Türkiyede Basörtüsü Yasagi!

Canakkale ve istiklal !  harbinde yarim milyon sehid verdigimiz Kafir ülkelerin de hatta diger bütün kefere ülkelerinde basörtüsü serbesttir. ilk okullarda ve liselerde dahi serbesttir.
Benim Kizim “Aysenur Alev” Kopenhag da 9 senelik islam arab ilk okulu (Dia Skole – Den islamiske Arabiske Skole) dahil hep Bas örtüsüyle ve uzun islami kiyafetiyle okudu. Hatta, Danimarka Lisesin de, bir Danimarkali ögretmen, Danimarka Basininin tesiriyle olmali, bir cümle ile Lisede kendisini tenkid etti diye, Danimarkali kiz arkasdaslarinin sikayetleri ve arzulariyla sinif ögretmeni degistirildi!
Danimarka Lisesi ve Kopenhag Üniversitesitesinde de ayni sekilde Bas Örtüsü ve islami kiyafetiyle okumaktadir ve yakinda mezun olacaktir insallah. Ama Tunusta sokakta bile yasaktir islami basörtüsü.
Tunuslu gencle evlenen bir Danimarkali Gelin yeni dogan bebeklerini Kayin Valide ve Kayin Pedere göstermek icin Tunus’a gittiler. Tunus Hava Alani görevlileri Danimarkali Gelin Hanima Basini Acmazsa Tunus Topragina adim atamiyacagini söylediler. Bu Mübarek Müslüman aile caresiz Danimarkaya geri döndü.
Eger arastirsak belkide, Tunus bile Keferelere karsi Kurtulus Savasi vermistir! Tunus’u Keferelerden kurtarmistir!
Ama savas sonrasi Haclilar ve Siyonistler tarafindan islamiyetten seytanca kurtarilmislardir! Ve simdi Tunus gizli bir Siyonist Yahudi ve Seytan Hacli esiridir. Sadece Tunus mu böyledir. Yoksa bütün islam alemi mi Terörist Keferelere gizli esirdir?
Hilelerle uyutulan Müslüman kardeslerimizin hemen uyanmalari gerekmektedir.

Muzaffer Alev  www.esir.webbyen.dk

www.islamidavet.wordpress.com

İNSAN GİBİ GİYİNİN ya da SINIFI TERKEDİN!

http://www.youtube.com/watch?v=boG7eTlkQlU

Merve de başörtülü Çanakkale mağduru :

http://medya.moralhaber.net/medyaizle.php?haber_id=5378

Uğur Dündar’ın ‘namaz’ hazımsızlığı!   Türkiye de Cuma namazi ögrencilere yasaktir!

http://medya.moralhaber.net/medyaizle.php?haber_id=5343

Genc Kardeslerime ;       Ey bu yazdigim yaziyi sabirla okuyan kardesim, cevrenizdeki zavalli müslüman cocuklari ve gencligi sizin     samimi yardimlariniza muhtac. Son dogru hak dini olan yüce dinimiz islamiyeti ögrenelim ve cevremizdeki genclige ögretelim. Bilmiyorsak bu mevzudaki (konudaki) kitaplari, Cd leri, kasetleri, ve Vcd leri onlara ulastiralim. Rahmetli timurtas hoca efendinin kasetlerini ”Timurtas Hoca mp3” diye arayarak indirebilir ve dinliyebilirsiniz. Mümkünse hepsini dinleyiniz. Hatta bazi görüntülü kasetini bile seyredebilirsiniz. Bu kasetleri ve diger bütün faydali yayinlari cevrenizde yayiniz, cevrenize azda olsa islami mesajlar veriniz. Islam düsmanlari güclü medyalariyla bizlere hergün yüzlerce mesaj vermektedirler. Ne olur cevrenizdeki müslüman kardeslerinize aciyiniz. Ne olur samimi müslümanlara düsman olmayiniz. Gavurlarin oyunlarina gelmeyiniz. Nurcularda, Milli görüscülerde,  Ülkücülerde, Menzilcilerde, Naksilerde, Kadirilerde, Fethullah Hocada, Mahmud Hocada, Rahmetli Esad Hocada iyidir. Sünni ve alevi – Kürt ve Türk kardesler el ele verelim. Haydi Canlar bir olalim, hakkin divanina duralim, gavurun oyununa gelmiyelim, birbirimize düsman olmiyalim. Gavurlari sevindirmiyelim. Büyük Osmanli gibi müslümanlari sevindirelim.    Muzaffer alev  www.esir.webbyen.dk

Mustafa Kemal’in Cenaze namazini 5-10 kisi kildi!  : 

http://muzafferdeligoz.blogcu.com/mustafa-kemal-ataturk-un-cenaze-namazi-kilindi-mi_51186551.html

Mustafa Türkmenoglunun Cenaze namazini 10 000 kisi kildi…

1967-1968 yillarinda ilk talebe dersanesi olarak bildigim Ankarada Konsevatuvarin arkasindaki dershane de 8 ay kadar Mustafa Türkmenoglu agabeyin yaninda ikamet etmek nasib oldu bu fakire.  Cok büyük islami hizmetler yapmistir, nurlu binlerce genc yetistirmistir. Allah Rahmet eylesin.   Muzaffer Alev   www.esir.webbyen.dk

http://www.tumgazeteler.com/?a=2146417 

BÖYLE HUTBE OLMAZ! – 

Onbeş binden fazla cami, medrese, tekke, taş mektep, imarathâne, vakıf binası satılmış, kiraya verilmiş, yıktırılmış, yok edilmiştir. (Cami Kıyımı adlı kitabıma bakabilirsiniz.)
Yapılan zulümlerin hangi birini sayayım?        

 Mehmet Sevket Eygi:    http://yadeller-fetret.spaces.live.com/blog/cns!D67E12E0D3DB7D4A!1312.entry

Kıyamet yaklaştı mı? 1 :
http://www.milligazete.com.tr/makale/kiyamet-yaklasti-mi-1-143194.htm

 

Standart Televizyon Herşeyimizi Çaldı

İnsanın dünyevi ve uhrevi hayatının en belirleyici en mühim unsurların başında zaman gelmektedir. Zamanın kiymetini en iyi farklı şeylerle imtihan edilenler bilirler bazen saniyeler saliseler insana çok şeyler kazandırabilir veya kaybettirebilir.Bu kazanacağı şey bazen para bazen mevki bazen bir hayat bazen de bir umut bazen dünyanın içindeki her şeyden kıymetli olabilecek bir tebessüm ve mutluluktur.. Zamanın sırrı imtihan noktasında da ne kadar büyük ehemmiyet taşıdığını insan için ne kadar büyük ve kıymettar olduğunu bize Peygamber Efendimiz şu hadisinde belirtmektedir. İki şey vardır ki çoğu insanın bunların kıymetini bilmezler.Bunlar boş vakit ve sağlıktır.Hastalık gelmeden sağlığın, ölüm gelmeden hayatın zamanın kıymetini bilin diyerek zamanın her dakikasının ve saniyesinin bizim lehimizde veya aleyhimizde bir ile on ile yüzle veya trilyonlarla çarpımından ortaya çıkacak olan saatlerin nerelerde kullanıldığının neticeleri olan mükafatlar yada mücazatlar olarak bize hesap gününde geri döneceğine dikkatleri çekmiştir.
Bu değerli zamanlar asrımızda maalesef teknolojinin elinde ,sefih medeniyetin cazibedarlığı elinde,nefsin elinde lehimize dönmüştür zamanımızı ve vaktimizi en zaruri kıymetli işlerden elini çektirerek en fuzuli ve gereksiz yollarda ve işlerde istimal etmeye sebebiyet veren şeylerin başında renkli çekici ve cazibedar ve meraklı teknolojik nimetlerden olan televizyon gelmektedir.
Televizyon ülkemizdeki maalesef sosyal ve içtimai hayata erdem fazilet ahlaka ve insanlığa katkı sağlamaktan ziyade ahlaki ve dini dinamiklere zarar verip aksine ahlakı seyyieye hizmet etmektedir. İnsanların zamanlarını emeklerini ömür sermayesini nefis ve şeytan lehine,insanın aleyhine kullanarak insan hayatını sinsice gizlice güldürerek ağlatarak meraklandırarak hissettirmeden almakta yada çalmaktadır. Altın,elmas hükmünde olan o saatleri bozuk para hükmüne çevirmekte bizden çaldığı o saatlerin içine ahlaksız edepsiz hakikatsiz değersiz görüntüleri kelamları fikirleri yerleştirerek bizleri asıl gayemiz olan uhrevi vazifelerden,ulvi gayelerden uzaklaştırarak zamanımızı gasp eden en büyük bir hırsız, en kötü bir dost hükmüne geçmiştir.
Televizyon bizi Allah’a hakiki kulluktan, onun adını tesbih, tazim etmekten onun sanatlarını inceleyip tefekkür etmekten alıkoyarak her bir sahifesinde binler hikmetler, sırlar, faziletler ve saadetler bulunan bir İslam tarihi, bir sahabe hayatı, bir peygamber, evliya hayatı ve bir hadis kitabini bir iki saat okuyup malumat sahibi olmaktan,ilim sahibi olmaktan iman sahibi olmaktan alıkoyarak içinde ihaneti, dinsizliği, fıskı, fücuru ahlaksızlığı, alçaklıkları ,oyunların oyalamacıların olduğu zulumat dolu sefih medeniyetin çirkin bozuk insanlık din aleyhine işleyen film karelerine insanları özelliklede evde kalan kadınları mahkûm etmekte, her hatmedilen bir filme şarkıya mukabil bir duayı hadisi ayeti zarureti diniyeyi öğrenmekten hatmekten alıkoymakta hayatımızdan kalbimizden nebevi hikmetli ilahi düsturlarla çevrilmiş değerleri ve hükümleri yavaş yavaş pembe içi pis dışı süslü, içi necis dışı renkli sefih hayatlara günahlara isyanlara tetbil ettirmekte güldürerek meraklandırarak hüzünlendirerek heyecanlandırarak uyutarak imanı ve inancı yavaş yavaş kalpten çıkararak imanımızı, dinimizi çalan bir hırsızdır.
Televizyon toplumun temel taşı olan aileyi,insanın sığınağı olan istinat noktası olan imanız ve dini bozarak hikmeti abesiyete, hakikatleri vehimlere marazlara, zanlara çevirerek ahlaki değerleri ahlaksızlığa, insandaki güzel seciyeleri kişiliksiz değersiz gayesiz amaçsız insanlar yığınağına,ahlakı haseneleri, ahlakı seyyielere ,sıdkı kizbe ,yardımlaşma ve dayanışmayı rekabete,mücadeleye,rızayı ilahiyi, menfaate, çıkara ,dürüstlüğü sadakati aldatmaya ,merhameti merhametsizliğe,saygıyı saygısızlığa,gençleri sarhoşluğa ,güçlüleri zulme,muhtaçları hırsızlığa,iffetlileri iffetsizliğe,namusluları namussuzluğa,çocukları haylazlığa tebdil eden film kareleri ile bilinçaltına şuurlara kalplere vicdanlara bütün ahlaksızlıkları insanlığın ve dinin düşmanı olan seyyieleri pompalayarak hapishanelerin kabristanların ve hastanelerin dolması sürecini hızlandırarak helaket ve felaketlerin birer temsilcisi hükmüne geçerek asayişimizi ve ahlakımızı çalan acımasız ve gaddar bir hırsızdır..
Televizyon ailemizden sonra bize en yakın kişiler olan ve nerdeyse peygamber efendimizin deyimiyle birbirine mirasçı olacak kadar birbirine yakın olan iyi ve kötü günde, yokluk ve varlıkta mesuliyet ve sorumluluklarımızın olduğu grupların başında gelen komşularımızı elimizden alarak ,birbirinin halini bilmeyen, işitmeyen iyi gününü, kötü gününün bilmeyen sevgisini, muhabbetini esirgeyen ,altında ve üstünde oturan kimdir merak etmeyen, hali nedir düşünmeyen, muhabbetini ve zamanını komşusuna değil de evindeki sahte yalancı samimiyetsiz, aldatıcı, oyalayıcı, hayra iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe çağırmayan etrafına çevresine insanlara yabanileştiren televizyonlara sarfederek toplumdan, komşudan ahbaplardan uzaklaştırarak küçük ev dairesine kendini mahkum edenler televizyon yüzünden kendilerini hakiki, samimi, nurani, ebedi ve daimi dostlukları muhabbetleri kazanabileceği komşulardan mahrum ettiler .O Televizyonlarda icra edilen dizilerin sahte riyakarane, yalancı aldatıcı, oyalayıcı ve bir fındık kabuğunu bile doldurmayacak abes fuzuli kelamları ve laklaklarını dostluklarını ,komşularının hakiki samimi rızayı ilahi maksatlı, nezih ve nurani sohbetlerine tercih ettiler.onlar için tvler ne kadar dost olarak görülseler de bizler için komşularımızı ve komşular arasındaki yardımlaşma ve dayanışmayı ve komşularımızı,bizden çalan dessas bir hırsızdır.
Televizyon bize ailemiz ve yakınlarımızla paylaşmadığımız çünkü aynı ortamlarda bulunmaktan dolayı etkileşim içinde olmamız icap eden ve büyük yardımlaşma ve dayanışma fedakarlıkların iyi kötü günlerin destekçisi olacak ve kardeşlik bağı gibi sağlam olabilecek olan arkadaşlık ve kardeşlik bağı ile bağlandığımız dost ve ahbaplarımızı elimizden alarak o arkadaşlarımızı sadece dünyanın zevkleri ve lezzetleri peşinde koşturarak ,hakiki vazifesini kulluğunu ve dünyaya geliş asıl gayesini unutturarak kurduğu sahte, yalancı, aldatıcı oyunları ile oyalayarak merak ve sevgi hissiyatlarını okşayarak bütün zamanını merakını ulvi hakiki gayelerden amaçlardan hedeflerden sufli, adi, basit aşağı oyunlara filmlere ve dizilere çevirterek o yolda sarf ettirerek uhrevi hayattan, dünyevi hayata, uhrevi gayelerden ,dünyevi gayelere,ilmi hakikatlerden, sufli meyyilere yüzünü döndürerek bizlerden kopardılar.Arkadaşlarımızın artık bizim bir ulvi sohbet davetimize, bir kulluk davetimize bir kutsi bir ubudiyet davetimize ayıracak vakitleri yoktu çünkü onlar islamı değil,namazı ve ibadeti değil takımını milyonlarca takımdaşları ile beraber televizyon başında desteklemeye söz vermişti.Davetlerimizi ve ısrarlarımızı nazikçe geri çevirdiler, çünkü onlar içinde islamın tasvip etmediği,insanın ahiretine hiç faidesi olmayan içinde kan vahşet çirkeflik yalan zina kumar ve savaşın olduğu heyecanlı bir mafya dizisine randevu vermişti çok önemliydi o randevuyu kaçırmamalıydı .Yoksa merak duygusu onu asla affetmezdi.En aziz ve zelil dostu televizyona ve onun zülumatlı, meraklı, elim dehşetli oyunlarına nefsi ve şeytan namına söz vermişti ama Rabbine Kalu Bela’da verdiği kulluk sözünü hiç hatırlamıyordu.Çünkü televizyon hatırlatmıyordu, çünkü televizyon ömrü ,arkadaşları ve imanı dostlukları akıl ve kalplerden merak duygusu ve gadabiye,asabiye ve şeheviye duygularını kullanarak arkadaşlarımızı ve dostlarımızı çalan maharetli ve sinsi bir hırsızdır.
Televizyon toplum ve içtimayi hayatın temel taşı olan ve bütün toplumları ayakta tutan iffet haya namus ve şerefleri sanat ve sinema çağdaşlık adı altında elimizden kalbimizden alarak zina fuhuş , flört ile içki ile deyyusluk ile şehvet ile aldatma ile sadakatsizlik ile süslenmiş filmleri ve dizileri bütün aile fertlerinin kalp ve akıllarına yerleştirerek,evleri zina hanelere fuhuşhanelere ev sahibi yaptırarak ,evlerde yavaş yavaş utanma, sıkılma, arlanma ve çekinme duygularını kaldırarak bütün ailenin hep beraber rezil ve iğrenç film karelerini beraber utanmadan sıkılmadan çekinmeden izleme seviyesine getirerek ailelerin iffetini, namusunu şerefini, hayasını ,izzetini iffetsizliğe, aldatmayı boşanmaya, zinayı fuhşa sadakatsizliğe ,aldatmalara tebeddül ettirip din ve aile aleyhine toplum ve içtimai hayatın lehine sanat adı altında ailelerden, muhabbeti,, merhamet ve hürmeti ve namusları çalan bir hırsizdır.
Bu dehşetli ve sinsi renkli ve aptal kutu ve lağım kapısı olan televizyon haramisi ruhumuzu benliğimizi, kişiliğimizi, dinimizi, imanımızı, dostlarımızı, namusumuzu, şerefimizi ahlakımızı ve komşularımızı yağma etmeye devam ettikçe hem onlar, hem bizler bu dünyadan zelil ve rezil bir surette imanımız bize yoldaş olmadan dilimizde fikrimizde kalbimizde Rabbe ait hiçbir iz ,alamet, işaret, kulluk nişanesi olmadan ahirete gidebileceğimizi bana ihtar eden.Yakınımdan bir ibretlik vaka duymuştum, Şöyle ki: Adam son nefesinde sekerat anının dehşetini yaşıyor arkadaşı ona merhameten başka bir dindar arkadaşını çağırıyor başında Kur-an okusun diye ,arkadaşı soruyor: ölmek üzere olan nasıl birisidir namaz, niyaz ,hamd şükür, tesbih ve tazim varmıydı sorusuna arkadaşından olumsuz cevap alınca gönülsüz bir şekilde hatır için gidiyor başında Kur’an okumaya başlıyor ve ona kelimeyi tevhidi telkin ediyor Kelimeyi Tevhid fikri Allah olmayan,ömrü dünyanın oyun ve oyalamacılarıyla geçiren bu adam kelimeyi tevhid yerine başını kaldırarak her defasında şöyle diyor maç kaç kaç kaldı ,maç kaç kaç kaldı……! Bu dehşetli ve ibretlik olay karşısında Kur’an okuyan genç Allah’a sığınıyor ve orayı terk ediyor.Gelin sizlerde helaket ve felaketinize zemin hazırlayıp sizi son nefeste Kelimeyi Tevhidden mahrum edebilecek Allah’a kulluktan abd olmaktan alıkoyacak olan televizyonlu hayattan tecerrüt edin ve televizyonsuz bir hayata hicret edin.Fikriniz ne ise son nefesinizde zikriniz o olur.

VESSALAM.M.KAKCA        ( ihvan Forum sitesinden alinmistir. )

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s