www.esir.webbyen.dk 5. sahife

Siteler:                                

                    

Linkler;       Imam Fatih Danimarkaca hutbe okuyor. www.islam.dk  sitesinde bazi hutbelerini okuyabilirsiniz ve dinliyebilirsiniz) (Imam Abu Laban Arabca ve ingilizce hutbe okuyor. Danimarkali yeni müslüman olan gencler tarafindan Danimarkaca heyecanli vaazlar veriliyor. www.wakf.com/  Ramazan ve Kurban Bayrami namazi 10 bin kisiyle saat 9.00 da kiliniyor. Hanimlarda geliyor. Kücük cocuklara ve bebeklere görevliler bakiyor. Cok sayida Isvecli ve Danimarkali müslümanda hanimlari ve cocuklariyla namaz kiliyor. Cocuklar icin tertiplenen cok büyük panayir (tivoli) eglencesi saat 8.00 den 15.00 e kadar devam ediyor. Ucuz fiata pekcok yiyecek ve icecek satiliyor. Okullarda bir ay müddetle her gün noele (jul) hazirlik yapan cocuklarimizin uydurma noel’e özenmemesi icin bu eglencelere katilmalari bence sart gibi. Bayramdan iki gün önce www.wakf.com  sitesinden veya telefonla yer ve zamani ögrenip sizde sabah saat 8.00 de ailece Bayram Namazina gidebilirsiniz. Nørrebrodaki Camilerinde pazar günleri Danimarkali genc kizlar ve hanimlarinda katildigi Danimarkaca ve ingilizce islami egitim toplantilarina www.wakf.com  dan adresini alip sizde katilabilirsiniz. Danimarkaca bilen genclerimiz ve zeki cocuklarimiz www.wakf.com  sitesinde Bøger`i tiklayiniz. “Islam i focus”, “Muslim forældrenes barn” kitabini ve digerlerini okuyunuz. 2. kitabi Ingiliz müslüman hanimlar grubu 25 sene önce ingilteredeki müslüman cocuklari icin yazmislar. Danimarkali Peter Louborg 1970 yilinda genc yasinda New york lu ingilizce ögretmeni Lyn hanim ile beraber müslüman oluyor. Peter Louborg, Omar, hanimi ise Aise ismini aliyor. Cok samimi müslüman olan bu genc matbaaci aile ”Muslim Forældrenes barn” kitabini tercüme ediyorlar ve matbaalarinda nesrediyorlar. Mübarek iman Kardesimiz Aise Louborg 15 sene önce kanserden genc yasinda vefat etmistir. Valby deki müslümanlarin defnedildigi mezarliga gömülmüstür. Bes tane güzel kücük kiz cocugunu birakip Firdevs cennetine giden bu kizkardesimizin hakkinda Gonca gülsel Alev in ”Gurbet Radyosu” kitabinin sonunda ”Firdevs Cenneti ” bölümünde okuyabilirsiniz.)

        

http://www.islam.dk/   sitesinde (Khutbe yi tiklayip Danimarkaca hutbeleri dinleyiniz) – www.alev.dk   (Fatih Alev in Politiken Gazetesindeki islami yazilari)- www.islamisk.dk www.mor-i-islam.dk  Danimarkali hanimlar tarafindan sadece kizlar ve hanimlar icin hazirlanmis) – www.barn-i-islam.dk  Danimarkali Müslümanlar tarafindan cocuklar icin hazirlanmis) – www.esir.webbyen.dk –  islamonline.net- http://www.islamustundur.com/  (islam düsmanlarina karsi islami dogru kisa bilgiler) – www.ankebut.net (Timurtas Hoca ve Necmi abi) – http://www.serapakincioglu.com (Gonca Gülsel Alev in yazdigi Danimarkali Gelin filminin bas oyuncusu) – http://www.gulaypinarbasi.comwww.vakit.com.trwww.yeniasya.com.trwww.milligazete.com.tr sitesinde Yazar ( Mehmet Sevket Eygi yi okuyunuz)  – www.sorularlaislamiyet.com  (Bu sitede üniversiteli agabeyler ve ablalar bugün sordugunuz islami sorulariniza ertesi gün cevap veriyorlar) – www.vahdet.com.trhttp://www.cankardes.com(oyunlar ve cocuk dergisi) – http://www.sevde.dehttp://www.harunyahya.org(cocuklar icin gercekler i tiklayin- sonra diger diller ve danish i tiklayin) – http://www.islamharfleri.comwww.ravda.netwww.davetci.com

        

www.google.com dan tiklayiniz; 

 

 dost tv – hilal tv – kanal 7 tv – Samanyolu tv – mehtap tv – www.akradyo.net/canliyayin.asp  ( Akra fm ) – marmara fm – moral fm – dost fm – burc fm – ”musluman cocuk” “islami film” (Danimarkali Gelin i seyrediniz)”namaz nasil kilinir” “hadisler” ”kütübü sitte” ”Kurani Kerim Tefsiri” “Ezan Yasagi” “Türkce Ezan” “islami site” “Danimarkali gelin” “sigarayi birakmak” “sigaranin zararlari” “Ryge stop” ”mehmet sevket eygi” ”Mustafa kaplan” ”yavuz bahadiroglu” ”sabataycilik” “selanik dönmeleri” “sabatay sevi” (Osmanliyi yikan Sabatayciligi 300 sene evvel kuran Yahudi) – “basortum” ”fatih alev” ”Bediuzzaman Said Nursi” ”Bediuzzaman cizgi filmi” “Risale i nur” ”cantaci necmi agabey” ”timurtas hoca” ”esad hoca” “nesil yayincilik” “Türdav” ”hayrat vakfi” – ”imam Fatih” ”abdul wahid pedersen den lange vej hjem” “Abdul Wahid Pedersen” ”Yusuf islam” ”cat stevens” ”ahmed deedat” “Yusuf Ester” ”Alif Bogforlag” ”embrace islam” ”embraced islam” ”Why choose islam” ”Journey to islam” ”ask about islam” ”discover islam” ”convert to islam” ”why islam” ”faith islam” ”How is salah performed”

 

DEGERLi KARDESLERiM, BULUNDUGUNUZ MAHALLELERDE COCUKLARINIZIN iSLAMi EGiTiMi iCiN 50-100 KiSi BIR ARAYA GELEREK ARANIZDA AYDA 50-100 KRON TOPLIYARAK KüCüK BiR ODA TEMiN EDiNiZ. BU ODAYA HER AY BiNLERCE KRONLUK YüZLERCE VE BiNLERCE iSLAMI COCUK KiTAPLARI, DERGiLERi, iLAHi, EZGi, MARS KASETLERi, RADYO TiYATROSU KASETLERi, CD, VCD, DVD LERiYLE DOLDURUP EVLERE ÖDÜNC VERiNiZ. YOKSA BENiM GiBi EViNiZi KüTüPHANE YAPMAK MECBURiYETiNDE KALIRSINIZ. “DiYANET iSLAM ANSiKLOPEDiSi”Ni HEMEN ALINIZ. (Camilerde imam efendilere sorunuz) www.esir.webbyen.dk

       

  Cantaci Necmi Agabey’in iman hakkinda görüntülü sohbetleri ;

http://www.nurpenceresi.com/moduller.php?modul=altkategoriac&id=0&kid=9&akid=1

 Not;  “Cantaci Necmi Agabey” i  google.com ”  dan arayiniz  ve seyrediniz.  Mesela:  “Necmi agabey iman sohbeti” diye arayabilirsiniz.  Necmi Agabey bu güldürücü ve ders verici konusmalarini her defasinda yüzlerce dindar tahsilli imanli genclere yapiyor. Sizlerde Necmi Agabeyin nüktelerine cok güleceksiniz ve cok zevk alacaksiniz. Arkadaslariniza tavsiye edeceksiniz.                                  

 

 

16 – Yüksek imanli kizimiz Seda,      Haziran 2006

 1920 yillarinda gavurlar cok fazla müslüman öldurmusler. Her ulkede yuzbinlerce ve milyonlarca muslumani öldürmüsler. Dün aksam (haziranin ilk haftasi 2006) Danimarka televizyonu bahsetti. Liberya (Liberia) devlet baskani yeni 400 bin kisiyi oldurmus. Danimarka Devleti, Danimarkada,  isvec ise isvecte hapis yatmasini istiyor. Kimbilir ne cikarlari olacak. Kimbilir Nijeryaya daha ne oyunlar oyniyacaklar. Batililarin isi katillik ve teröristliktir. Ama kendilerini melek gibi iyi ve sucsuz gösterirler. Yalancidirlar. Hic insanlik duygulari yoktur. Siyasal bilgiler (statskunskab) mezunu bir kürt kardesimiz ilyas anlatti; Afrikada Rwanda da batililar birgün ögleden sonra huti ve tuti kavimlerini birbiriyle savastirarak birkac saat icinde 800 bin zenciyi öldürtmüsler. Dünyayi  insan mezbahasi tiyatrosu yapmislar. Devamli her sene milyonlarca muslumani olduruyor, sakat birakiyor ve hasta ediyorlar. Silah ve ilac satiyorlar. Teknik esya, beyaz esya, araba gibi endüstri mallari satiyorlar. Katillikten cok para kazanip cok zengin bir hayat yasiyorlar. Müslüman ülkelerinin üretim yapmasini yasak ediyorlar. Müslümanlara Koka kola fabrikasi actirip suyu petrol fiatina satiyorlar. Cok para kazaniyorlar. Musluman ulkelerindeki ve Avrupadaki muslumanlarin problemlerini batililar cikariyorlar. Amerikadaki 5 milyon Yahudi, israildeki 6 milyon yahudi, dunyanin cesitli ulkelerine dagilmis olan yahudiler, Amerikalilar, Bati Avrupalilar birlik ve beraberlik icinde muslumanlari ve islamiyeti yok etmek istiyorlar. Batililar seninde anlattigin gibi o kadar cok ahlaksizlasip bozuldular ki belkide huzur bulmak icin musluman olabilirler. Iste batililarin musluman olmalarinin onune gecmek icin , dünya gavurlari islamiyeti ve muslumanlari kötülüyorlar, 1920 lerde yaptiklari gibi muslumanlari öldürmek, susturmak  istiyorlar. Zavalli muslumanlarin silahi yok. Islam düsmani Gavurlarin silahi cok. Imkansizliktan, caresizlikten beline bomba baglayip patlatan imanli müslümanlardan  cok korkuyorlar. Intihar komandolari caresizlikten kendilerini havaya ucuruyorlar. Onlar olmasa bizleri simdiden öldürecekler. Cunki muslumanlarin silahi yok ve ahlaksizlastirildilar. Kuvvetleri kalmadi. Birliklerinide bozdular muslumanlarin.

 Yine ilyas´a sordum Danimarkada hangi gazeteler Yahudi Gazetesi diye.  Cok kücük bir Isci gazetesi varmis onun haricinde butun gazeteler Yahudi Gazetesiymis. Yahudiler butun dunyada muslumanliga karsi ve para kazanmak icin ahlaksizligi tesvik ediyorlar insanlari.  Turkiyemizde Yahudilerin, Amerikanin ve Avrupanin kontrolündedir.

 Cok sabirli olup gayretli muslumanlar olmaliyiz. Senin derslerini calisip bir meslek alabilmen cok iyi olur. Müslümanlarin devletlerini ele gecirip, sistemlerini bozduklari icin cok zor durumlarda kaliyorlar. Sabredecegiz. Insallah Yüce Allah mükafatimizi verir. Ayet ve hadislerde verecegini okuyoruz. Yalniz Allahin Vaadi mesela Canakkale Savasinda oldugu gibi iyi müslümanlaradir. Gavur gibi yasiyan aptal müslümanlara degil!

  Mübarek kizimiz,  www.wakf.com   dan “aktiviteter” i tiklayip  15 gunde bir islami toplantiya gidersen, ayni zamanda evinize yakin bir adresteki Fethullah Hocanin Dershanelerine gidersen,   Mizzz_wafa (a) hotmail.com    -MSN-  den Wafa Pedersenden nerelerde islami toplanti yapildigini sorup o toplantilardan birine gidersen  cok huzurlu olursun. Wafa (vefa) isimli mübarek Fasli kardesimiz bana, Tåstrupda ve Brøndby de islami toplantilarin yapildigini söylemisti. Tabii sizin su anda nerede yasadiginizi bilmiyorum. Cevrenizden sormalisiniz. Yolda karsilastiginiz bas örtülü Danimarkali ve diger milletten kizlari durdurarak bildigi bir islami toplanti ve dersin olup olmadigini lütfen sorunuz. Cesur ve gayretli olmak gerekiyor. Insallah bizler ahiret imtihanini kazanan kullardan oluruz. Aslinda biz farkinda degiliz islamiyet bizleri pekcok hastaliktan, dertten ve belalardan koruyor. Islam dini icin sigara icmeyen bir musluman bile son derece buyuk bir beladan kurtulmus oluyor. Bir danimarkali gencle sohbet ediyoruz. Babasi Grönlandli ve Papazmis. Oglu Hans`e, ölmeden önce, müslümanlar inancli ve imanli olduklari icin ruh hastasi olmuyorlar. Avrupalilar cok stresli ve deprasyonlu, hasta oluyorlar, hristiyanlarda imanli olurlarsa hasta olmazlar, diyor. Aslinda Romali Krallar tarafindan yalancilik üzerine yönlendirilen Hristiyanlik bitmistir artik. 1920 yillarinda yaptiklari gibi milyonlarca  muslumanlari öldürüp yeni bir yalancilik düzeni, hirsizlik ve katillik medeniyeti kurmak istiyorlar. Müslümanlarin uyanik olmalari, oyuna gelmemeleri bilakis Danimarkalilara güzel örnek olup onlarin müslüman olup dogruyu ve huzuru bulmalarini saglamaliyiz. Bakin size bir örnek veriyim.  Peygamberimiz Hz. Muhammed s.a.v) in vefatlarindan hemen sonra arkadaslari yasli Sahabelerden bir kismi deve ve atlarla  Cinlileri müslüman yapmak icin Cin e gitmisler. icabinda savasmislar. Hui kavmini müslüman yapmislar. Gecen gün Cinli bir diplomat televizyonda söyledi. Peygamberimizin arkadaslarinin mezarlari Cindedir. Sahabelerin bir kismi 4000 kisilik islam ordusu ile kuzey Afrikayi feth edip ispanyaya gitmis. Ispanyayi feth etmis 700 senelik dunyanin en buyuk medeniyetini kurmuslar 7. Asirla 14. Asir arasinda. Cahil Avrupalilar bütün bilgileri ve ilmi buradan (Endülüs islam medeniyetinden) almislar. Diger bir kisim Sahabiler en büyük devlet Bizansin Bassehri istanbula gelmisler. iclerinde 90 küsur yasinda Sahabi Eyüb El Ensaride var. Peygamberimiz Mekkeden Medineye hicret edince Medineliler evlerine davet ettiler. Kimsenin hatiri kalmasin diye devem kimin evinin önünde durursa o kardesimizin misafiri olacagim demisti. Deve, Eyüb El Ensarinin evinin önünde durmustu. Eyüb El Ensari Cihad icin at üstüde gittigi istanbulda vefat etti. 700 sene sonra istanbul fethedilince Fatih Sultan Mehmed zamaninda Fatihin Hocasi Aksemseddinin kerametiyle mezari bulundu. Eyüb Sultan Türbesi ve yanina Eyüb Sultan Camii insa edildi(yapildi). Istanbula gidince muhakkak ziyaret etmelisin. Hatta diger Camileride gezmelisin. Evliya Celebinin istanbul Camileri hakkinda hatiralari Danimarka Kütüphanesinde var. ”Evliya Celebi, iki ciltlik türkce cocuk kitabi diye sorarsan” kütüphane memurlari bu güzel kitabi sana temin ederler. Unkapaninda seyahat rüyasini gördügü caminin yürekler acisi perisanliginida görmelisin. Caminin bakimini yapacaklarina kapatmislar. Hirsizlar girmisler esyalarini calip tarihi duvarlardaki kiymet bicilmez cinileri calmak icin parca parca etmisler. Ecdadimiz Camilerin yanina dükkanlar yapmis gelirlerini camilere vakfetmiski kiyamete kadar paraya ihtiyaci olmasin diye . Hatta tarlalar ve binalarin gelirlerini camilere tahsis edip vakfetmis. 1923 de kurulan idare vakif gelirlerini alip camileri öksüz birakmis. Hatta Fatih sultan mehmedin meshur vasiyetinde;  Büyük Fatih söyle demis.  – kim benim camilerimi baska bir iste kullanirsa Allahin ve meleklerin laneti onlarin üstüne olsun demistir.  Internette ”Fatih sultan mehmedin vasiyeti” ni ariyarak vasiyetin tamamini lütfen okuyunuz.

 Müslümanlar gemilerle Kipris a sefere (savasa, cihada) gidiyorlarmis. Peygamberimizin Cok Yasli Halasi ne olur beni de cihada götürün islam Askerlerine yardim ederim demis. Kücük Gemilerle gitmisler. Hala Hatun kibrisda vefat etmis. Mezari Lefkosedeymis. Internette ”hala hatun” diye ararsan okuyabilirsin. Gonca Teyzen Kiprisli ve Hala Hatunun soyundan geliyor. Kiprisli ”Seyh Nazim” da Ayni soydan geliyor. Borazancibasi ve Ya Allah Pembe sülalesinden geliyorlar.

 Simdi size soruyorum?  Danimarkadaki muslumanlar Danimarkalilara örnek olabiliyorlar mi? Müslüman gibi yasiyabiliyorlar mi? Birakiniz Danimarkalilari kendi öz evlatlarina islamiyeti ögretmek veya ögrettirmek icin samimi bir gayret gösteriyorlar mi?  Hepsinin cocuklarinin veya torunlarinin burada ahlaksiz Hristiyan veya Azgin islam düsmani Gavur olacagini bilmiyorlar mi? Para kazanmayi cok iyi bildiklerine göre Allah onlardan sormiyacakmidir? Hatta Hristiyanlar bile kendilerinden davaci olmiyacaklarmidir.  Bizi nicin islamiyetten haberdar etmediniz, yanlis yasayip, yanlis isler yaptiniz diye!

 Sen degerli kizimiz vaktini hep okumakla ve okuyan kiz kardeslerinle beraber gecir. Internetten Dost fm, Akra fm, Marmara fm, Moral fm, Burc fm gibi radyolari ve Dost tv, Hilal tv yayinlarini seyretmeye gayret et.  Mesela simdilik http://www.vakit.com.tr de Yavuz Bahadiroglu ve http://www.milligazete.com.tr de Mehmet Sevket Eygi isimli yazarlari oku. Diger yazarlarlada ilgilen. Böylece bilgin ve kültürün artar. Ahlaksizlik ögreten müzikleri dinlemiyorsunuzdur. Eger müzik dinleme ihtiyaciniz olursa ismini verdigim radyolardaki gibi islami bilgiler ögreten ve islami heyecan veren müzikleri dinleyiniz. http://www.ravda.net ve http://www.ankebut.net sitelerini deneyiniz. Veya ”islami müzik ezgiler marslar” aramasini yapiniz. 

 Cevrenizdeki Gavur gibi yasiyan cehennem yolcusu aptal müslümanlar sizi üzmesin. Danimarka devletinin yaptigi islam düsmanliklarida sizi üzmesin. Müslümanlar olarak bize tas atanlara gül atmak mecburiyetindeyiz. Cünki biz müslümaniz. Müslüman demek melege benziyen insan demektir. 1400 sene böyle olmus kiyamete kadarda böyle olacaktir. Insallah Ahiret imtihanini kazananlardan oluruz. Birakalim gavurlar televizyonlarla cocuklarimizi,  genclerimizi, hatta yaslilarimizi ahlaksiz salaklar yapsin. Okullarla dinsiz yapsin. Onlar vazifesini yapiyor. Tarih boyunca yaptiklari gibi yikip tahrib ediyorlar. Bizim vazifemiz hizla tamir etmektir. Yikmak kolay ama yapmak zordur. Düsününüz ihtiyar Sahabeler at ustunde Cin`e, ispanyaya ve istanbula savasmaya, cihad etmeye icabinda aylarca yürüyerek islam mesajini ulastirmaya gitmisler. Sehid olmuslar, gazi olmuslar. Dünyayi huzura kavusturmuslar. Gayri müslimlere bile Adaletli davranmislar. Serefli, dogru, imanli, mert, sadakatli bir hayat yasamislar. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed gibi adeta ”yürüyen bir Kur`an” gibi örnek olmuslar bütün dünyaya. Bediüzzaman Said Nursi ”gözünü kapayan kendine karanlik eder” diyor. Cevremizdeki gözü islamin nuruna (isigina) kapali müslümanlar ve gayri müslimler aptallik edipte islami bulamazlarsa sadece kendilerine karanlik yaparlar ahireti. Allaha sonsuz sükürler olsunki bizleri imanla sereflendirmis. Insallah son nefesimize kadar imanimiz eksilmez bilakis dahada güclenir.

 

 Kendilerini iyi müslüman olarak yetistiren kiz ve erkek kardeslerimiz evlenecekleri zaman en dindar en iyi müslüman olani tercih etmeliler. Peygamberimiz bir Hadisi Seriflerinde ”- insanlar esinin güzelligi, asaleti, zenginligi ve dindarligi icin evlenir. Sizler dindar olan esleri seciniz.” buyurmuslardir. Islamiyete uymiyan müslümanlar basarili ve iyi müslüman cocuklar beklememelidirler. Önce islami gerektigi gibi yasayip, sonrada dünya ve ahiretdeki neticelerini görebilecegiz. Aptal ve sözde acikgöz müslümanlar, dügünlerde kadin erkek karisik gavur gibi hoplayip ziplayip, Yahudi televizyonlarinin ve gazetelerinin ahlaksizliklarina inanip gavur gibi yasayip, gavur gibi asik filan olup, islamiyeti seytanca kendilerine uydurup, mübarek müslümanlara gerici, yobaz, terörist deyip, kiz erkek beraber gezip de, yüce islamiyet nasilmis diye arastirmazsa, korkarim ahirette cevresindekilere ve gayri müslimlere kötü örnek olmak sucundanda cezalandirilacaklardir. Allah bizden dogruluk, samimiyet, ihlas ve mertlik istemektedir. Bakiniz Danimarkali yeni müslüman gencler nekadar saf ve temiz islamiyeti yasiyorlar. Bizlerde ingilizlerin bizlere yaptigi seytani hileler ve oyunlardan kurtulup yüce dinimizi aslina uygun yasamaliyiz. Yoksa Ahirette cok utaniriz. Perisan oluruz. Osmanli torunlarini bu zavalli duruma düsüren, müslüman olupta gavurlarla beraber calisip muslumanlari aldatan hainlerin hesaplari ahirette daha zor olacagina inaniyorum. Kimse Yüce Allahi Aldatamaz. Ne mutlu ahiret imtihanini kazanabilen kahraman erlere. Sizinde o kahramanlardan birisi olacaginiza inaniyorum. icinde bulundugumuz bu pislik icinde Yüce dinimizi yasamak yolunda gösterecegimiz kücücük bir gayretin Ahirette buyuk neticeler ve sevincler verecegine inaniyorum.

 Imanli kardesim size yüce Allahtan basarilar diliyorum. Allaha emanet olunuz.    Muzaffer Alev…

  Linkler ;                                 

www.mor-i-islam.dk

 www.barn-i-islam.dk

www.alev.dk

www.islam.dk    “hutbe” yi tiklayip dinleyiniz.

www.wakf.com “Bibliotek, Bøger, Danske Bøger i tiklayip islami kitaplari okuyunuz. Danimarka kütüphanelerinden islami kitap ödünc alip okumayiniz. Maalesef islama karsi soguk savas yapmaktadirlar.

 

                                                  

        

Degerli gencler,

Bugün okudugum makalelerden (yazilardan) biri bir derdime parmak basti.

– Yazida istanbulda cadirlarda verilen iftarin camilerin cemaatinin cok azalmasina sebep oldugu isleniyor ve zenginlerin verdigi iftar yemegini camilerde yiyelim deniyor.  –  

Daha dogrusu halkimizin Dügün adi altinda biraraya geldiginde yaptigi islamiyete uymayan haller, para toplamalar, cocuklara islam ahlaki yönünden kötü örnek olmalar. Dügünleri zorlastirmalar. Müslüman cocuklarini strese sokuyor, ruh hastasi yapiyor. Müslümanlar Camide herkesin gelebilecegi bir yemek verirler. bir- iki vakit namaz kilarlar. Cocuklara sekerler balonlar dagitirlar. Tanisirlar, sohbet ederler. Dualarla  dini nikah kiyilir. Hic para toplamazlar.

iste dügün budur. Yahudinin türkce ve diger dillerdeki  televizyonlari zaten herkese hergun sabahtan aksama kadar – deliye hergün bayram – yaptiriyor. Dünki metro gazetesinin bas haberi “yabanci isci (cogunlugu müslüman) kizlari ahlaksizliga tesvik ediliyor” diye yaziyordu.

Okullar, türk ve avrupa televizyonlari, islamiyetin cocuklarimiza seytanca, kasitli ve hileli olarak ögretilmemesi yasagi zaten müslüman cocuklarini perisan ediyor. Anne ve babalar Erkek cocuklarina ahlaksizligi  serbest birakiyorlar , kiz cocuklarina ise ahlaksizlik yasak ediliyor. Ahlaksizlik islam dininde erkek cocuklarinada yasaktir. Batili devletler ve belediyeler ülkelerinde yasayan zavalli müslüman cocuklarina islamiyeti ögrenmelerini senaryolarla ve hilelerle yasak ediyor. Bu tek tarafli gizli saldirilari müslüman babalar ve anneler anliyamiyorlar. Seytanca kandiriliyorlar. Cocuklari cok kötü yetisiyor. Bu gizli savasta Türk Camilerini, imamlarini, islami grublari kullaniyorlar. Ayni Hacivat ve Karagöz gibi oynatiyorlar. Sonunda Türkiyeli cocuklar, basarisiz, cahil, geri zekali, ahlaksiz, canavar oluyor. Ekim 2006 benim yasadigim ishoej de yasli bir Danimarkali Kadina saldirilmis. Gazeteler yazdi. Polis 3 yabanci cocugunun yaptigini söylüyor. Müslümanlar hic bilenleri dinlemiyorlar. Bilmiyenler konusuyor , bilenleri dinliyor, yoksa bu bir kiyamet alameti mi? Bizim cocuklugumuzda bizi bozmuslardi ama bu kadar degil. Bilmiyenler bilenlere hürmet ederdi. Simdi bilmiyenler bilenlere deli, kafayi üsütmüs diyor. Hatta Camilerin bahcelerinde cadir Kütüphaneler veya Baraka tipi ucuz salonlar olmali. Oralarda cocuklarimiz dügünlerde oynarlar, yemek yerler. Cocuklara Eglenceler düzenlenir. Bu Kütüphanelerden Evlere ücretsiz islami cocuk kitaplari, kasetler, Cd ler, Dvd ler, video filmleri, Kompüter Programlari verilir. Cocuklarimiz islami ve ahlaki bilgili yetisir. Okulunda basarili olurlar. Su anda Bilhassa Türkiyeli cocuklar cok perisan bir durumdadir. Yakinda bir bomba gibi infilak edeceklerdir. Türkiyedeki mallarinizi satip Danimarkada ahlaksizliklarda harciyacaklardir. Lütfen sizleri, islamiyet hakkinda okumaya, dusunmeye ve birbirinizle, bilhassa gercekten birseyler bilenlerle sohbet etmeye cagiriyorum. davet ediyorum.        Muzaffer Alev    muzafferalev@hotmail.com

 

  OKUDUGUMUZ YAZILARA COK DIKKAT ETMELIYIZ.  YÜCE DiNiMiZE VE  BiZ  ZAVALLI MÜSLÜMANLARA BÜYÜK BiR GiZLi  SALDIRI VAR   islam devleti olmazsa dünyada herkez birsey yazar. Büyük Osmanli ecdadimiz islamin bayraktarligini ve korumasini son gününe kadar yapmis. Allah onlardan razi olsun. Simdi bütün dünyada islami seytan gavurlar koruyor! Afganistana, Irak”a, cecenistana demokrasi götürmeye ugrasiyor! irandan sonra bizede demokrasi getirecek! Ancak kuyruk acisindan Osmanliya demokrasinin en vahsisini getirecek. Müslumanlar birlesiniz. Gavurun demokrasi oyununu yüzüne carpiniz. Ben aptalmiyim veya salakmiyim arastirmasini iyi yapiniz. Bu rezaletlerin icinde bende basit birseyler yazdim. Yasak olan gercekleri yazamiyoruz. Okuyup bana yol gösteren kardeslerimiz olursa hatalarimizi düzeltiriz. Su anda yurt disina gavurlarin getirttikleri turklerden ve diger muslumanlardan ümidinizi kesiniz. islam ulkelerini gavur eden gavurlar, kendi ellerine düsen zavalli müslüman cocuklarini acaba ne yaparlar? Bos seylerle ugrasan düzmece mücahidleri gavurlara karsi ve gavurlarin seytani oyunlarina karsi uyanik olmaya cagiriyorum. Her müslüman bügün gavur beni kullaniyormu diye derin arastirmalar yapmalidir. Gavurlar birlik halinde ve uzun menzilli calismaktadirlar. Müslümanlar, hizmetten ziyade gavurun oyununa gelmemeye gayret ediniz. Müslümanlarin seytan gavur dostlarina hesap soracak devleti yoktur. Mübarek ve akilli müslüman kardeslerime dualar ediyorum…     Muzaffer Alev Danimarka     www.esir.webbyen.dk 

————————————————————————————————————————–

Bu vesile ile Oglum Fatih Alev in Dr2 televizyonunda cikan programini internette seyredebilirsiniz. Google.com      a giriniz ve 3 satirida tiklayiniz. Fatih Alev Dr2 en üstteki paragraf, bölüm, yani, Troens Rødder Se Programmet                                                             (Program 28 dakikadir.)

Veya asagidaki adresi tiklayiniz.  Se Programmet`i tiklayiniz. 1 dakika kadar bekleyiniz.   http://www.dr.dk/DR2/Tro/Troens+r%C3%B8dder/20060809113428_3.htm

————————————————————————————————————————-

 

Çadır’dan camiye dönülmeli!    Burhan Bozgeyik bbozgeyik@milligazete.com.tr  26.10.2006

 Gönüllere huzur veren mübarek Ramazan-ı Şerif ayını geride bıraktık. Geçen sene Ramazan ayını mübarek beldelerde geçirmiştik. Bu sene İstanbul’da idrak ettik. Bu vesileyle  yaşadığımız iki Ramazan’ın mukayesesini yapmak ve “âhiret hayatı için  en kârlı ticaret mevsimini en iyi nasıl değerlendirebiliriz?” sorusunun cevabı sadedinde görüşlerimizi belirtmek istiyorum.

Mekke-i Mükerreme’de ve Medine-i Münevvere’de insan kendini bütünüyle uhrevî bir âlemde hissetmekte. Her ne yana bakarsanız mânevî bir güzellik var. Hanımlar bütünüyle tesettür-ü şer’î içerisinde. Herkes her haliyle Allahu Teâlâ’ya kulluğunu takınmış vaziyette. İftarlar Harem-i Şerifte açılıyor. Gayet mütevazı yiyeceklerle. Ondan sonra akşam namazı kılınıyor. Teravih namazı hatimle kılınıyor ve yaklaşık iki saat sürüyor. Ramazan’ın son on gününde teheccüd namazı kılınıyor. O da yaklaşık iki saat sürüyor. Böylece neredeyse bütün gece ibadetle geçirilmiş olunuyor. Bol bol Kur’an okunuyor. O beldede Ramazan’ın son on günü bütün okullar tatil edilmekteymiş. Bu bakımdan çok genç kardeşlerimizin itikafa girdiklerini gördük. Bazan sabah namazı için erken mescide gittiğimde binlerce insanın incecik örtülere bürünüp yattığını, daha sonra Ezan-ı Muhammedî okununca hep birden “Ba’s-ü ba’de’l mevti” hatırlatırcasına namaz için kalktığını görmüşüm.

Gelelim bize: İstanbul’da Ramazan’ın ilk günlerinden itibaren camiye devamlılıkta bir gevşeklik olduğunu müşahede ettim. Sebebini araştırdığımda, camilerin boşalmasında baş müsebbip olarak şu meşhur çadırları gördüm. İftar var. İftar sonrası “vur patlasın çal oynasın” türüne yakın eğlenceler de var. Dolayısiyle o mekanlar nefse daha hoş gelmekte ve gençleri cezbetmekte. “Şu çadır işi gençleri camiden uzaklaştırmak için mi düşünüldü?” sorusunu şimdilik bir tarafta tutalım. Gelelim sadede:

Şayet maksat, “iftar edemiyecek durumda olanları düşünmek” ise daha farklı çalışmalar sergilenebilir. Meselâ, gerçekten muhtaç durumda olanlar tespit edilip gıda maddeleri gece vakti evlerine teslim edilebilinir. Onlar da yemeklerini kendileri yapsın, çoluk çocuklarıyla iftarlarını evlerinde açsınlar.

Ramazan-ı Şerifi dolu dolu camilerde yaşamak lazım. Bunun bir yolu da şu olabilir. İftarlar çadırlarda değil de camilerde verilebilir. Tıpkı Mekke ve Medine’de olduğu gibi. Sade bir menü ile ve pratik yer açkıları üzerinde iftar yapılır. Ardından akşam namazı kılınır. Daha sonra ehil kimseler camide sohbet verir. Camiye gelenler de istifade ederler.

Diyelim bir hayır sahibi camide iftar verdi. Kendi yakınlarını da davet edebilir. Böylece buluşma ve kaynaşma camide olmuş  ve camiler öksüz kalmamış olur.

Ramazan-ı Şerif  oyun, eğlence, gönül eğlendirme ayı değildir. Başka şehirlerden haberim yok, ama gördüğüm kadarıyla İstanbul’da bu iş iyice sulandırıldı. Onun için aklı başında zevata şimdiden çağrıda bulunuyorum. Önümüzdeki Ramazan’dan itibaren çadırdan kurtulup camiye dönülmeli. Biz Müslümanların huzur ve teneffüs yerleri camilerdir.  ———————————————————————————————————————-

 

 

 

DANİMARKALI ÜNİVERSİTELİ KIZ  ”ANNE” NASIL MÜSLÜMAN OLDU?

TERÖRiST HiLECi  KATiL GÂVURLAR , GAYRİ MÜSLİMLER VE MÜSLÜMANLAR :

 

Gâvur ; Müslümana kötülük, zulüm  yani eziyet yapan zalim insanlara Gâvur denir. Bazı Amerikalılar, Yahudiler, Avrupalılar, Ruslar gâvurluk yapabileceği gibi bazı Türkler, Arablar, Kürtler ve Alevilerde gâvurluk yapabilirler.

Fundementalist: Merhametsiz ve vicdansız zâlim gâvurların iyi müslümanlara çamur atıp İslamiyeti ve müslümanları kötülemek için “gerici, yobaz” manasında kullandıkları bir kelime. 1969 baskılı İngilizce Oxford Advanced Learner’s Dictionary “Hıristiyanlık dininini ve İncili müsbet (modern) ilimlere karşı koruyanlar.” diye anlatılmış. Hıristiyanlık ilme karşı idi. İlme karşı Hıristiyanlığı savunan katı insanlara fundementalist deniyormuş. Hıristiyanların gericiliği, bozuk İncili savunma problemleri vardır. İslam dini ilme karşı değildir. İlmi teşvik eder. Hıristiyanların ikibin senelik hastalığıyla müslümanlara çamur atıyorlar terörist gerici ve yobaz gâvurlar.

Terörist Gâvurlar: En azgın tehlikeli Müslüman düşmanlarına denir. Bu Gâvurlar hileyle müslümanlarin generallerini satın alirlar. Müslümanlari ezerler. Generalleri satın alamazlarsa Cezayirde oldugu gibi kısa zamanda 1,5 (birbuçuk milyon ) müslümanı acımadan öldürürler, geriye kalan müslümanları casus generalleri ile yine ezerler. Sonrada cahil bıraktıkları dünyadaki bütün müslümanlar için, müslümanlara demokrasi ve cumhuriyet öğretemiyoruz diye alay ederler. Müslüman anne babalar çocuklarını terbiye etmeyi bilmiyor diye dalga geçerler. Aslında müslüman çocuklarını kendileri rezil ederler. Kendileri bozarlar. Sonra anne ve babaları suçladıkları gibi kendilerinin perişan ettikleri zavallı müslüman yavrularınıda  aşağılarlar. Vampir Şeytan Gâvurların, Müslüman Ülkelerinde kurdukları kukla, esir, hukuk ve guguk devletleri, Krallıkları, Cumhuriyetleri Müslüman Ülkelerini sömürge çiflikleri yapmıştır. Yahudinin şeytani zekası, katilliği dünya müslümanlarını adi köleler yapmıştır. Yalancı Yahudinin elindeki Bütün Dünya televizyonları, radyoları, gazeteleri, dergileri, öğretmenleri, okulları, İslamiyete ve Müslümanlara karşı milyonlarca yalan söyleyip gayri müslimleri ve Müslümanları yüce İslam dinine düşman, acımasız, kan içici Terörist Gâvurlara dost yapmaktadırlar. Müslümanlar Terörist Gâvurların hilelerine ve oyunlarına karşı çok uyanık olmalılar. Allah korusun hem dünyalarını , hemde Ahiretlerini kaybedebilirler. 

Gayri Müslimler ;  Müslümanlara iyi davranan Hıristiyan, Yahudi v.s gibi insanlara ”Gayri Müslim” yani ”müslüman olmıyanlar”, denir. Müslümanlar 1400 senedir Gayri Müslimlere hep sevgi, şefkat, merhametli  ve hürmetli davranmışlardır. Bu sebepten İslâm Ülkelerinde yaşıyan gayri müslimler kendi arzularıyla bölükler halinde Yüce İslâm dinine girmişlerdir.

Danimarka, Avrupa, Amerika ve İsrail halkı gayri müslimdir.

 

Merhametli Danimarkalılara, müslümanlara oynanan oyunları anlatmalıyız:

Gâvurlar, gayri müslimleri (müslüman olmıyanları) ve aldattıkları yani kandırdıkları müslümanları, melek gibi iyi müslümanlara şeytani hilelerle düşman ediyorlarki, bu gaflet içindeki, gereken uyanıklığı gösteremiyen insanları, çocuklarını ve gençlerini  iyi müslümanlarla savaştırabilsinler, kavga ettirip birbirlerine düşman etsinler. Hıristiyan gençleri kolayca Ortadoğuya zavallı müslümanları öldürmeye gönderebilsinler ve suçsuz insanları terörist diye öldürtsünler. Silah ve ilaç satsınlar. Müslüman Ülkelerini yıksınlar tekrar yapsınlar. Müslüman Ülkelerinin petrolünü, gazını, madenlerini ve bütün zenginliklerini çalsınlar. Afrika gibi Müslüman ülkelerinide çöl yapsınlar.

 

Ekim 2006, Irakda sadece 650 bin müslüman öldürülmüş. Şeytan Gâvurlar güle oynıya tavuk gibi müslüman boğazlıyorlar. Bir müslümanın bir hayvan kadar değeri yok artık. İngilizlerin, İspanyolların, Fransızların ve diğer sömürgeci Terörist Ülkelerin Afrikadan Amerikaya veya Danimarkalıların Afrikadan Batı Hindistana götürdükleri zavallı Afrikalı zencilerinde hayvandan daha az değeri vardı. Bu günlerde Terörist Haçlıların ve Siyonist Vampir Yahudilerin aceleleri var. Yıktıkları, harabeye çevirdikleri  Irak’ı ve Afganistanı inşa edip, yapıp biran evvel daha zengin olacaklar. Müslümanları aç karnına Afganistandaki gibi çalıştıracaklar. Tamamen aç kalıp, açlıktan ölmemek, çocuklarının açlıktan ölmemesi için zavallı müslümanlar zalim gâvurların esiri olarak birkaç lokma ekmek için ağlıya ağlıya çalışacaklar. Daha öldürülme sırasında İran, Lübnan, Suriye, Suudi Arabistan, Körfez Emirlikleri, Türkiye, Pakistan vesaire var. Daha milyonlarca müslümanı öldürüp tarihin en büyük soykırımını yapacaklar.

Terörist Gâvurlar Osmanlı Torunu olduğumuz için biz Türkiyeli Müslümanları hiç sevmezler. Afganistanda, Çeçenistanda, Irakda, Filistinde düğün yapar gibi güle oynıya müslüman öldürüyorlar. Çok nadiren, biz müslümanları aşağılamak, korkutmak için:  -Bakın biz salak Müslümanları nasıl öldürüyoruz, diğer salaklar kendinize dikkat edin, köleliğinizi bilin yoksa sizide eşşekler cehennemine göndeririz, diyorlar. 

Akşamları  televizyonlarda gördüklerimiz kâlplerimizi ağlatıyor. Bize televizyonlarda gösterdikleri katillikleri, gerçeğin binde biri bile değildir. Hiç göstermeseler olmaz. Gâvurlar aptalmı ki, hayvandan aşağı duruma getirdikleri, öldürüp, sakat bırakıp, hasta ettikleri, işkence yaptıkları, ırzlarına geçtikleri zavallı savunmasız Müslümanların yürekler acısı durumlarını bizlere  göstersinler ve uyuyan biz salak Müslümanları uyandırsınlar.

 

Ağlayın Müslüman Kardeşlerim ağlayın.Salaklığımızada ağlayın. Gâvur Kayırıcılığımızada ağlayın. Bizi koruyan zavallı Müslümanlara aptalca Terörist, Fundemantalist deyip düşman olduğumuz içinde ağlayın. Kendi evlatlarımızı bile müslüman gibi yetiştiremediğimiz içinde ağlayın. Bütün dünya gâvurları birlik beraberlik içindeyken, birbirimize düşman edilmişliğimize ağlayın. Türkiyemizde  ve Avrupada 50-100 kişi birleşip her semte, her kasabaya, her mahalleye bir İslami kütüphane açamadığımız için, evlere ücretsiz çocuk kitapları, İslami kitaplar ve romanları, İslami kasetleri ve Cd leri, filimleri veremediğimiz içinde ağlayın. Erkekçe, mertçe çalışmıyanlar için 700 senelik Endülüs’ün son Müslüman Kralı gibi, kadınlar gibi ağlamak vaktidir. Ağlayın ki uyanabilesiniz. Eğer uyanmak istemiyorsanız bekleyin hepimizin Gâvur tanklarının ve atlarının ayakları altında ezilmemizi. 

Farkındamısınız Avrupada diyalog diye birşey yok. Ama islam ülkelerinde ve Türkiyemizde Papazlar müslümanları ve müslüman ülkelerini yok etmek için diyalog hilesiyle hızla çalışıyorlar.

Kahraman, Cesur, Şerefli  Danimarka pilotları! 4 senedir Kırgızistandan havalanıp Zavallı Afgan Halkını Terörist diye tavuk gibi öldürüyorlar!  Kendilerine iyilik yaptığı için, Zavallı Afganlı mücahidlerin gözlerini oyuyorlar Kalleş Pilotlar! Danimarka  Televizyonları, 1984 -1994  arası tam on sene Afganlı Mücahidlerin Ruslara karşı zafer haberini akşamları sevinerek verirdi. Afganlı Mücahidlerin eşekler üzerinde dağlara çıkardığı 1,5 metrelik “sıcak arıyan” Stinger Füzelerinin bir milyon kron değerinde olduğunu ballandıra ballandıra anlatırlardı. Türkçemizde döneklik, hainlik, hileârlık yapan insan kılığındaki yaratıklara Kancık denir, Kalles denir. Çok yakında bizleri melek gibi Afganlı mücahid kardeşlerimizden beter yapacaklar. Sizleri Yüce dininiz son hak (doğru, gerçek, hakiki) din İslamiyeti öğrenmeye, yaşamaya ve bu zalim pilotları İslamiyete davet etmeye çağırıyorum. Aksi takdirde (yoksa) dünyanın barışa kavuşması mümkün değildir.

 

Komünizmin yıkılması için ve Türki Cumhuriyetlerin Batı ve İsrail tarafından esir edilmesi için kaç tane batılı öldü?  Hiç ölmedi! 2 milyon Afganlı Mücahid Kardeşimiz; Amerika, Batılılar ve İsrail için öldü. 2 milyon sakat kaldı. Zavallı Afganistanlı kardeşlerimizi kullandılar, kandırdılar, Ruslarla savaşa sürüklediler. O mert ve güzel müslümanların ülkesi güzel Afganistanı harâbeye çevirip kolsuz ve ayaksız insanlar ülkesi yaptılar. Ne güzel, ne imânlı, ne yüksek insanlar şu Afganlı mücahidler. Vicdansız Terörist Gâvurlar Afganlı Mücahid Kardeşlerimizi aç bırakıp, sakat edip, yüce İslam dinini yasak edip  ağlatıyorlar. Bütün suçları mübarek, melekler gibi müslüman olmaları.

Kalleş sapık gâvurlar insanlıktan anlamazlar. Irak hakkında Kopenhagdaki Iraklı Arab kardeşlerimiz bakın ne anlatıyorlarmış:

– Korkak ve ödlek gâvur askerleri fırsatı bulunca devamlı makinelilerle yağmur gibi etrafa mermi yağdırıyorlarmış. Mücahidlerle yüz yüze geldiklerinde gözleri korkudan yumurta gibi kocaman oluyormuş. Tir tir titriyorlarmış. Silahlarını atıp ellerini kaldırıyorlar, ne olur öldürmeyin beni diye yalvarıyorlarmış.  Dağ Ayıları gibi dev cüsselerine bakmamak lazımmış. Bir müslüman çocuğunun attığı taş bile korkuturmuş, çıldırtırmış, hasta edermiş domuz ruhlu aygır gâvurları.

Yalancı, çıfıt Siyonist Yahudiler dünyanın bütün televizyonlarına, radyolarına, gazetelerine, dergilerine hatta saddam gibi bekçi köpekleri olan müslüman generallerine, krallarına, politikacılarına hakimdir. Bu yüzden devletsiz, Terörist Gâvurlar tarafından birbirine düşman edilmiş zavallı müslümanlar, gayri müslimlere yani Hristiyanlara, Yahudilere ve diğer insanlara gerçekleri anlatamazlar.

Mesela, Yahudilerin yaptığı 11 Eylül ikiz kuleler katliamını (katilliğini).  Orta doğuda İsrailin sınırlarını Nil’den Fırat nehrine kadar büyütmek için çok büyük bir soykırım yapılacağını. Milyonlarca suçsuz müslümanın hiç acımadan öldürüleceğini. Müslümanlık insanları  melek gibi yaptığı için binlerce Danimarkalının melek gibi müslüman olduğunu. Halbuki Danimarkanın yaptığı oyunlar ve yasaklar yüzünden müslümanların çocuklarını Terbiye edemediklerini. Danimarkanın pekçok camiyi ve İslami grubu kullanarak müslüman çocuklarını hileyle perişan ettiğini. Televizyonlarda Müslüman çocuklarının bu perişanlıklarıyla dalga geçtiğini. Danimarkada ve Avrupada müslümanlara modern komünizim, aşağılama ve modern esirlik hayatı yaşatıldığını. Dünyaya hakim Yahudi Medyasının devamlı yalan söylediğini, dünya insanlarını hatta müslümanları  İslamiyete ve Müslümanlara düşman ettiğini ve bunlar gibi yüzlerce rezaleti anlatmak, izah etmek mümkün değildir.

Deccal ve kâtil Gâvurlar, Müslümanlar tarihte adaletsizliğe, soyguna, küfre karşı koydukları için Müslümanlardan intikam alıyorlar. Bilhassa İslam ülkelerinin 1000 senedir koruyucusu, kalesi Ecdadımız Büyük Selçukluya ve Büyük Osmanlıya karşı kuyruk acıları var. Yüksek İmanlı Büyük Ecdadımız, Terörist Avrupalı Yılanlar hep beraber birleşip Haçlı sürüleri olarak müslümanlara saldırınca, kuyruklarına basar, yılanları sakinleştirir, kulaklarını çeker uslandırırmış.

Kâtil Gâvurlar insanlıktan hiç anlamazlar, sadece öldürmekten ve öldürülmekten anlarlarmış.

Danimarka devlet televizyonu, Radyo ve gazetelerinin haberine göre Afganistanda temizlenmesi pahalı olduğu için çıkarılamıyan  Rusların döşediği 10 milyon mayın yüzünden ilk on sene içinde 10 milyon kadar Afganlı ölecekmiş.

Kalleş Amerikalı, Batı Avrupalı ve İsrailli sömürgeciler acımadan kendileri için canlarını veren zavallı Afganlı Mücahidleri ve Afgan halkını öldürüyorlar. Aç karnına çalıştırıp yıktıkları yolları, binaları yapıyorlar. Aynı Fransız Katil Devletinin, Cezayirde bir anda suçsuz 1.5 milyon Cezayirli Müslüman kardeşimizi acımadan öldürüp geri kalanları aç karnına çalıştırdıkları gibi. Yakında bakın Türkiyemizdeki müslümanlara ne oyunlar oynıyacaklar.

Belçikalı Generalde 20 milyon nüfuslu Kongonun 10 milyonunu öldürmüştü. Terörist gâvur kâtillerin Somali, Sudan ve Liberyadaki katillikleri halen devam ediyor. Gâvurlar dünyayı Müslümanların  hayvan gibi boğazlandığı, kesildiği mezbaha yaptılar. Hayvan keser gibi Müslüman öldürüyorlar. Böylece İslam Aleminin petrolünü, gazını, madenlerini ve bütün zenginliklerini daha kolay , daha çok sömürebilecekler yani çalacaklar!  Gâvurlar Afrikada ve dünyada çıkardıkları iç savaşlarla hergün 50 bin

çocuğun açlıktan ölmesini sağlıyorlar. Gâvurların silah ve ilaç fabrikalarının çalışması gerekiyor.  Saddam isimli 35 senelik bekçi köpeklerini Kuveyt’e saldırtıp çıkardıkları Birinci Irak saldırısında ambargo ile 500 bin Iraklı çocuğu ilaçsızlık ve açlıkla öldürdüler. Kaç bin Irak askerini ve sivil halkını öldürdüklerini ise unuttum. Herhalde 500 bin, 1 milyon civarında. Deccal, Hain Gâvurların çıkardığı 7 sene süren Irak- İran Savaşında herhalde 4 milyon müslümanı öldürtmüşlerdi. Kolsuz, bacaksız, sakat kalanları hiç sormayın.

1920 nin Terörist Kanlı Gâvurları 50 senedir Müslümanlara biraz iyi davrandılar. Müslümanları Komünizme karşı savaştırdılar.  İngiliz Gâvurunun dinsiz yaptığı müslüman ülkelerini Amerikan Gâvurları, uyduruk Müslüman yaptılar ki Ruslara karşı savaşacak güçleri olsun!

Afganlılarla Komünizmi yıktılar. 1994 te Türkiye ile Rusyayı savaştırmak istediler. Rusya, Amerikaya ne istediğini sordu?  İstek belliydi. Amerika, Yahudi ve Batı Avrupa Türkî Cumhuriyetlerini esir olarak istiyordu.  Amerika isteğine kavuştu. Türkiyede İmam Hatip Okulları, Kuran Kursları ve Başörtüsü yasak edildi.

Kalleş Gâvurların Türkiyenin bekçiliğine ihtiyaçları kalmadı artık. Adana İncirlik hava üssünü söküp Bulgaristana kuracaklarmış (kasım 2006).  Türkiyemizde yakında çıkaracakları İran savaşında sessiz durmamız için sözde İslami bir hükûmet kuruldu. Baş örtüsü yasağı yüzünden hanımlarını köşke yemeğe götüremiyen bir hükûmet.

2001 yılında, Amerika Yahudileri , İkiz Kuleleri yerden kompüterle şeytanca yıktılar. Seslerini duyurma  oyununa getirdikleri zavallı Arab gençlerini öldürüp, terörizm yalanıyla ve bahanesiyle Ortadoğuyu Amerika ve Afrika gibi soykırım yapmaya başladılar. Artık müslümanların gâvur parası ile beş kuruş değeri kalmadı. Soykırım başladı. Bush’un söylediğine göre 25 sene devam edecekmiş salak müslümanları öldürerek ve aşağılayarak demokrasi dersi vermek. Başınızda paralansın sömürge cumhuriyetinizde, müslümanların askerlerini satın alma şeytanlığı demokrasinizde. Ahlaksızlığınızda , namussuzluğunuzda. Afganistanda, Bosnada ve Irakta yaptığınız ve Ruslara Çeçenistanda yaptırdığınız zulümler, katillikler ne insanlığa nede hayvanlığa sığar.

İstanbul Türklere bırakılacak kadar kıymetsiz bir şehir değilmiş.Bu sözde Türkiyeye hakaret vardır. Cevap verilmesi gerekirdi. 

Terörist, vicdansız gâvurlar, dünyada iyi müslümanların hepsini yok etmek istiyorlar. Salaklaştırdıkları müslümanların evlâtlarını uyduruk Hristiyanlığa sokacaklar. Avrupalılar akıllıdır, uyduruk Hıristiyanlığa inanmazlar. Soymak için başka milletleri kandırıp Hıristiyan yaparlar. Ellerine birer incil verirler, ülkelerini ellerinden alırlar. 

Yalnız araştırmacı büyük bir Alman papazı beni şaşırttı bu sene 2006 haziran ayında. ” -İncilin 400 defa değiştirildiğini tesbit ettim. Ama ben yinede Hristiyanlığa inanıyorum.”dedi.  Hakikaten Gonca Gülsel Alev’in ”Gurbet Radyosu” kitabında yazdığı gibi ”incil acınacak bir hikaye kitabı”. Ben ise ”sömürgeci katillerin el kitabı” diyorum.

Kopenhagda Pakistanlı Kardeşlerimizin düzenlediği büyük bir Konferansta tanıdığım Merhum, hayranı olduğum büyük insan, büyük Kuranı Kerim ve İncil Araştırmacısı ” Ahmed Deedat ”  İncil için ”50 senede bir değiştirilen uydurma kitap” diyor ve Papazlarla yaptığı toplantılarda video kasetlerinde görüntülerle papazlara ispat ediyor. İnternette ”Ahmed Deedat ” ı  ve Ahmed Deedat hakkındaki siteyi araştırınız.

Gâvurlar yakında Türkiyeyi ve Orta Doğuyu uyduruk Hristiyan yapacaklar.Efes’e Televizyonlarını kurdular.  1.5 sene sonraki Ak Parti seçimini bekliyorlar. Seçimden sonra hemen Türkiyeyi ve dünyadaki bütün Türkçe konuşanları Hıristiyanlaştırmaya başlıyacaklar.

Gâvurun işi belli olmaz. 20 kanaldan günde 24 saat ücretsiz porno filmi oynatıp müslümanları manyak yapar. Nerdeyse bütün müslümanlar bekar ve nikahsız yaşar. Ruh hastası yaptığı müslümanları, İslamiyete düşman ederler.

Anne ve babalar türkçe Yahudi Televizyonlarına inanarak, dindar olursa çocuklarınız  terörist olur yalanına kanıp, Terörist olmasın diye çocuklarının dindar olmasına mani oluyorlar. Çocuklarının terörist olmasından korkan müslümanların çocukları, uyduruk Hıristiyan olacaklar. Şimdi bile cahil bırakılan anne babalar terörist olur diye çocuklarının İslamiyeti öğrenmesinden çok korkuyorlar.

Bir kısım zavallı halkımız Diyanet Camilerine çocuklarını Kuranı Kerimi okumayı öğrensin diye gönderiyor. Avrupada yüzünden okumayı öğrenebilen olursa anne baba evladım hoca oldu diye seviniyor. Çünki kendi anne ve babasının zamanında Kuranı yüzünden okumak bile yasaktı Türkiyemizde. Ezanda yasaktı tam 18 sene. Merzifonda 80 yaşındaki annem anlattı bu sene (Temmuz 2006), çocukken Kuranı Kerim okuma dersine gidiyormuş camide. Yasak edilince gidememiş. 7o yaşında Kuranı Kerim okumayı öğrenmiş. Aslında Türkiyeli anne ve babalar aldatıldıklarının farkında değiller Avrupada. Evlatları Kuranı Kerimi okumayı öğrenmekle bir bilgi edinmiyorlar. Danimarkalı öğretmen, Ahlâksız Türk, Danimarka ve Dünya televizyonları, İnternet, Müslüman çocuklarının beyinlerini İslamiyete karşı yıkıyor. Sonra Türkiyeli kızlar vahşi ve dişi, Türkiyeli erkekler cahil ve salak oluyorlar. Bakılmıyan ağaç meyve vermez. İslam dini öğretilmeyen çocuklar salak veya dinsiz olurlar.

İmamlar yüksek maaş alıyorlar. İslam dinini çocuklarınıza öğretmeye yetkimiz yok, bizim vazifemiz sadece namaz kıldırmak diyorlar. Yakında anne ve babalar ihtiyarlar evine gidince veya cenazeleri kurşunlu tabutlarla Türkiyeye gidince, Türkiyeli gençler cahil, salak, uyuşturucu hastası, ruh hastası olarak sürüneceklerdir.

Rusyayı korkutmak ve Müslüman Türkiyelileri ahlâksızlaştırmak için Avrupaya getirilen, Türkiyede cahil bırakılmış Türk köylüsünün filmi maalesef böyle son bulacak.

Tabii, semirmiş veya uyuşturucu ile uyuşmuş dinsiz zavallı evlatlar, babalarının Türkiyedeki evini, tarlasını satıp Avrupalı Fahişelerle yiyecekler. Avusturyada dindar bir arkadaşımın oğlu Hristiyan oldu. Danimarkada çok dindar mübarek bir arkadaşımızın ikinci üniversitede okuyan Cok degerli, başarılı ve efendi oğlu dinsiz oldu.

İshoej de bir Türk Köylü Kadını bana yolda sen benim oğlumu dinsizlikten kurtardın dedi. Hadise şöyle olmuş. Küçük oğlu bir fabrikada çalışıyormuş ve kızların peşinde geziyormuş. Büyük oğlu kendini okumaya vermiş. Öğretmen okulunda okuyormuş ve başarılıymış. Kadın kış günlerinde soğukta kapı kapı dolaşan insanları Yahudi Hristiyanlığına davet eden Yahovacılara acımış ve kapısına geldiklerinde evine davet etmiş. Yahovacılar öğretmen okulunda okuyan oğlunu, toplantılarına davet etmiş. Anne bunda bir mahzur görmemiş ve evladı Yahovacı olmuş. Bu genç bir gün İshoej kütüphanesine uğramış, aslında bu kütüphaneye gelmezmiş. Orada tesadüfen ben bu gençle tanışmıştım. Ben acizane ”İslamiyete Davet” çalışmasını hergün yaparım. Pek çok Müslümanla tanışırım. Yazdığım İslami yazıları ve İnternet sitemin adreslerini veririm.   Bu öğretmen olacak gencimizede  yazdığım bir hayli yazı vermiştim. http://www.esir.webbyen.dk  isimli homepage’imin adreside vardı o kağıtlarda. Orada Yahovacılar hakkındaki ve diğer yazılarımı okumuş. Ve ben, o gün beni dikkatle dinlediği için gencin kibarlığına teşekkür ettiğimi hatırlıyorum. Meğer bu genç Yahovacılara inanmış bir Yahovacıymış fakat bana söylememiş. Yazılarımıda okuyunca elhamdülillah Yahovacılığı terketmiş.

 Anneside Dost tv ve Nur tv yi seyrediyormuş. Dost tv güzeldir seyrediniz fakat Nur tv sapık bir televizyondur. İngilizler  100 sene önce Hindistandaki müslüman halkına Ahmed Kadıyani adında sapık bir yeni peygamber getirerek, dünyada 2 milyon Hindistanlı ve Pakistanlı müslümanı sapıttırmışlar, dedim. Önce bana itiraz etti. Yaşlı, Beyaz sakalli, Müslüman, Kerametten bahsediyor, nasıl olur? dedi. Sonra söylediklerimi kabul etti.

Konyanın Kütükuşağı köyünden bir arkadaş İshoej Bilka Marketin kafeteryasında biz beş arkadaşına şunları anlattı. Kopenhagda bir akrabamın oğlu Yahovacı oldu. Annesi oğlunun durumundan çok memnun. Yahovacılardan Allah razı olsun, diyor!  Oğlum çalışmazdı. Eve gelmezdi. Şimdi hem çok güzel çalışıyor, hemde bize çok iyi davranıyor. Yahovacılar çok iyi insanlar, oğlumu adam ettiler, diyormuş!

Kardeşlerim, ne garib değilmi. Arkadaşım Recep’in anlattığına göre Danimarkada bir Diyanet Camii İmamı bir düğünde masada oturanlara ; arkadaşlar istediğiniz yere gidin şikayet edin benim sizin çocuklarınıza dinimizi öğretme yetkim yoktur. Benim yetkim size namaz kıldırmaktır, diyor.

Ey para kazanmayı, gösteriş yapmayı ve dedikodu yapmayı iyi bilen müslüman kardeşlerim. Allah Ahirette size evlatlarınızı iyi müslüman yetiştirmek için bilenlere niçin göndermediniz, elinden tutup götürmediniz diye soracaktır. Danimarkalılar melek gibi müslüman olurken sen ve evlâtların niye salak oldunuz diye soracaktır.

Hatta müslümanlıktan haberi olmıyan Hristiyanlara niçin iyi örnek olmadınız. Niçin onları islama davet etmediniz diye de soracaktır. Biliyormusunuz Sevgili Peygamberimizin Bazı Arkadaşlarının mezarları, Çinde ve İstanbuldadır. Peygamberimizin Yaşlı Halasının mezarı Lefkoşededir. İslam ordusu Peygamberimizin vefatından sonra küçük gemilerle Kıprıs Seferine (savaşa) giderken Peygamberimizin Yaşlı Halasıda Cihad Sevabı almak için sefere yani savaşa gidiyor. Savaşta İslam askerine yardım etmek istiyor. Kıprısta vefat ediyor. Oraya gömülüyor. Şu anda ”Hala Hatun Türbesi ” diye anılıyor. Oğlum Muhammed Fatih Alev ve Kızım Ayşenur Alev Hala Hatunun soyundan geliyorlar.

Bin sene Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlı Ecdadımız Güzel Osmanlı dilimizle Dünyayı idare etmiş. Osmanlıca yapılan anlaşmayla, Akdenizde Amerika gemilerine dolaşma izni verilmiş. Karşılığında vergi alınmış. İşte biz bu güzel Osmanlıca yazımızı okuyamıyoruz. Evimizde, Kıprısdaki Akrabalardan kalan çok eski iki resim vardı. Arkasında bir sürü Osmanlıca yazılar vardı. Büyük Ecdadımızın kitaplarını, mezar taşlarını okuyamadığımız gibi, maalesef bir türlü bu tarihi fotoğrafların arkalarını okuyamadık. Bir gün Kopenhagdan eşim Gonca Hanımı bir sabah kahvaltısına davet ettiler. Kıprıslı Şeyh Nâzım Danimarkalı Müridlerinin davetiyle Kopenhag’a gelmiş. Hanım fotoğrafların arkasını okutmak için Şeyh Nazım’a götürdü. Şeyh Nazım fotoğrafa bakıyor. Kimlerdensiniz diye soruyor. Hanım;  -Ya Allah Pembelerdeniz efendim, diyor. Şeyh Nazım;  – Bende aynı sülâledenim, akrabayız, diyor ve Hala Hatun’un soyundan geldiklerini teyid ediyor yani doğruluyor.

Biz müslümanlar gayri müslimleri (müslüman olmıyan insanları) çok severiz. Yüce Dinimiz İslamiyet doğruluk , mertlik, vefakârlık, sadakat, şefkât, merhamet, vicdanlı olmak, insan ve hayvan sevgisi, yardım severlik gibi daha pekçok dünyanın bütün güzelliklerine sahiptir. Ciddi araştırma yapanlar bu gerçeği görürler. Doğru İslâm Tarihini ve 1000 senelik Doğru Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlı Tarihini okuyanlar, İslamiyetin son hak (doğru, gerçek) din olduğunu ve müslümanların tarih boyunca gayri müslimlere çok büyük sevgi ve şefkat gösterdiklerini görürler. Hatta bugün bile İslam Ülkelerinde yaşıyan Gayri Müslimler müslümanları çok severler.

Gözleri paraya doymayan ve İslam Tarihi boyunca müslümanlara zulüm eden Terörist Gâvurlar 1400 senedir yüz milyonlarca suçsuz insanı ve müslümanı soykırımlarla ve savaşlarla öldürmüşler, sakat ve hasta etmişlerdir.

Avrupalı katil Gâvurlar, 1490 – 1502 yılları arasında Avrupa hapishanelerindeki mahkûmları Amerikaya götürüp ellerine tüfek ve bol mermi verip, serbestsiniz, işte size zenginliklerle dolu yeni bir vatan. Yerli halkı, anne baba ihtiyar ve çoçuk hepsini öldüreceksiniz, emrini veriyorlar.Silahsız yerli İnka, Aztek ve Maya halkı öldürülüp soykırım bittiğinde, Amerikanın yeni sahibi canavar kâtiller, bu tarlalarda biz mi çalışacağız diye düşünürlerken, 1502 yılında şeytan bir papaz çareyi buluyor. Afrikadan hayvan gibi zenci getirelim ve hayvan gibi çalıştıralım diyor.

Hayvanlardan daha zalim bir şekilde üç ay on günde getirdikleri milyonlarca Zavallı Zencileri, pislikten ve havasızlıktan öldükleri için yolda yarısını denize atıyorlar. Zincirler içinde kucak kucağa oturtuluyorlar, Hemen başlarının üzerinde yeni katlar oluyor. Küçücük gemilerle 680 esir taşıyorlar. 3,5 ay tuvaletlerini birbirlerinin üzerine yapıyorlar. Havasizliktan, Pis kokudan ve pislikten hasta oluyorlar, ölüyorlar. Amerikaya geldiklerinde yürüyemiyorlar. Limana hayvan gibi atıyorlar. Sonra satıyorlar. Anne baba evlatlar herbiri Amerikanın bir tarafına gidiyor, birbirlerini tekrar göremiyorlar. Günde 20 saat aç karnına döve döve ayakları zincirli olarak  çalıştırıyorlar. Yere çaktıkları kazıklara bağlayıp, çivili sopalarla dövüp, parçalanan etlerinin  üzerine tuz ve acı biber tozu ekiyorlar.

Satın aldıkları ilk gün, çoğu müslüman olan zavallılara Hıristiyan ismi verip, Hıristiyan yapıp hayvana yapılmıyacak muameleler yapıyorlar. Koca Koca kiliseler yaptırıyorlar ve Hıristiyanların sayısını artırıyoruz diye seviniyorlar. Beyazların kiliselerine yakın bir tarihe kadar almıyorlar. Çünki zencileri hayvan kabul ediyorlar. Yeni genç zenciler Afrikadan Amerikaya çok ucuza getirildiği için kadınların çocuklarının olmasını istemiyorlar. Köle zenci çocukların doğması ve büyümesi pahalıya mal oluyor. Zenciler hayvandan çok ucuza satın alındığı için hızlı çalışmıyanlar hemen öldürülüyor.

Danimarkanın Batı Hindistandaki sömürgesinde bir sömürgeci çiflik sahibi Danimarkalıya, komşusu bir Danimarkalı ziyarete geliyor. Bahçede oturup sohbet ederlerken misafir Danimarkalı hizmetçi zenci kızlardan birisinin göğüslerine bakıyor. Ev sahibi zenci kızın arkasından mutfağa gidiyor. Bıçakla zavallı kızın göğüslerini dibinden kesiyor, bir tabağa koyuyor ve komşusu Danimarkalı misafirin masasına koyuyor. Buyurun diyor, beğendiğiniz göğüsler! diyor.   Tabii zenci kızcağız ölüyor. (2006 ilkbahar Dr2 isimli Danimarka devlet televizyonu, inanmıyanlar yazdıklarımı araştırsınlar)

Bush, Amerika, Batı Avrupa ve İsrail orta doğuda milyonlarca müslümanı kısa zamanda öldürüp daha zengin olmak için  ikiz kuleleri kendileri yıktılar.  Nevyorkta İkiz kulelerde suçsuz Amerika halkını iğrenç planları için öldürdüler. Yahudilerin haberi olduğu için ölmediler. Arab gençlerine Filistindeki haklılığınızı dünyaya anlatmak için size yardım edelim, uçak kaçıralım, hava alanına indiğinizde gazetecilere size yapılan zulümleri anlatın dediler.  Yahudilerin Dünya çapında profesyonelce yaptıkları bu iğrenç planlarla Arab kardeşlerimizi kandırarak yerden idare edilen kompüterlerle öldürdüler. İkiz kulelerde çalışan binlerce Yahudiye birşey olmadı. Çünki 11 Eylül Perşembe günü işe gelmediler. Faciayı önceden biliyorlardı.Burada şöyle bir gerçek ortaya çıkıyor; Amerika, Avrupa ve İsrail halkına ve askerlerine suçsuz müslümanları öldürtebilmek için büyük bir yalana ve hileye ihtiyaç vardı. Yahudiler dünya medyasına (televizyonlarına, radyolarına, gazetelerine, dergilerine) sahip ve hakim oldukları için bu iş kolayca yapılabildi. Danimarka Uçakları 4 senedir Kırgızistandan havalanıp zavallı Afgan halkını bombalayıp dönüyorlar! Dünya Yahudi Gazeteleri yazmadığı için hergün kaç zavallı Afganlı Müslüman kardeşimiz kalleşce ve haince öldürülüyor duymuyoruz bile. Irakda ekim 2006 tarihine kadar üç senede 650 bin Iraklı müslüman öldürülmüş. Orta doğuda milyonlarca müslüman öldürülecekmiş. Filim çevirir gibi müslüman öldürüyorlar ve bizde film gibi seyrediyoruz.

 

Afgan Halkı;  Amerika, Avrupa ve İsrail halkını Komünizmden kurtarmadı mı? Zalim Gâvurlar müslümanları Afganistanda Rusyaya karşı savaştırmadı mı? Afganistanda 15 bin tane büyük Taliban okulunu gâvurlar açmadılar mı? Milyonlarca kız ve erkek güzel müslümanlar yetiştirmediler mi? 2 milyon Afganlı kardeşimizi Ruslara karşı öldürtmediler mi? 2 milyon kardeşimiz sakat kalmadı mı? Pahalı olduğundan yerin altından çıkarılamayan Rus mayınlarından dolayı daha  10 milyon Afganlı kardeşimiz ölmiyecek mi? (Dr2 Danimarka Devlet Televizyonu) 

Türkiyemizde 1950 yilinda imam hatip okullari, Kuran Kurslari nicin acildi? Nasil acildi. 1994 sonrasi nicin kapatildi ve kapatilmaya devam ediyor? 18 senedir yasak olan ezan 1950 de nicin serbest edildi?Komünizm bitti. Müslümanlikta bittimi?  Komünizm icin mi biraz Uyduruk Müslüman yapilmistik. Ezansiz günlere geri mi dönecegiz?

Ey dünyanın uyuyan insanları ve müslümanlar uyanınız. Hakiki barış ve huzur istiyorsanız Terörist, hilekâr ve şeytan gâvurların oyununa gelmeyiniz. Bu uyuşuklukla Cenneti hayal etmeyiniz. Aza kanaat ediniz. Doğru, mert ve şefkatli olunuz. 3. dünya savaşını çıkarmayınız. İnsanları ağlatmayınız. Müslüman Anaları ve Babaları ağlatmayınız. Bosnadaki, Çeçenistandaki, Filistindeki, Afganistandaki, Sudandaki, Somalideki, Irakdaki şeytanlıklarınızı bırakınız. Hatta İranda , Türkiyede  ve Pakistanda yapacağınız soykırımlarıda iptal ediniz. 1400 senedir yaptığınız gâvurluğu ve iğrenç katilliği bırakınız. Müslümanların sabrını taşırmayınız. Müslüman demek melekler gibi saf ve temiz olmak istiyen insan demektir. Hatta müslümanlar melekleri geçmek için yarışırlar. Dünyanın zalim gâvurları bütün dünya müslüman olmasın diye şeytanca çalışır gayret ederler. Dünyaya hakim merhamedsiz Yahudi Medyası yani Televizyonları, Radyoları, Gazeteleri ve Dergileri islama karşı şeytanî nefret ettirme savaşını bıraksalar, dünya kendiliğinden bölük bölük İslama dönecektir. Afrikadaki Zavallı İnsanları soymayı, iç savaşlarla birbirlerini öldürtmeyi bıraksalar Afrika 10 senede Avrupa gibi zengin olacaktır. 

Vahşi ve Vicdansız Gâvurlar, Dünyadaki insanları hatta gaflet içindeki müslümanları kandırırlar, insanlığı ağlatırlar, inletirler, stres ve deprasyona sokarlar. Allah insanoğluna hayvanlardan farklı olarak, akıl ve düşünmeyi vermiştir. İnsanoğlu düşünmeli, aklı ile son hak din Yüce İslamiyeti araştırmalı ki ”Allahtan başka Allah yoktur, Muhammed onun Peygamberidir” deyip kurtulmalıdır, hafiflemelidir.  Aynı Danimarkalı yeni müslümanlar gibi melek gibi olmalılar veya en azından gerçekleri, hadiselerin perde arkasını, müslümanlara iğrenç oyunlar oynandığını duymalılar, bilmeliler. Aksi takdirde Afrikada zencileri, Afganistanda Afganlıları veya Irakta arabları, iç savaşlarla birbirlerine öldürttükleri gibi, Danimarkadaki nefret ettirdikleri Danimarka halkını müslümanlara saldırtabilirler. Ben Türküm. 10 sene kadar önce dış güçler Türkiyede Türkiye Hizbullahı diye Müslüman Kürd bir grub meydana getirdiler, PKK grubu ile savaştırdılar. Bir akşam çeşitli  özel tv kanalları bir Türk Makamının şu sözünü söylediler.  – iti ite kırdırdık! Hiç unutamıyorum aynen böyle söylediler.

Halbuki müslümanlar kardeştir. Müslümanlar tarih boyunca Hristiyan komşularına bile karşılıksız yardım etmişler ve Allah Rızası için yapmışlar. Hristiyanlar bu karşılıksız yapılan yardıma şaşırmışlar. Hak (gerçek, doğru) din yüce İslamiyete kavuşmuşlar.

 

Müslümanlar bütün dünyadaki insanları İslamiyete davet etmek mecburiyetindedirler. Yoksa çocukları ve torunları çok yakında uyduruk Hristiyan veya dinsiz yapılacaklardır! Müslümanlar terörist değildir. Terrörist denen Müslümanlarda melektir. Müslümanlara terörist diyenler şeytan ve gerçek teröristlerdir. Danimarkayı işgal eden Almanlara karşı başkaldıran, saldıran Danimarkalı Mücahidler terörist miydi? Kahramanmıydı?  Filistinliler, Çeçenler, Usame bin Laden, Taliban, Iraklı Mücahidler ülkelerini işgal eden soykırımcı sömürgecilere karşı şerefle ülkelerini ve dinlerini koruyan, haksızlığa karşı isyan edip başkaldıran, mücahid kahramandırlar. Eğer onlar olmasa şimdi milyonlarca müslümanı tavuk gibi kesecekler, itlaf edip yok edecekler. Eğer Gâvurlar yakında milyonlarca müslümanı Amerikadaki Yerliler gibi öldürüp yok etmezlerse Amerika, Avrupa ve İsrail halkı kendiliklerinden bölük bölük müslüman olacaklar. Bizde, gâvurlar tarafından şeytanca salaklaştırılmış esir zavallı müslümanlar, yeni müslüman olan mühtedilerden (islâmı seçenlerden) yüce dinimizi öğrenmeye başlayacağız. Çocuklarımıza da Güzel İslamı yeni Danimarkalı, Amerikalı, Avrupalı ve İsrailli Müslümanlar öğretecekler!

 

Berlingske Tidende Gazetesinde 2 sahifelik büyük bir röportajda :

Anne isimli 23 yaşında müslüman olanKopenhagda Danimarkalı bir üniversite talebesi şöyle diyor. – Ben okuma hastası bir kızım. Arkadaşlarım oynar ve gezerken ben evde oturur hep kitap okurdum. Birgün okuduğum bir kitapta ”Son Peygamber Hz. Muhammed” diye bir cümle okudum. Merak ettim, araştırdım ve Hz. Muhammed hakkında kitaplar okudum. ”La ilahe illallah, Muhammeden Resulullah” deyip müslüman olunca birden hafiflediğimi hissettim. İslamiyeti çok seviyorum. Evlenmek için müslüman olmadım. Şu anda 28 yaşındayım ve yakında Faslı mübarek bir müslümanla evleneceğim.

Son derece güzel örtülü bu kız kardeşimiz müslüman olmadan evvel öğrendiği Kick Boks’a İslami bir şekilde hobi olarak devam ettiğini söylüyor. Arzu eden genç kızlara salonun bütün perdelerini kapatıp, kapısını kilitleyip Kick Boks dersi veriyormuş. Senelerce önce Kick Boks’a başlama merakının ise kendisindeki başarma, gayretli olma  arzusundan dolayı olduğunu söylüyor.

 

Sevgili Müslüman Genç Kardeşlerim, sizlerde Danimarkalı Kız Kardeşiniz ”Anne” gibi başarılı bir müslüman olunuz. Nüfus kağıdınızın ”müslüman” yazması hiçbirşey ifade etmiyor. Hemen Gâvurlar tarafından uyutulduğunuz uykudan uyanmalısınız ve yeniden, Danimarkalı Yeni Müslüman kardeşleriniz gibi müslüman olmalısınız. Danimarkalı melek gibi yeni Müslüman kardeşlerinizle yollarda durdurarak tanışınız. Evlerinize davet ediniz. Sizin gibi müslüman olmak istiyorum deyiniz. Utanmayınız. Cesur olunuz. Siz Osmanlı torunusunuz. Kandırıldığınız yeter artık. Bu güzel tesettürlü, İslami kıyafetli  Danimarkalı Müslüman kardeşlerinizden, şeytanca hilelerle size öğretilmeyen yüce Dininiz İslamiyeti, Güzel İslâm ve Büyük Osmanlı tarihini  öğreniniz. Birde 1920 yıllarından beri şeytan İngiliz Gâvurunun müslümanlara oynadığı feci oyunları sorunuz sizlere anlatsınlar. Biz korkumuzdan anlatamıyoruz. Dilimiz ve kalemimiz zincirli. Biz zavallı müslümanlar, alınlarımızdaki ”salak” yazısını silmemiz gerekiyor.

 

Ey benim mübarek, cennet yolcusu olmak istiyen sevgili genç kardeşim;

Sen dünyayı 1000 senedir şerefle ve adaletle idare eden, Aleme ”Nizam Veren” Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlı ecdâdının şerefli fakat kandırılmış, cahil bırakılmış çocuğusun. Evlât soyuna çeker. Zalim merhametsiz gâvurların çocukları melek gibi müslüman olurken, aptallık, cahillik, salaklık sana yakışmaz.

Sende melek gibi, Sevgili Peygamberin gibi, Yıldızlar gibi olan Sahabiler gibi, Abdulkadir Geylani, İmamı Gazali, Selahaddini Eyyubi, Kılıç Aslan, Alpaslan, Osman, Murad, Fatih, Yavuz gibi, Danimarkalı yeni müslüman kardeşlerin gibi müslüman olmalısın. Sakın olamam deme, olursun! Çünki sen Selahaddini Eyyubinin , Alparslanın torunusun. İslam Bayrağını düşürüldüğü yerden sen kaldıracaksın. Vazifelisin. Sen Şehidler torunusun. Ecdadına layık öyle müslüman olacaksınki melekler seni kıskanacaklar. Terörist Gâvurların müslümanları parçalayıp birbirleriyle savaştırma şeytanlığının önüne geçilecek. Dünyadaki bütün müslümanlar birleşecekler. Danimarkalı gençlik yürü kardeşim arkandan bende geliyorum diyecek. Hatta Almanda, İngilizde, Fransızda, İtalyanda bu nurlu yolda seni takip edecek. Şimdiden Gazanı tebrik ediyorum. Allah rızasından ayrılma kardeşim diyorum.  Kaz gibi cahilce müslümanlık bizlere yakışmaz. Osmanlı Ecdadımız gibi ilim ve irfan (dini anlayış) sahibi olmalıyız.

 

100 sene evvelki Türk ve Kürd ecdadımız gelseler ve bizleri görseler bize müslüman demezler. O mübarek, kahraman, şerefli, alim, imânlı, kerametli büyük ecdadımıza layık evlatlar olmalıyız. Hemen yeniden müslüman olmamız gerekiyor. Yoksa bizim alnımızda ”salak” mı yazıyor?  Yazıyorsa veya birileri yazmışsa Danimarkalı müslüman kardeşlerimiz gibi melek gibi müslüman olup bu pis lekeyi temizlemeliyiz.

Şeytan İngiliz Gâvurunun müslümanların başına musallat (bela) ettiği Lawrence’ leri Yakub isimli Yakopları iyi tanımalıyız. İngilizlerin 1920 lerde sınırlarını masa üstünde cetvelle çizip, Komünizme karşı müslümanlara dağıttığı, başlarına kendi casuslarını yerleştirdiği ülkelerden 22 tanesinin sınırlarını şimdi Amerikalılar değiştireceklermiş. Kimbilir yakında Ortadoğu, Türki Cumhuriyetlerde olduğu gibi Amerikanın, Yahudinin Casusu sahte kahraman devlet başkanları gibi birsürü kukla Gâvur Casusu Kahraman! Kurtarıcı! Devlet Başkanlarıyla tanışacak.

 

20 milyonluk Kongonun 10 milyonunu ağaçlardan hızlı kauçuk toplamıyorlar diye öldüren Belçikalı Generalin, Kongonun Başşehrindeki heykelinin üzerinde şöyle yazıyormuş: ”Kongoya medeniyeti getiren büyük kahraman”  İşte sömürgeci gâvurların müslüman ülkelerine şeytanca getirdikleri medeniyet, krallık, cumhuriyet ve demokrasi, hukuk ve guguk aslında müslümanları zekice ezmeye, iç savaşa sokmaya, soykırım yapmaya, hasta etmeye, soymaya, generalleri ve politikacıları kolay satın almaya, ahlâksızlaştırmaya, namussuzlaştırmaya, gâvur yani islamiyete düşman etmeye yaramaktadır.

Dikkat ediniz dünyanın bütün gâvurlarını birbirlerine dost, Müslümanlarını birbirlerine düşman etmişler. Ana baba bacı kardaş akrabalarda birbirine düşman edilmiş. Hatta Cami ve İslami grublar bile birbirine düşman edilmiş. Halen Masonları, Selanik dönmelerini, Siyonist Yahudileri, Haçlı Amerikalı ve Avrupalıları göremiyorsak. Allah için birleşemiyorsak, mezbaalardaki hayvanlar gibi ölümün yakın olduğunu bilmeliyiz. Kurtuluşumuz barış dini İslamiyettedir. Merhametsiz Terörist gâvurlara özenmeyin ve kanmayın. Afrikadan, Iraktan, Çeçenistandan, Filistinden ve Bosnadan beter yaparlar sizi.

 

Eğer melek gibi örnek Müslüman olursanız, gayri müslimler ve merhametsiz Terörist gâvurlar size hayran olurlar, müslüman olurlar, yaşlı dünyamızda ki insanlar huzur bulurlar.

Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Suudiler, Körfez Krallıkları, Pakistan daha doğrusu bütün İslam ülkeleri 1920 lerden beri İngiliz ve Amerikanın Casusları yani kukla uşaklarıyla, sahte sömürge kahramanlarıyla , sömürge valileriyle idare ediliyorlar. Vicdansız terörist ve soykırımcı gâvurlar hem müslümanları, müslümanların askerleriyle, generalleriyle, gâvur casusu devlet başkanlarıyla  şeytanca ezerek idare ediyorlar, hemde, bu geri kalmış müslümanlara demokrasiyi, cumhuriyeti bir türlü öğretemiyoruz diye televizyonlarında ve gazetelerinde dalgalarını geçiyorlar. Şimdi bu tiyatroyu çok gülünç bir şekilde Türki Cumhuriyetlerde oynuyorlar.  Terörist gâvurlar müslümanlara karşı görünmeyen, gizli tiyatro savaşları yaparlar. Müslümanlar Sevgili peygamberimizin ”harp hiledir (savaştır)” hadisini iyi anlayıp uyanmalılar. Gâvurların oyununa gelmemeliler.

2006 yılında bizim Genel Kurmay Başkanımız, ”Türkiye İslam Ülkesi değildir. Müslümanda değildir. Laiktir” demişti. Bu duruma göre bende Türkiyemizin müslüman bir ülke olmadığını laik olduğunu anlıyorum. İslam ülkeleriyle ilgili yazdığım bu aciz yazılar, Cennet vatanımız, son bir avuç toprağımız, Türkiyemizin kapsama alanına girmiyor. Ben müslümanlardan ve müslüman ülkelerinden bahsediyorum.

Fransızlar Cezayirde 1.5 milyon Cezayirliyi öldürürken hiç acıdılarmı acaba? Bu zalim gâvurların hepsi kasap. Bu kasapların 500 senedir kaç milyar insanı kestiğini gösteren bir liste olsada sitemize koysak.

Muhammed Özen isimli 9 sınıfta okuyan öğrenciye Danimarka okulunda öğretmeni soruyor.  -Müslüman mısın?  -Evet.    İkinci soru geliyor. – Terörist misin?     – ………!      Muhammed’e dedim ki, senin baban dindar ve bilgili bir müslüman. Bu vesileyle muhakkak sende bilgilisin. Sınıfta öğretmenin İslam dini hakkında söylediği yalanları, yanlışları düzeltmişsindir. Danimarkalılar Yahudi medyasıyla islamiyetten nefret ettirildikleri için öğretmenin senin doğru sözlerini beğenmemiştir. Ve sana Terörist deme basitliğini göstermiştir.   – Evet, öyle oldu, dedi.                    Muzaffer Alev  ekim 2006

 

AİLE-HAYAT  08.11.2006
Resulullah Çanakkale’de Tarihler 1928 yılını göstermektedir. Osmanlının son devir âlimlerinden, ilmi ile amil Alasonyalı Cemal Öğüt Hoca efendi hacca gider. Cumhuriyet yeni kurulmuş, hızlı bir değişim yaşanıyor, Çanakkale Savaşı’nın üzerinden de on yılı aşkın bir zaman geçmiştir. Cemal Öğüt Hoca efendi vaktinin çoğunluğunu Mescid–i Nebevî’de geçirir. Bu arada Efendimizin türbesindeki görevlilerle yakınlık hâsıl olur. Hiçbir dünyalık beklemeden, sadece Resûlullah’a sevgi ve muhabbetinden dolayı türbeye hizmet eden bu güzel insan da Cemal Öğüt Hoca efendiye yakınlık duyar ve güzel bir dostluk kurulmuş olur.
Osmanlı muhabbeti Cemal Öğüt Hoca efendi türbedarla yaptığı sohbetlerde bir şey dikkatini çeker. Türbedar Osmanlı devletine son derece bağlıdır, hatta o kadar ki Osmanlı adı geçtiği yerde muhakkak bir hürmet ifadesi belirtisi gösteriyordu. Bu nuranî ihtiyarın Osmanlı’ya bu derece bağlı ve hürmetli olması Cemal Öğüt Hoca efendinin merakımı celbeder, bir gün sorar: “Sizde Osmanlı’ya karşı derin bir sevgi ve muhabbet görüyorum, bunun özel bir sebebi var mı?” Nurani ihtiyar derin bir düşünceye daldı, kısa süre sonra başını kaldırdı ve şöyle dedi: “Allah ve Resûl’ünün muhabbeti, Osmanlı’yı sevmemi gerektirir.” Cemal Öğüt Hoca efendi bu açıklamadan pek bir şey anlamaz. Anlamadığı da zaten yüz hatlarından anlaşılmıştır. Türbedar pek fazla bilgi vermek niyetinde değildir, ancak Cemal Öğüt Hoca efendi bir şeylerin olduğunu anlar ve ısrar eder. Nur yüzlü ihtiyar anlatmaya devam eder: “Osmanlı’yı sevmem için şu anlatacağım hâdise yeter de artar bile.” 1915 senesinde Medine’de başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır. 1915 yılının hac mevsimi idi. Her hac mevsiminde olduğu gibi, dört bir yandan mü’minler geliyordu, bu gelenlerin içinde Hindistan ulemâsından, âlim, zahit, keşfi açık gerçek bir Allah dostu da bulunuyordu. Bu Allah dostu ile sizinle olduğu gibi yakınlık oluştu, sohbetine katıldık. O kadar güzel sohbetleri oluyordu ki, kendi ağlıyordu, dinleyenleri de ağlatıyordu. O zamanlar Osmanlı’nın çok sıkıntıda olduğu zamanlardı, ehl–i küffar, İslâm’a karşı saldırıya geçmiş, Payitahtta Çanakkale Boğazı’nda büyük savaş oluyordu. Hindistanlı âlimde bir şey dikkatimi çekmişti, sohbetlerinde ağlıyor, namazlarında ağlıyor, yolda yürürken bile gözünden yaş eksik olmuyordu. Ağlamadığı zamanlar bile devamlı hüzünlü idi. Merakım artıkça artı ve bir gün kendisine bunun sebebini sordum:
Şimdi buralara geldim… “Efendi! Bu mübarek yerdesin, gözün gönlün açılacağı yerde devamlı ağlıyorsun, ağlamadığın zamanlarda yüzünde hüzün var, bunun sebebi, hikmeti nedir?” Beni yayına oturttu, gözlerindeki yaş damlaları daha da hızlanarak akmaya başladı. Sonra yaşlarını sildikten sonra bana dedi ki: “Ben uzun yılların hasreti ile çok uzaklardan buralara geldim. Ben Kâinatın Efendisi’nin kokusunu, ruhaniyetini Hindistan’dan alırdım. Şimdi buralara geldim, Efendimin kabr–i şerifi başındayım, ama Hindistan’da aldığım feyiz ve nuranîliği burada bulamadım. Bu ne hâldir diye düşünüyorum, acaba bir günah mı işledim, bir suçum mu var? Efendim benim üzerimden himmetini çekti mi? Ya da Efendim, burada değil, burada olsa onu hisseder, onun ruhaniyetinden bereketlenirdim. Bu hâl beni perişan etti… Ağlamamın sebebi budur.” Türbedar bu Allah dostunu dikkatle dinledi, ancak o da bu işe ne bir yorum getirebildi, ne de bir şey diyebildi. Sabah namazına kalkmadan önce türbedar bir rüya görür. Rüyasında Kâinatın Efendisini görür. Nur yüzlü türbedar, edebinden Efendimize bir şey soramaz. Dün yaşananlar aklına gelir, bir şey diyemez. Türbedarın düşüncelerine Kâinatın Efendisi cevap verir: “Birkaç zamandır Çanakkale’deyim” “O kardeşimin hissettiği doğrudur. Ben her zamanki makamımda değilim, birkaç zamandır Çanakkale’deyim… Çok zor durumda bulunan kardeşlerimi yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Onlara yardım ediyorum…” Hindistanlı âlim, Allah dostunun vaziyeti anlaşılmıştı. Burada akla şöyle bir soru gelebilir: Efendimiz bulunduğu makam itibariyle, bir anda birden çok yerde bulunamaz mı? Elbette bulunur, başta Hızır a.s.’ın ve Allah’ın veli kullarının bulunduğu gibi. Buradaki, hâdise birine gösterirler, ondan da herkese duyururlar mahiyetindedir.
Yetiş ya Muhammed Kur-an’ın elden gidiyor! Çanakkale en zorlu günlerinden birini geçiriyor. Küffar ordusunun askerleri ilk defa karaya ayak basmıştır, ellerindeki üstün silah ve teçhizatla saldırıya geçerler. O zamanlar Osmanlı’nın müttefiki olan Almanya ordusuna mensup bazı subaylar da cephede bulunmaktadır. Şimdi bu subaylardan birine kulak verelim. Alman Subay Sanders anlatıyor: Çok dehşetli bir saldırı karşısında kalmıştık. Karaya çıkan İngiliz askerlerini gemiden top atışları ve makineli tüfekler destekliyordu. Bulunduğumuz siperlerden değil hareket etmek, en küçük bir hareket belirtisi bile onlarca mermiyi hemen o hareket noktasına çekiyordu. Mevzilerden elini kaldıranın eli, miğferini kaldıranın miğferi parçalanıyordu. Böyle bir sağanak altında çaresizlik içinde beklemekten başka bir şey yapamıyorduk. Bu şekilde ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Birden bulunduğum yerden yaklaşık on beş metre uzağımızdan korkunç bir ses geldi. Sesle birlikte bir Türk askeri siperden kalktı, düşmana doğru koşmaya başladı. Hem koşuyor hem kollarını sağa sola sallıyor, hem de sesi çıktığı kadar bağırıyordu. Yanımda bulunan tercümanıma dedim ki: –Şu koşan asker ne diyor? –Komutanım! “Yetiş ya Muhammed Kitabın elden gidiyor!” diye bağırıyor. Böyle bir manzarayı tarih görmemiştir. Asker sanki üzüm toplar gibi düşman mermilerini elleriyle topluyordu. Onu gören diğer askerler de siperlerinden hareketlendi ve o anda çok çetin bir savaş başladı. Kısa zaman sonra karaya çıkan İngiliz birliğinden geriye yerde yatan asker cesetlerinden başka bir şey görünmüyordu..

       

 

rişan etti… Ağlamamın sebebi budur.” Türbedar bu Allah dostunu dikkatle dinledi, ancak o da bu işe ne bir yorum getirebildi, ne de bir şey diyebildi. Sabah namazına kalkmadan önce türbedar bir rüya görür. Rüyasında Kâinatın Efendisini görür. Nur yüzlü türbedar, edebinden Efendimize bir şey soramaz. Dün yaşananlar aklına gelir, bir şey diyemez. Türbedarın düşüncelerine Kâinatın Efendisi cevap verir: “Birkaç zamandır Çanakkale’deyim” “O kardeşimin hissettiği doğrudur. Ben her zamanki makamımda değilim, birkaç zamandır Çanakkale’deyim… Çok zor durumda bulunan kardeşlerimi yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Onlara yardım ediyorum…” Hindistanlı âlim, Allah dostunun vaziyeti anlaşılmıştı. Burada akla şöyle bir soru gelebilir: Efendimiz bulunduğu makam itibariyle, bir anda birden çok yerde bulunamaz mı? Elbette bulunur, başta Hızır a.s.’ın ve Allah’ın veli kullarının bulunduğu gibi. Buradaki, hâdise birine gösterirler, ondan da herkese duyururlar mahiyetindedir.
Yetiş ya Muhammed Kur-an’ın elden gidiyor! Çanakkale en zorlu günlerinden birini geçiriyor. Küffar ordusunun askerleri ilk defa karaya ayak basmıştır, ellerindeki üstün silah ve teçhizatla saldırıya geçerler. O zamanlar Osmanlı’nın müttefiki olan Almanya ordusuna mensup bazı subaylar da cephede bulunmaktadır. Şimdi bu subaylardan birine kulak verelim. Alman Subay Sanders anlatıyor: Çok dehşetli bir saldırı karşısında kalmıştık. Karaya çıkan İngiliz askerlerini gemiden top atışları ve makineli tüfekler destekliyordu. Bulunduğumuz siperlerden değil hareket etmek, en küçük bir hareket belirtisi bile onlarca mermiyi hemen o hareket noktasına çekiyordu. Mevzilerden elini kaldıranın eli, miğferini kaldıranın miğferi parçalanıyordu. Böyle bir sağanak altında çaresizlik içinde beklemekten başka bir şey yapamıyorduk. Bu şekilde ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Birden bulunduğum yerden yaklaşık on beş metre uzağımızdan korkunç bir ses geldi. Sesle birlikte bir Türk askeri siperden kalktı, düşmana doğru koşmaya başladı. Hem koşuyor hem kollarını sağa sola sallıyor, hem de sesi çıktığı kadar bağırıyordu. Yanımda bulunan tercümanıma dedim ki: –Şu koşan asker ne diyor? –Komutanım! “Yetiş ya Muhammed Kitabın elden gidiyor!” diye bağırıyor. Böyle bir manzarayı tarih görmemiştir. Asker sanki üzüm toplar gibi düşman mermilerini elleriyle topluyordu. Onu gören diğer askerler de siperlerinden hareketlendi ve o anda çok çetin bir savaş başladı. Kısa zaman sonra karaya çıkan İngiliz birliğinden geriye yerde yatan asker cesetlerinden başka bir şey görünmüyordu..        

 

rişan etti… Ağlamamın sebebi budur.” Türbedar bu Allah dostunu dikkatle dinledi, ancak o da bu işe ne bir yorum getirebildi, ne de bir şey diyebildi. Sabah namazına kalkmadan önce türbedar bir rüya görür. Rüyasında Kâinatın Efendisini görür. Nur yüzlü türbedar, edebinden Efendimize bir şey soramaz. Dün yaşananlar aklına gelir, bir şey diyemez. Türbedarın düşüncelerine Kâinatın Efendisi cevap verir: “Birkaç zamandır Çanakkale’deyim” “O kardeşimin hissettiği doğrudur. Ben her zamanki makamımda değilim, birkaç zamandır Çanakkale’deyim… Çok zor durumda bulunan kardeşlerimi yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Onlara yardım ediyorum…” Hindistanlı âlim, Allah dostunun vaziyeti anlaşılmıştı. Burada akla şöyle bir soru gelebilir: Efendimiz bulunduğu makam itibariyle, bir anda birden çok yerde bulunamaz mı? Elbette bulunur, başta Hızır a.s.’ın ve Allah’ın veli kullarının bulunduğu gibi. Buradaki, hâdise birine gösterirler, ondan da herkese duyururlar mahiyetindedir.
Yetiş ya Muhammed Kur-an’ın elden gidiyor! Çanakkale en zorlu günlerinden birini geçiriyor. Küffar ordusunun askerleri ilk defa karaya ayak basmıştır, ellerindeki üstün silah ve teçhizatla saldırıya geçerler. O zamanlar Osmanlı’nın müttefiki olan Almanya ordusuna mensup bazı subaylar da cephede bulunmaktadır. Şimdi bu subaylardan birine kulak verelim. Alman Subay Sanders anlatıyor: Çok dehşetli bir saldırı karşısında kalmıştık. Karaya çıkan İngiliz askerlerini gemiden top atışları ve makineli tüfekler destekliyordu. Bulunduğumuz siperlerden değil hareket etmek, en küçük bir hareket belirtisi bile onlarca mermiyi hemen o hareket noktasına çekiyordu. Mevzilerden elini kaldıranın eli, miğferini kaldıranın miğferi parçalanıyordu. Böyle bir sağanak altında çaresizlik içinde beklemekten başka bir şey yapamıyorduk. Bu şekilde ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Birden bulunduğum yerden yaklaşık on beş metre uzağımızdan korkunç bir ses geldi. Sesle birlikte bir Türk askeri siperden kalktı, düşmana doğru koşmaya başladı. Hem koşuyor hem kollarını sağa sola sallıyor, hem de sesi çıktığı kadar bağırıyordu. Yanımda bulunan tercümanıma dedim ki: –Şu koşan asker ne diyor? –Komutanım! “Yetiş ya Muhammed Kitabın elden gidiyor!” diye bağırıyor. Böyle bir manzarayı tarih görmemiştir. Asker sanki üzüm toplar gibi düşman mermilerini elleriyle topluyordu. Onu gören diğer askerler de siperlerinden hareketlendi ve o anda çok çetin bir savaş başladı. Kısa zaman sonra karaya çıkan İngiliz birliğinden geriye yerde yatan asker cesetlerinden başka bir şey görünmüyordu..        

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s