afganli kardeslerimizle kallesce savasiyorlar.

Kallesce diyorum cünki: kalles gavurlari, Afganli Mücahidler, 10 sene savasarak, Komünizmden yani fakirlerin Rusyadaki gibi zenginleri öldürmesinden kurtarmistir. Batili gavurlarin Afganli Mücahidlere tesekkür ve yardim borcu vardir. Afganlilar dünyada ilk defa örnek bir islam devleti kurmak istiyorlar. Avrupanin ortasinda islam devleti olmaz diye 800 000 bosnaliyi acimadan öldürtenler, Afganlilara hürriyet vermiyorlar.

 

Turgut Özal, Usama bin Laden mi

olacakti?

1992 yilinda Turgut Özal’in  baskanliginda, Rusyayi yikip oradaki Türkî Cumhuriyetlerde ki esir kardeslerimizi hürriyete kavusturacaktik!  Böylece bu kardeslerimiz Amerika, Avrupa ve israil’e   esir olacaklardi!

Peki sonra ne olacakti ve ne oldu?

1992 yili geldi, Rusya savasmak istemedi ve bütün Türki Cumhuriyetleri Amerika, Avrupa ve israil’e (A.A.i. ‘e) hediye etti.

Ziya ül hak gibi Turgut Özal da, Alparslan Türkes’te öldürüldü. Kur’an Kurslari, imam Hatip Okullari, Bas Örtüsü gibi hürriyetler kaldirildi. Yakinda bizi iran savasina sokma durumu olursa yasaklar tekrar serbest edilebilir. Bu isler gizlice yürütüldügünden ve bazen islamiyet biraz serbest, bazen yasak olunca, halkimiz durumu anliyamiyor.

 

Yakinda, Türkiyede ki islami yasaklar

gecici olarak, tekrar kalkabilir!

Yakinda bizi iran ve Arab Kardeslerimizle hatta Pakistan ve Afganistanla savasa sokmak icin islamiyet tekrar serbest olursa hic sasirmayin. Hatta Basbakanimiz Tayyib Beyin Muhtereme Zevceleri Gata Hastanesinde Nejat Uygur’a ve Hanimina gecmis olsun taziyesin de bulunabilir. Hastahanenin bahcesinden geri döndürülmezler. Gayet tabii hasta ziyareti hakkidir.

Bu millet bin senedir basini örtmektedir. İngiltere de 5 milyon Müslüman hürriyet ve huzur icinde yasarken, Osmanli Torunlarinin ülkesinde bas örtüsü niye yasak olsun ki?  Basbakan hanimi nicin bu ülkenin hastahanesine hasta ziyaretine giremesin ki?

Borc vererek, turist göndererek bizi

islam ülkelerine yaklastirmiyorlar,

Müslümanlara düsmanligimiz devam

ediyor, yakamizi birakmiyorlar!

İslam düsmanlari hileli psikolojik ve sicak savaslarla, gizli kanli tiyatrolari gayet iyi oynuyorlar. Müslümanlari Karagöz Kuklasi gibi oyniyan disaridaki kefereler, Müslümanlari kandirmak icin gereken zamanda ve gereken yerde, Müslümanlarin agizlarina bir parmak bal sürmeyi ihmal etmiyorlar. Ayni agliyan bebege bal yerine anasonlu yani birazcik uyusturuculu “devaimisk” verdikleri gibi. Cocuklugumda kardeslerim bebek iken parmak parmak devaimisk’lerini yerdim.

 

Taliban ve burkali, melek gibi

cennet hanimlari

Amerika, Avrupa ve israil, Pakistanda resmî rakamla 15000 ve gayri resmî rakamla 20000,  herbiri bin, ikibin kisilik erkek ve kiz imam hatip okullari acmislar.  On milyonlarca melek gibi ilim ve irfan sahibi yüksek Müslümanlar yetistirmisler. Dünyaya hakim Yahudi televizyonlari, medyasi, eskiden bu Müslümanlara Mücahid diyordu ve devamli alkisliyordu.

Kardeslerim Burkalar yani tepeden tirnaga örtüler icindeki Afganli Hanimlari cahil sanmayiniz. Eger dünya medyasina hakim olan yahudinin seytanliklarinin önüne gecilebilse, bütün dünya erkekleri onlarla evlenmeye calisir. Hatta evlenebilmek icin Müslüman olurlar. Sizin televizyonlarda gördügünüz Afganli Hanimlar, bizdeki gavur dostu Türkiyeliler gibi sürtük Afganlilardir.

Türkce Yahudi Televizyonlari, Aptal mi size Mübarek Melek gibi imanli Afganli Mücahide islam Kahramani hanimlari göstersin! Maalesef dünyaya hakim Yahudi Medyasi ne gösterirse onu görüyoruz.  İslami kanallar da var derseniz eger, onlarin anahtarlari Vasington’da dir, derim. İslamiyeti birazcik anlatabilirler. Siniri asarlarsa hemen aninda Vasington’dan  bip! bip! yaparlar. Yani yayini birkac saniyeligine keserler. Veya Televizyon Kanalini tamamen kapatirlar. İnternette ayni durumdadir. Dünya gavurlarin köyü olmus. Müslümanlarda gavurlara acik veya gizli asker olmuslar. Para insanlarin Allahi olmus!

 

Amerika Avazi,-Amerikanin sesi

Vasington’dan isiddiririk!

 

Amerika, Avrupa ve israil, Benim cocuklugumda ve gencligimde gayet iyi hatirliyorum, Rusyadaki Müslümanlara Vasington’dan ana dillerinde yayin yapar, devamli islamiyeti anlatirdi. Onlari ayaklandirmaya ugrasirdi. O büyük topraklari kendileri sömürmek istiyorlardi. Basardilar da.  Mücahidleri 10 sene Komünizme karsi savastirdilar. 2 milyon Mücahid öldü. 2 milyon kolsuz, ayaksiz ve sakat kaldi. Danimarka devlet televizyonunun söyledigine göre daha on milyon Afganli pahali oldugu icin cikarilamayan mayinlarla ölecekmis ve sakat kalacaklarmis.

 

Afganistan Harabeye döndürüldü ama Afganistandan cikmiyacaklarmis.

Türkiye ve Pakistani da ayni tehlike beklemektedir. İslam düsmanlari cok yönlü ve devlet olarak gizli- acik 90 senedir devamli saldirmaktadir, savasmaktadir. Simdi uyanmak vaktidir. İslam icin calismak vaktidir. Aksi takdirde seytanca calisan gâvurlarin atlarinin ayaklari altinda yani tanklarinin paletleri altinda ezilecegiz. 

1. dünya savasinda 40 milyon, 2. dünya savasinda 60 milyon insani acimadan öldürenler icin simdi 100 milyon Müslümani öldürmek hicte zor degildir. Afganistandaki 71 milyon canavar gâvur askeri hergün bombaliyor, öldürüyor. Güle oyniya bekliyelim, sira bizede gelecek. O zaman dostumuzu düsmanimizi anliyacagiz ama is isten gecmis olacak!

 

“11 september, 2. Pearl Harbour” u

internette arayiniz.

 

Kalles, vahsi teröristler Nevyork’da ki ikiz kulelerin intikamini aliyorlarmis! Halbuki ikiz kuleleri kendileri yiktilar.

“11 eylül,  2. Pearl Harbour” cümlesini internette arayiniz.

Nicin bu seytanligi yaptilar?  Dünya Müslümanlarini yok edip, öldürmedikleri salak ve cahil yaptiklari Müslümanlari yeni nesillere kötü örnek olarak birakip, onlara gösterip, Müslüman ve Hristiyanlarin yeni nesillerini islamiyetten kacirmak icin!

Eger hergün islamiyete ve Müslümanlara devamli saldirmasalar Danimarka ve Avrupa kisa zamanda kendi kendine Müslüman olur. Biz Müslümanlarin Müslüman olabilmesi ise gavurlarin müsaadesine baglidir.

 

Bu kahraman, imanli, güzel Müslüman serefli Afgan milleti, dünyada ilk hür islam ülkesini kurup, bu örnek islam ülkesiyle dünyaya güzel islamiyeti tanitmak istedi. Bu onlarin hakkiydi. Ama maalesef,  Vahsi Terörist Gavurlar ve onlarin 90 sene evvel satin aldiklari sözde Müslüman Krallari ve generalleri, satilmis politikacilari, gavur kayiricilari, bende Müslümanim diyen islam düsmanlari, Afganli Kardeslerimize dünyayi zindan ettiler.

 

Gâvur orospo kadin askerlerinin

zavalli Müslümanlara iskence ve

igrenc zulümleri!

 

Sodom ve Gomora’li olmus, orospo olmus gavur kadin askerleri  elindeki köpeginin ipini serbest birakip,  zavalli Aganli ve Irakli sucsuz ciplak insanlari korkutarak aglatirken ve titretirken, bir diger orospo gavur askeri, ciplak gögüslerini ve cinsi organini, ciplak zavalli Afganli ve Iraklilarin vücuduna sürterek:

–         Cennet ariyorsan bak iste cennet! Biz cennette yasiyoruz. Sende benimle beraber cennet de yasa, gel yaklas bana, diyerek imanlarini calmak istiyorlar. Belkide alay ediyorlar.

     Aman Allahim Müslümanlar bu aci duruma mi düsecekti. Bizlere bunlar ders olmalida biran önce kendimize gelmeliyiz. Birlesmeliyiz. Güzel ve son hak din yüce islami yasamaya gayret etmeliyiz.  Taliban Mücahidlerine terörist deme salakligini birakmaliyiz.

Afganistanda  57 bin gavur askeri varmis. 17 bin Amerikali Asker Iraktan Afganistana sevkedilecekmis.

 

 Taliban, Afganistandan zalim, terörist

isgalcileri cikarmak icin savasiyor!

 

Gavurlar, Müslümanlarin cogunlugunu, Afganli zavalli Kardeslerine düsman etmisler. Afganlilar teröristmis!

Afganlilar yani Taliban Terörist degildir. Ülkelerini vahsi isgalcilere karsi koruyan dünyanin en serefli Müslümanlaridirlar. Gercek Müslümanlar Afganistanli, Cecen ve Irakli Mücahidlerdir. Bizler gavurlarin seytanca salaklastirdigi zavalli cahil Müslümanlariz. Afganlilara karsi savasanlar, 40 gavur devletin askerleri vahsi teröristtirler.

 

 

Kefereler hakkinda, Kur’an i Kerim

dogru söylüyor.

 

Afganlilar, Usame bin Laden ve Taliban (islam ögrencileri), Amerika, Avrupa ve israil’i Komünizmden kurtarmistir. Bu ülkelerin Afganli Mücahidlere tesekkür etmeleri, iyi davranmalari, yardim etmeleri gerekirken, “Pearl Harbour” da   Japonlara yaptiklari hileyi, Kahraman Afganli Mücahidlere karsi yaparak,  ne derece kalles ve seytan olduklarini gösterdiler.

Kurani Kerimde “Siz onlardan olmadiginiz müddetce kafirler size dost olmazlar” Ayetini ve tefsirini internette tekrar okuyacagim insallah.

 

Müslüman olmak melek

 

 

olmaktir, hatta melekleri

 

 

gecmektir

 

Müslüman olmak melek olmaktir, hatta melekleri gecmektir.

İslam düsmani yabanci ve yerli gavurlar, biz Müslümanlara cok feci oyunlar oynadilar. Yasaklardan dolayi oyunlari bilsekte yazamiyoruz ve anlatamiyoruz. Uyanmamiz mümkün olmuyor. Kendi cocuklarimizi bile yetistirme, terbiye etme imkanimiz yok.

 

Kopenhag Kraliyet Kütüphanesi icinde kapiya dogru yürürken masa basinda oturan bir görevliye bir soru sorduk. Meger Türkiyede Konyada Naksibendi  tarikati hakkinda arastirma yapmis ve mastir tezini bu mevzuuda yazmis. Kendisine internetteki güzel islami sitelerden bahsedince bizim suurlu Müslüman oldugumuzu anladi ve pek memnun olmadi.

 

 

Kopenhag da  Budist olan

Üniversiteli Türk genci

 

Cantalarimizi kilitledigimiz dolaplara gelince, yanimizdan gecen bir Türk genci Türkce konustugumuzu görünce bizimle konusmaya basladi.

Üniversite ögrencisiymis. Kütüphanede ders calisiyormus. Budizm dinini secmis. Her sene Hindistana gidip Budistlerin Tuvaletlerini temizliyormus. Nicin böyle yapiyorsun diye sordum. Nefis terbiyesi icin böyle yapmasi gerekiyormus. Babasi ölmüs. Annesinin yaninda ikamet ediyormus.

–         Kopenhag da sana hic islamiyeti anlatan olmadi mi? diye sordum.

–         “Hizbut Tahrir” Grubu ilgilendi. Babam kiziyor deyip, onlari atlattim, dedi, tebessüm ederek.

 

Türkiyedeki gizli gücler, Avrupada ki

Türkiyelileri islam düsmani ve dinsiz, ahlaksiz 

 

yapiyorlar!  Avrupalilar memnun!

 

Danimarka da ve Avrupa da,  Türkiyeli cocuklarin ve genclerin islamiyeti ögrenmeleri ve yasamalari gizli hilelerle bizimkiler tarafindan yasak edilmistir. Bu sebeple bilhassa lise ve üniversite okuyan genclerimiz dinsizlige ve Budizme inanmaktadirlar.

Gecen hafta, semtimizin Kütüphanesinde yeni tanistigimiz bir gence, sen filanca degilmisin, diye sordum? Yok ben o arkadasi taniyorum. Akraba degiliz. Birbirimize benziyoruz, dedi.

 Ben konusmaya devam ederek.

Türkiyeli Arkadasim, bana söylemeye utandi demek ki ama, pakistanli cok dindar is arkadasina;

–     Ben dinsizim, demis, cok sasirdim, dedim.

Yeni tanistigim Türkiyeli genc;

–     Bende dinsizim, dedi.  Lise mezunu bu usakli gence de sasirdim. Gayet kibar ve agir basli, konusmasini ve dinlemesini bilen bir genc. Bu gence Kraliyet Kütüphanesin de tanistigimiz budist olan genci anlattim.

–     iyi yapmis, bende, Budizmi merak ediyorum, dedi! Yine sasirdim.

Avrupada eskiden anneler ve babalar cocuklarini fabrikalar da calistirirlardi. Kendileri gibi cahil zavalli Müslümanlar olurdu evlatlari. Simdi herkez evladini okutmak istiyor. Birden Türkiyeli gencler de dinsizlesme cogalmaya basladi. Durumumuz son derece vahim. Ama cevremdeki Türkiyeliler daha zengin olmak ve daha lüks yasamak icin kosturuyorlar!

 

İslamiyetten kacarken, budizm belasina

bulasmak!

 

Gecen gün zengin emekli bir arkadas, sana bir soru soracagim, dedi.

–   Oglum Üniversite bitirdi. Taylandli bir kizla evlendi. (Aslinda evlenmemisler, kiz ve erkek arkadasiymislar)  Oglumu imam nikahi yapalim diye ikna ettim. Bir imam efendiye dini nikah icin ricada bulundum. Taylandli Hanim’in hangi dinden oldugunu sordu?

–   Budistmis, dedim.

–   Nikah olmaz, dedi.  Diye anlatti ve bana: 

–   Hocam, gercekten islamiyette böylemidir? Diye sordu.  Dedim;

–   Evet, dogru, nikah yapilamaz. Ama gelin hanim, Müslüman olursa nikah olur, dedim.

Bizimkiler yani Türkiyede ki gizli gücler, sadece Türkiye de islamiyetle savasmiyorlar, Danimarka ve Avrupadaki 5 milyon zavalli Türkiyeli Müslümanlarla ve cocuklariyla da savasiyorlar! Yasak olmasada rezilliklerini anlatabilsek!

 

Yahovacilardan Allah Razi olsun,

oglumu adam ettiler!   Diyen

Türkiyeli Müslüman Hanim.

 

Semtimizde ki Supermarketin Cafesinde oturan 5 tane gence, ögretmen okulunu bitirmek üzere olan bir Türk gencini Yahudi Hristiyanligi olan Yahovaciliktan nasil kurtardigimi, gencin annesinin nasil tesekkür ettigini anlatiyordum, Bilal isimli Konyali arkadasimiz da bir hatirasini anlatti.

–   Kopenhag da Teyzemin oglu Yahovaci olmus. Teyzem, Yahovacilardan Allah razi olsun, oglumu adam ettiler! diyor.  Oglu calismazmis. Eve gelmezmis. Annesine ve babasina kaba davranirmis. Yahovaci olunca hem calismaya, hemde annesine ve babasina iyi davranmaya baslamis!

 

Dindar Müslümanlarin ogluda

dinsiz olur!

 

Bir Türkiyeli ye; Filancanin cok yüksek bir tahsil yapan Doktor oglu dinsiz, dedim. Dinsiz’in ne manaya geldigini bilmiyormus. Hicbir dine inanmiyor, hicbir seye inanmiyor, dedim.  

– Olmaz öyle sey, dedi.  

– Onun babasi devamli camiye gelip, namaz kiliyor. İnanmam , dedi.

Okullar da sadece okul dersleri anlatilmaz. Beyinde yikanir. Taliban nicin Avrupalilarin actiklari okullari bombaliyor. Lütfen islami sitelerden arastiralim. Fasiklarin, yalancilarin sözüne inanmayin diyor Sevgili Peygamberimiz. Biz ise Yahudi Türkce televizyonlarina inaniyoruz. Türkiye de 700 uydu kanali varmis. Biz ölmüsüzde agliyanimiz kalmamis gayri. Bu uydu belasi bize ders icin yeter.

 

Anne, Danimarkali kocam dinsiz,

 

hicbir dine inanmiyor!

 

Müslüman olmasi mümkün

 

degil!

 

Berlingske Tidende gazetesindeki bir röportaj da okumustum. Bize yakin bir semt olan Brøndby Strand semtinde oturan bir Türk Kizi, bir Danimarkali ögretmenle evleniyor. Cocuklari oluyor. Türk kizinin annesi kizina;

–   Kizim, kocana söylede Müslüman oluversin. Bak bir sürü Danimarkali Müslüman oluyorlar, diyor.

–   Anne, kocam Hristiyan da degil. Hicbir dine inanmiyor. Dinsiz, nasil Müslüman olsun, diyor.

 

Avrupada ki bu durumlara müdahale edilmezse, Avrupadaki 5 milyon insanimizi unutmaliyiz.   4. Nesil tamamen islamiyetten ve Türkiyeden ilgisini kesecektir. 

Muzaffer Alev  Kopenhag   www.esir.webbyen.dk    09.03.2009

 

   Not: Bu sitelerin yazari aciz kardesiniz hic kimseden nefret etmemektedir. Hristiyan dostlari vardir. İslam ülkelerinde 1300 senedir Hristiyanlara, kiliselerine, okullarina, Yahudilerin havra ve okullarina karisilmamistir. Her gün bir tanesini zorla Müslüman yapsaydik veya tesvik etseydik su anda dogu Avrupada ve orta doguda Hristiyan ve Yahudi kalmazdi.

1490 yilinda ispanyollar Yahudileri öldürürken Osmanli Savas gemileri gidip kurtarmis ve yahudileri getirip Selanige, izmire yerlestirmistir. Bu sebeple Yahudiler 500 senedir ve halen her sene ilk geldikleri günü bayram olarak kutlarlar.

 

 

Taliban, Osmanli Ecdadimizin son günlerini mi yasiyor?    http://www.habervaktim.com/yazar/25668/ufkunuzda_ne_var.html

    Danimarka Basinina göre: isgalci gücler; Taliban’a 350 bin taliban askerli, Suudi Arabistan gibi zengin bir ülke teklif ettiler 6 ay önce kabul etmedi. Hemen Afganistani terkedin cevabi verildi.
3 ay önce Taliban’in idarecilerini satin alamiyacagini anlayan isgalciler, en alt tabakayi satin alip en üsttekilerle savastirmak icin astronomik para teklifinde bulundular. Savas duracak, Afganistan insa edilecekti. Teklif kabul edilmedi. Simdi isgalciler yeni seytani planlar yapiyorlar!
Agabey siz bu durumlardan dolayi bizi aydinlatir misiniz?

Muzaffer Alev  Kopenhag  www.esir.webbyen.dk

        Bediuzzamani anliyabilmek ne güzel:  Bediuzzaman muska istiyenlere dedi ki : http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=84749

1950-1960 yillari arasinda 5-15 yaslarindaydim. Yüce islam diniyle savasanlar, ülkemizi perisan etmislerdi. Halkimizi, 1000 senelik Büyük Selcuklu ve Büyük Osmanlinin yasadigi islamin yüksek degerlerinden tamamen uzaklastiramamislardi henüz. islamiyet halkimizin kalbinde yasiyor, islam düsmanlari söküp atamiyorlardi. Zavalli fakir halkimiz iktisadli yasardi, yalana hileye tenezzül etmezdi. imam efendilere ve islamiyeti yasamaya calisanlara büyük hürmet ederlerdi. Hatta dindar olmiyan fakat dinsizligini ilan etmiyen ögretmenlere de hürmet ederlerdi. Rejimin icmeye alistirdigi, tekel kurbani rakici sarhoslar bile dogru, serefli ve merttiler. Yazik, islamî bütün yüksek degerlerimizi yok ettiler! Halen hizla yok etmeye devam ediyorlar. Danimarka Devlet Radyosunun P1 programlarinda bir hafta önce anlatildigina göre Türkiye gencliginde hristiyanliga girisler cogalmis. Birlesmeye cok ihtiyacimiz var! 48 islam düsmani ülke Afganistanda ne yapiyor?
Muzaffer Alev  Kopenhag 
www.esir.webbyen.dk        24.08.2010

   Osmanlıca’nın öğretilmesinde devlete büyük görev düşüyor :  http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=88327

insallah eski hikmetimize yeniden kavusuruz. islam dusmani gücler son derece uyaniklar ve gizli tiyatro hileleriyle savasiyorlar.  Arada stareji degistiriyorlar. Müslümanlarin uyandirilmamalari gerekiyor. 1000 sene kullandigimiz güzel yazimiz yok edildi. Bütün yüksek degerlerimiz yok edildi! Zor günler kapida. Merhametsiz islam düsmani gücler katilliklerini ve teröristliklerini bütün dünyaya tekrar gösterecekler.
Muzaffer Alev Kopenhag  www.esir.webbyen.dk

 

Şeyh Sait İsyanın Gerçek Sebebi ! : http://www.youtube.com/watch?v=7FMfsMJi_OY&NR=1

Kürd ve Türk kardestir: http://www.youtube.com/watch?v=0N8EQ_6drnI&feature=related

Reklamlar

Kopenhag’da Osmanli kitaplarina Öküz…” üzerine 2 düşünce

  1. Gürsoy

    Selamun Aleyküm. Muzaffer Bey gerçekten güzel ve bilgilendirici yazılarınız var. Yalnız konuları ayrı ayrı ele alsanız daha yararlı olur diye düşünüyorum. Ayrıca bir konunun belli bir kısmını gösterip devamını oku diye ayırırsanız daha düzenli olur. Bunu wordpresste yapabilirsiniz. Yönetim panelinde uzun bir yazının belli bir bölümünde simgeye tıklarsanız işaretlediğiniz bölüme kadar olan kısmı ana sayfada gözükür kalanını oku yada devamını oku diye bir şey çıkar böylece daha düzenli olur. (Bahsettiğim simge kağıt şeklinde ve üzerinde kesik çizgiler var). Ayrıca eklediğiniz videoların emped olarak eklerseniz direk blogunuzda gözükür. Yani mesela youtube da videoyu açınca emped yazan yere tıklayıp ordaki kutucukta yazan kodu bloga yapıştırırsanız videoyu sitenizden görüntüleyebilirsiniz. Yalnız yeni yazı ekledikten sonra görsel html yazan yerde html ye tıklayıp kodu eklemeniz gerekiyor.

    Cevapla
    1. islamidavet Yazıyı Yazan

      Muhterem Kardesim, ilginizden ve cok degerli tavsiyenizden dolayi cok tesekkür ediyorum. insaallah zamanla tatbik edecegim. Maalesef burada hic arkadasimiz yok. Avrupa da yasiyan musluman gencler cok kötü durumdalar. Gizli bir el genclerimizi görünmez bir hileyle bütün degerlerinden uzaklastiriyor. Konusacak ve 20 dakikaligina teknik yardim alacak bir müslüman genci bulamiyorsunuz. Babalar zaten dunyanin en cahil muslumani yapilmislar son 87 senedir. Hic birsey bilmiyorlar. Hic okumuyorlar. Hutbeleri bile dinlemiyorlar! hER TARAF tURKIYELI DOLU… Tekrar yazacagim…
      Muzaffer Alev… Kopenhag…

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s