Gazi Amca Canakkale Savaslarinda:

img56/7228/canakkalebayramnamaziyeni0mw.jpg

 Cennetmekan Ecdadimiz Büyük Osmanlilar Canakkale Cephesinde bir namazda
 
Canakkale Savasi ve bir hatiram:  Gazi Amca   (Yazan: Muzaffer Alev-Kopenhag)

Duvarların arkasına saklanan gâvurlar, müslümanları gâvur yapacaklar!   www.esir.webbyen.dk

Se billede i fuld størrelse 1959 yılı 14 yaşlarındayım. ”Merzifonlu Seyh Abdurrahim Rumi “nin mezarının kapisinin karsisinda Müzeyyen Teyzenin evine akşam ziyaretine gittik. Komşularındanda çocuklarıyla oturmaya gelenler olmuş. Müzeyyen teyzenin biz cocuklara anlattığı masalları dinlemeyi çok severdik. Sinbadı, zümrüdü anka kuşunu, kırk haramileri, Nasreddin Hocayi ve Dede Korkut masallarını büyük bir merakla dinlerdik. Bir gece Müzeyyen teyze biz çocuklara;

-Yakındaki bir komşunun Çanakkale ve İstiklal harbinde savaştığını, şayet evine gidersek biz çocuklara hatıralarını anlatabileceğini, söyledi. Komşuların çocuklarıyla Gazi amcanın evine gittik.

Senelerce açlık içinde basit silahlarla gâvurların yüksek teknoloji silahlarına karşı savaşan, vücudunun çok yerinden yaralanan Gazi Amcanın savaş hatıralarını heyecanla dinlemeye başladık.

Gazi amca senelerce ALLAH rizasi icin büyük bir fedakarlikla aclik ve yokluk icinde yaptigi savaslari anlatirken adeta o aci günleri tekrar yasiyordu. Savaslar sonrasi, gavurlari yendigimiz halde, islamiyetin cennet vatanimizda yasak edilisini bir türlü anlayamadigini defalarca vurguluyordu! Hatiralarina cok üzgün bir ifade ile söyle basladi;

– Sevgili Çocuklar, öldürmeyen Allah öldürmüyor. 1915 senesinde Çanakkale Harbinde (Savaşında) Gâvurların tankları, Tayyare gemileri, deniz altıları, ateş kusan çok büyük savaş gemileri, devamlı yüzbinlerce yağmur gibi mermi atan makinalı tüfekleri vardı. Bizim biraz tüfeğimiz ve mermimiz vardı. Mübarek Osmanli ecdadimiz, dedelerimiz, Avrupalilarin ve Ruslarin senelerce devamli saldirilarindan yorgun ve fakir düsmüslerdi. Sehid oluruz ama asla gavurlara teslimi silah etmeyiz yani teslim olmayiz diyorlardi.

Tüfeği olmıyanlar kılıç, satır, bıçak kazma, kürek, balta ne bulurlarsa ellerine alıp, Osmanli Ülkemizi Gâvurların işgalinden kurtarabilmek için, gâvurları öldürmeye koşuyorlardı. Ya gâvurlar bizi öldürecekti, yada biz gâvurları öldürecektik. Çünki, tarih şahiddir, gâvurlar sadece öldürmekten ve öldürülmekten anlıyor. Gavurlar, insanî ve islamî yüksek degerlerden, sulhtan (baristan) anlamazlar. Osmanli ülkemizde yüzlerce sene bizimle beraber huzur icinde yasiyan Hristiyan Ermeni, Rum ve Yahudi halkini bize karsi savastirmak isterlerdi.

Bu insanlar Büyük Osmanlinin adaletini ve mertligini yüzlerce sene görmüs olduklarindan yalanci gavurlara inanmazlar, kiskirtmaya gelmezlerdi. Bu sebeple gavurlar, kendileri, Canakkale harbi icin, Canakkaleye Asker cikardilar.

Bu dehsetli Canakkale savasinda ve daha sonraki kurtulus savasinda, İslami Örtülü mübarek Osmanlı hanımlarının bir kısmı tüfek mermisi imal ederken yani yaparken bir kısmıda Kağnılarla (iki tekerlekli öküz veya boğaların çektiği arabalarla) dağları aşarak top mermilerini, tüfek mermilerini ve diğer cephaneyi Cepheye (savaş yapılan yere) geceleri karanlıkta taşırlardı. 2 milyon Osmanli kahramani kadini, erkegi ve cocuklariyla tüfek mermisi imal ediyor, yagmurda, karda kista, firtinada dag yollarinda ac kurtlarin saldirilarindan korkmayarak silah ve mermi tasiyorlardi. Gündüzleri İngiliz Tayyareleri havadan bomba atarlardı.

“Mübarek Osmanlı Kadınları” bebeklerini doyurabilmek için yanlarında taşıdıklarından Yağmurlu ve karlı havalarda bebeklerini sardıkları bezleri, yorganlari Topların (füzelerin) ve cephanenin üzerine örterlerdi. Bebekler üsüyüp ölebilirlerdi ama cephane zarar görmemeliydi. Eger gavur Osmanli ülkemizi alirsa, cennetmekan sevgili Padisahimiz ve halifemiz öldürülürse bassiz kaliriz, hepimizi yok ederdi. İslamin bayraktari, koruyucusu olan büyük Osmanli ve kahraman Padisahimiza canla basla yardimci olmamiz gerekiyordu.

Bütün zalim dünya gavurlari birleserek Müslüman Osmanliyi ve yüce islam dinini yok etmek istiyordu. O günler çok zor günlerdi cocuklar. Hepimiz açtık. Açlık içinde senelerce savaştık. Devamli Avrupa ve Rus gavuruyla, Osmanli Ülkemizi korumak icin savasmaktan yorulmustuk, yokluk icindeydik. Son senelerde Büyük Osmanli Ecdadimiz Avrupa ve Rus gavurlarina karsi devamli müdafaa savasi yaptigindan; Yazın ve kışın hayvan derisinden çarık denen, hayvan derisini ayağımızın üzerinden iple bağladığımız basit ayakkabılar giyerdik. Bu ayakkabılarımızı açlıktan çaresizlikten pişirip yediğimiz günler oldu. Hatta atların pisliklerinden buğday tanelerini toplayıp, kavurup yiyen, agac yapragi ve ot yiyen kardeşlerimiz oldu.

Ben savastayken Çocuklarım aç kalmamak, ölmemek için bir teneke unu evin bacasının iç kısmına, yukarıya çivi çakarak asmışlar ve saklamışlar. Askeriye unları evlerden toplarken görmemiş. Aç kalınca un tenekesini indirmişler. Fakat un rutubetten çığmış yani bozulmuş. Zehirlenmemek için unu açlık ve gözyaşları içinde çöpe atmışlar.

Bebekler soğuktan yolda ölürlerdi. Kahraman Osmanli annelerimiz gözyaslari icinde agliyarak odun parcalari ile topragi kazar ölen bebeklerini yolun kenarina gömerdi. Top mermilerinin ve diger cephanenin zarar görmemesi lâzımdı. Yorganlari bebekleri yerine cephanenin üstüne örterlerdi. Gâvurları yurdumuzdan atamazsak ezanimiz, dinimiz, namusumuz, canımız yok olacaktı.

“Osmanlı Kadını”olabilmek ne büyük şerefti yarabbim. Osmanlı Kadınları Merttiler, vefalıydılar, vicdanliydilar, sadakatliydiler, cesurdular, kibardılar, çok güzel örtülüydüler, erkeklerine cok hürmet ederlerdi, siyah carsaf icinde sadece gözleri görünürdü. Yüksek hayaliydilar yani çok büyük utanma duygusuna sahiptiler. Erkeklerine çok hürmet ettiklerinden yüksek sesle konusmazlardi. Gayet ciddi ve fedakardilar.

Simdi bu meshur “Osmanli Kadinini” gavur kadini yapmak icin sinemalarla, radyolarla, gazetelerle, dergilerle cok sinsi gizli seytani calismalar yapiliyor. Osmanlı Erkeğide hanımlarının hürmetine layık yüksek imanlı ve çok değerli müslümanlardı.

Büyük Osmanlilar kendilerine Sevgili Peygamberimizi ve sevgili sahabeleri örnek almislardi. Melek gibi Osmanlı erkeklerinin en iyileri Çanakkalede, diğer iyiler ise İstiklal Harbinde Şehid oldular. Geriye kalanlarda Müslümanliklarindan dolayi ya öldürüldüler veya korkularindan dolayi evlerinden dışarı çıkamadılar. Çok korktular ve geçmişi unuttular. Görmedim, duymadım, işitmedim diyerek eskiden hiç bahsetmediler, Büyük Osmanliyi anlatamadilar.

1932-1950 yillari arasinda 18 sene Türkiyede hic ezan sesi duymadık! Kamette yasaktı! Ezan ve kamet Türkçe okunuyordu. Halkımızla, Tanrı uludur, Tanrıdan başka yoktur tapacak, haydi namaza, haydi namaza, diye dalga geçiliyordu sanki!

Ezani gülünc, komik sekilde tercüme edenler, Birtek “Hayyalenfelah” sözünü tam tercüme etmemişlerdi. “Haydin felaha” diyorlardı. Acaba yeni nesil (müslüman cocuklari) ezan, kamed ve caminin insanlari cehennemden, dert ve hastaliklardan kurtardigini anlamasın diyemi “Haydin Kurtulmaya” demiyorlardı da, “Haydin felaha” diyorlardı? Felah kelimesi arabçaydı, değiştirmeleri gerekmezmiydi ?

Ezan Okununca halkımız korku icinde birbirlerine ; – Müezzin efendi Tangır Tungur Uluyor, Uludu, uludu diye bagiriyor, derlerdi. Ulumak köpeklerin geceleri bagirmalari demektir. Istanbulda Sultanahmet Camiinde türkce namaz denemeleri yapildi. Halkimiz sessizce korku icinde seyretti. Fakat ilgi göstermedi. Türkce namazdan vazgecildi!

Sahi, Sevgili Cocuklar, biz nicin gavurlarla savasmistik. Sehid olmus ve yaralanmistik. Ayasofya camisi gavur müzesi olsun diyemi? Camilerimiz Ermenilere ve Yunanlilara kiralansin ve satilsin, saraphane ve ahIr yapilsin diyemi? Ezanlar Türkce okunsun diyemi? İslam dini dersleri yasak edilsin diyemi?

( 1930 yillarinda, Binlerce Cami Yunanlilara, ermenilere, Yahudilere cok ucuza satildi, AHIR yapildi! :  http://www.google.dk/#hl=da&q=Binlerce+Cami+satildi+ahir+yapildi&meta=&aq=&oq=Binlerce+Cami+satildi+ahir+yapildi&fp=f9c53434d4d54644 )

Birkac komsu cocuguna Kurani Kerimi yasak oldugu icin gizlice okumayi ögreten hoca efendiler Jandarma tarafindan yerlerde sürüklenerek hapse atilmislar. Hapisten cikinca hoca efendiler halkimiz gibi evindeki Kurani Kerimleri yakmislardir.

Bin senedir kullandigimiz, Kuran Harfleriyle dünyayi idare ettigimiz, Osmanlica yaziyla, Amerikadan, Akdenizde dolasma vergisi aldigimiz dilimiz yasak edilmis, latin yazisi getirilmis. Kafi kitap basilamamis. Halkimiz cahil kalmistir. Güzel Osmanlica Türkcemiz degistirildi! Mehmet Akif’i bile anliyamiyor cocuklarimiz.

Sevgili kücükler size daha fazla anlatamiyacagim zira beni hapse atarlar. Ben senelerce canimi disime takarak vatanim icin savastim. Bir sürü yara aldim. Sol kolum ve sol ayagim sakat ve devamli agriyor. Ölünceye kadar bu aciyi cekecegim. Simdi ben size, bize oynanan oyunlari ve hileleri anlatirsam. Beni hapse atarlar, devamli döverler. Ülkemizde halen müslüman olmak tam serbest degildir! Camiler acildi artik size camiye gitme diyen mi var diye bizimle alay ediyorlar. Biz müslümanlari aptal zannediyorlar.

Gazi amca birden titreyerek aglamaya basladi, mendiliyle gözlerinden akan yaslari siliyor titrek sesiyle bize anlatmaya devam ediyordu. Biz cocuklar hic böyle seyler duymadigimizdan anlatilanlari anlayabilmek icin pür dikkat Gazi Amcayi dinliyorduk. Gazi Amca gözyaslarini sildikce tekrar gözleri yaslarla doluyor ve akan gözyaslarini mendiline silmeye devam ediyordu. Arkadaslarim ve bende aglamamak icin kendimizi zor tutuyorduk. O güne kadar kimse biz cocuklara dinimizin yasak oldugunu söylememisti. İlkokul Ögretmenim Kara Hüseyin, Resim dersi icin kIra ve okulun uzagindaki bahceye gittigimizde cimenlerin üzerinde namaz kilardi ama okulda hic namaz kildigini görmedim. Baska namaz kilanda görmedim. Birgün bize kara tahtaya birseyler cizdi ve Osmanlicanin zor ve kötü oldugunu yeni yaziyla bu dertten kurtuldugumuz yalanini söyledi. Ertesi günü Kara Mustafa Pasa ilkokulu müdürü Hilmi Bey geldi. Bizi imtihan etti. Bizde ögretmenimizden duydugumuz sözlerle Osmanli yazisini kötüledik yani aleyhinde bulunduk. Hayatimda Hilmi Beyden baska “tünaydin” kelimesini kullanan bir insanla karsilasmadim. Hilmi bey Osmanliya düsman, Avrupali olmus, düzenin komik bir adamiydi. Halbuki Allah Rahmet eylesin sinif ögretmenimiz Hüseyin Bey bize Osmanlinin ve islamiyetin aleyhinde mecbur kalmadikca konusmazdi. Eger bize din dersinde namaz surelerini ögretmeseydi bugün namaz kilamazdim.

1950 yilinda Amerika imam Hatip Okullarini acarak, Kurani yüzünden okumak icin Kuran Kurslari actirmis ve Okullara mecburi din dersi koyulmasini saglamisti. Komünizme karsi bizi uyduruk musluman yapmaya karar vermisti. Sayet biraz iyi müslüman olamazsak Ruslara karsi bizi savastiramazdi.

Neyse Gazi Amca biraz sakinlesince hüzünlü hüzünlu anlatmaya devam etti;

– Sanki biz Kahraman Ecdadimiz Osmanliyi bilmiyor muyuz? Sevgili cocuklar büyüyünce muhakkak “Fatih Sultan Muhammed Hanin Vasiyetini, buyrugunu ” okuyunuz. Bir kagida yazip arkadaslariniza da okuyunuz. Hicbir zaman anlatamadigimiz gercekleri cevrenizde bilenleri arayip bularak sorunuz ve ögreniniz. Büyüyünce aptal mülüman degil, akilli müslüman olmalisiniz. Bir müftü birgün camide Türkce Kametten sonra dudaklarini kipirtatarak sessizce bir seyler okuyor. Müftü gizlice arabca kamet getirdi diye sikayet ediliyor ve hapse atiliyor!

Sevgili Cocuklar, sizin Büyük Selcuklu ve Büyük Osmanli ecdadiniz yalan söylemezdi, haram yemezdi, cok caliskandi, cok mertti, cok kibardi, dedeler, babalar, anneler, cocuklar melek gibi saf ve temizdiler. İnsallah sizlerde yüce dininiz güzel islamiyeti iyi ögrenip Osmanli dedeleriniz gibi büyük örnek muslumanlar olacaksiniz. Sakin ahlaksiz ve yalanci, Yüce islamiyetin düsmani gavurlara özenmeyin. Onlara benzemeyin. Sizler melekler gibi güzel, sefkatli, adaletli, imanli Cennetmekan Osmanli evlatlarisiniz ve onlar gibi olacaksiniz. Birgün gelecek kallesce düsman edildiginiz Büyük Osmanli Cennetmekan Ecdadinizi arayip, arastirip bulacaksiniz. Sizi gavurlar gibi ahlaksiz yapmaya calisan ic ve DIS düsmanlara ve diger kötü insanlara sakin kanmayin. Osmanlida kadin ve anne olmak melekleri gecmek demekti. Büyük Osmanlida kadinlar, sahabî hanimlarini taklid ederlerdi. Sevgili peygamberimiz, sahabelerim yildizlar gibidir, hangisini taklid ederseniz kurtulursunuz, demistir. Gerçekten 1000 senedir; Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlı Annelerimiz Sahabe Hanimlarini taklid ederek yüce islamiyeti güzelce yasayip, dünyayı barisla, merhametle, sefkatle en güzel sekilde idare ediyordu diyebiliriz. Çünki mübarek Sultanlarımızı yani cennetmekan padisahlarimizi, Sahabe Hanimlari gibi olmak istiyen o mübarek Osmanli annelerimiz yetiştiriyorlardı. Bazı Sultan Hanımları Hristiyanken müslüman olmuşlar, diğer Osmanlı annelerimiz gibi onlarda şahsi Paralarıyla çok büyük çok güzel camiler, Çeşmeler, Hastahaneler, İslami okullar yani medreseler yaptırmışlardır.

Büyük Osmanlı dedelerimiz, Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed ve Mübarek Sahabeleri (arkadaşları) gibi insanlara iyilik yapmak için yaşarlardı, koşarlardı, çırpınırlardı hatta savasir sehid olurlardi. Sahabiler Allahin yüce dinini yaymak icin yürüyerek ve at sirtinda Cin’ e, ispanya ya  ve istanbula gitmisler. Osmanli dedelerimizde Viyanaya ve Polanyaya gitmisler. Yüce dinimizin ve müslümanlarin vahsi gavurlara karsi bayraktarligini ve bekciligini yapmislar.

Sevgili Çocuklar büyüyünce sizlerde onlar gibi olmalısınız. Yani Sevgili Peygamberimizi, Sevgili Sahabeleri, Sevgili Cennetmekan Büyük Selcuklu ve Büyük Osmanlı Ecdadınızı örnek almalısınız. Tekrar söylüyorum gâvurlara ve gâvurluğa sakın özenmeyin. Ecdadinizi kötüleyen cahillere ve seytanlara sakin inanmayin. Yasakta olsa yüce dininizi öğrenmek için çok gayret ediniz.

1950 yılında Ezan serbest oldu çok şükür. (Kimler, nicin serbest ettiler arastirmalisiniz) Matbaalarda Kuranı Kerim elifbası (alfabesi) ve Kuranı kerim basımı serbest oldu çok şükür. Kapanan, ahir, depo, saraphane yapilan, kiraya verilen ve yikilan camilerimiz yapilip tekrar acildi cok sükür. Evlerimizde Kurani kerim’i bulundurmakta serbest oldu. Manasını öğrenmeden okumayı öğrenmemizde serbest oldu cok sükür. İlerde inşallah arapça öğrenmenizde serbest olur. Kurani Kerimin manasini aslindan anliyabiliriz. Okullarda Fransizca, ingilizce ögretiyorlarda nicin Kurani Kerimi anlamak yasak olsun? Biz niye Arab kardeşlerimize düşman edildik? Arab kardeşlerimiz bize niye düşman edildi? Bunu İngiliz gâvuru Lavrens isimli casuslarıyla yaptı. Suriye de İngilizlere karşı savaşan bir Osmanlı askerinden dinledim çocuklar;

– İngilizler çok büyük paralar dağıtarak Arabların ancak yarısını satın alabilmişler. Diğer yarısı Osmanlı askerleriyle beraber ingilizlere karşı savaşmış. İngilizin Tayyare gemisi, Tayyareleri, tanklari, zirhli savas gemileri ve üstün silahıyla altını bol olduğundan hile ve şeytanlıklarıyla Osmanlıya karşı bazi arab kardeslerimizi kandirarak kullanmis ve galip olmuş. Çok iyi Arabca bilen ve arab kiyafeti giyen bir ingiliz kumandanı emir vermiş ve bazı Osmanlı askerlerinin gözlerini çıkarttırmış. Sonrada onları serbest bırakmışki gidip memleketlerinde Arablar bizim gözlerimizi çıkarttılar desinler ve Osmanlılar Arablara düşman olsunlar. Böylece bizleri birbirimize düşman etmişler.

Sevgili Çocuklar, gavurların acıma duyguları yoktur, vicdansiz ve katildirler, hileleri ve şeytanlıkları çoktur. Yahudiler Hristiyanligi bozdugundan, islam düsmani hacli ve siyonist Gavurlar kendi dinlerine kendileri bile tam inanmadigindan, son hak dine sahip olan sizleri, bozuk hristiyan yapmaları çok zordur, onun için sizleri dinsiz yapmaya uğraşır dururlar.

Sevgili çocuklar, Ölümü herkesin tadacağını söylüyor Yüce Allahımız Kuranı Kerimde. Ölüm çok acı bir taddır. Ahirette Cennette düşünemiyeceğimiz kadar, sonsuz güzel tatlarda vardır, güzel müslümanlar için tabii. Helal ve harama cok dikkat edin. Güzel ve iyi müslüman olun. Cennetmekân Padişahımız Sultan Abdulhamid, Sultan Reşad, Sultan Vahideddin ve diğerleri bizleri çok severlerdi, 5 vakit namaz kılarlar, ölümü çok hatırlarlar, Sevgili Peygamberimiz gibi ölümü çok hatırlamamızı isterlerdi.

Padisahlarimiz; “Gururlanma Padisahim senden büyük Allah var” sözünü Mübarek Osmanli halkindan isitmeyi cok severlerdi. Hatta bu sözü kendilerine yani padisaha karsi seslenmeleri icin halki kendileri tesvik ederlerdi. Dünya barışını, düzenini o kahraman sadakatli mübarek melek gibi müslüman annelere ve müslüman Padisahlarimiza borçluyduk. Cünki; Osmani, Muradi, Fatihi, Yavuz Selimi, Süleymani, Genc Osmani, Abdulhamidi Saniyi o mübarek anneler yetistirdi.

Fatihin en büyük hocası, Annesi mübarek Hüma Hatundur. Molla Gürani ve Akşemseddin Hazretleri daha sonra gelirler. Cünki cennet müslüman annelerin ayaklari altindadir. Eskiden Büyük Osmanlı Dedelerimiz, Dünya gâvurlari yaramazlık ve huysuzluk yapınca bir Osmanlı tokatı vururmuş, gâvurlar bir on sene barış içinde yaşarlarmış. Gâvurlar sadece savaştan yani dayaktan anlarlarmış. Dedelerimiz ise gâvurları dövmeyi yani savaşmayı mecbur kalmadıkça hiç sevmezlermiş. “Gâvurcuklar bize Allahın bir hediyesidir, onlara iyi ve sevgiyle davranarak cennete gidebiliriz” diye düşünürlermiş ve inanirlarmis.

Gâvurlarda, başımızda Zalim Papanın serpuşunu (şapkasını) görmektense, adaletli Osmanlının Sarığını görmeyi tercih ederiz derlermiş. 23 milyon km2 Büyük Osmanli topraklarinda yasiyan gayri müslimler, sözünde duran, mert, Büyük Osmanlı dedelerimizi çok severlermiş. Ecdadımızda, gayri müslimleri çok severmiş. Devleti Ali Osmaniyede (Büyük Osmanli Devletinde) gayri müslimlerin yani müslüman olmiyanlarin Kiliseleri, papaz okulları ve diğer okulları serbestmiş. Avrupadan gelen seyyahlar (seyahat edenler) hep yalanlarla ve Osmanlı düşmanlığıyla büyüdüklerinden Osmanlı ülkesindeki huzura, adalete, sevgiye şaşırır kalırlarmış.

Zalim gavur krallar halkini kandirir Osmanli dedelerimize saldirirlar, Osmanli tokadini, dayagini yeyip uslanirlarmis. Osmanlilar savaslarda esir aldiklari gavur askerlerini kisa bir zaman sonra sevaptir diye serbest birakirlarmis. Ama gavurlar esir aldiklari Osmanli askerlerini hemen Hristiyan yaparlarmis. Hristiyan olmiyanlari öldürürlermis. Bu yüzden Avrupada Tarihten kalan hic müslüman yoktur, bir tane bile bulamazsiniz. Ayni Amerikadaki cogu müslüman olan Afrikali zenciler gibi, zorla hristiyan yapilmislar veya hemen öldürülmüslerdir.

Gavurlar Osmanli ülkesinde konsolosluklar acarmis. Osmanlilar gavur ülkelerinde konsolosluk acmaya ihtiyac duymazlarmis. Savaslar sonrasi gavurlarla anlasma yapilirken sadece gavurlar imza atarmis. Osmanli sözünde durdugu ve dünyaya hakim oldugu icin imza atmazmis. Zaten gavurlar sözünde durmazsa Büyük Osmanli hemen gider gavurlari terbiye edermis. Kulaklarini cekermis! Savas meydaninda Mehteri Hümayunun sesini duyan gavurcuklar, daha savas baslamadan kacisirlarmis. Hücum marsi calmaya baslayinca savas bitermis. “Hücum marsi” ni ögrenmelisiniz.   (  Hücum Marsi : https://www.google.dk/#q=h%C3%BCcum+mar%C5%9F%C4%B1 )

Sevgili çocuklar beni dikkatle dinlediğiniz için çok sevindirdiniz. Allahda sizi sevindirsin. Gâvurlar biz müslümanları esir etmek ve öldürmek için çok uzaklardan gelmişlerdi. İngilizler ve Avustralyalılar Canakkale Geliboluya (Gallipoli) 250 bin gâvur askeri çıkardılar. Biz Osmanlılarda tam 2 milyon genç, ihtiyar, hanımlar ve çocuklar cepheye savaşmaya koştuk. Allah rızası için bilhassa Filistinden ve diger Arab Ülkelerinden, Çeçenistandan, Özbekistandan ve Rumelinden 5 – 8 ay yürüyerek islam halifesine yardıma gelen Türk, Kürd, Arab, Çeçen, Özbek ve Rumelili kardeşlerimiz bizim cesaretimizi birkat daha artırmisdı. Ya bu terörist gâvurlar bizi öldürecek veya biz müslümanlar gâvurları öldürecektik.

Çanakkale savaşı çok kanlı oldu. Gâvurların silahları çok fazla ve tesirli olduğundan 300- 500 bin Osmanlı yı şehid ettiler. Bizde 250 bin İngiliz, Avustralyalı,Yeni Zelandalı ve Hintli gâvuru öldürdük. Meger ingiliz gavuru, Osmanli padisahi islam halifesine yardima gidiyoruz diye yalan söyliyerek hintli müslümanlari kandirmis, hintli müslümanlar Osmanli siperlerinde okunan ezan seslerini duyunca ingilizin seytanligini, hilesini anlamislar ve Hindistana geri dönmüsler. Biz Osmanlilar savasta ölen bir hintli müslümanin cenaze namazini kilip bizim sehidlerimizin arasina defnettik gavurlara vermedik.

Siperlerden ani olarak hızla dışarı fırlıyorduk, İngilizlerin yağmur gibi üzerimize yağdırdıkları makinalı tüfek mermileri arasında bölükler halinde Allah Allah Allah nâralarıyla düşman siperlerine doğru koşuyorduk.

 Tabii çok kardeşimiz koşarken şehid oluyordu. Kurşun isabet etmiyen bizler mermimiz az olduğu için cesaretle gâvurların siperlerine girip tüfeğin süngüsü (bıçağı) ile gâvurları öldürüyorduk. Bizim siperlerden mermi attığımız zamanlar ben gâvurları tam alınlarından vuruyordum. Allahın bana böyle bir kabiliyet verdiğini ve bizlere yardım edip cesaret verdiğini anlıyordum. Gâvurlar mükemmel silahlara sahib oldukları halde korkularından siperden çıkamıyorlardı. Korkudan gözleri kocaman olur, karsimizda tir tir titrerlerdi. Cocuk gibi korkudan aglarlardi. Kallesler firsatini bulunca makineli tüfekleri ile bizleri bugday gibi bicerlerdi. Biz ise şehid olmak için Allah, Allah, Allah ve Allahu Ekber diyerek koşuyorduk. Gökten devamlı yağmur gibi makinalı tüfek mermisi ve top mermisi yağması bizi hiç korkutmuyordu. Biran önce Sevgili Resulullaha kavuşmayı istiyorduk. Gâvurların Top mermileri (füzeleri) yere düştüğü zaman yüzlerce kafa, kol, gövde, bacak havada uçuşuyordu. Toz duman toprak içinde kalıyorduk. Gâvurların hiç acıma duygusu, merhameti yoktu. Yaz kış kar tipi ve yağmur altında, Allah için, çocuklarımızın dini ve namusları için, , Cennetmekan Halifemiz padişahımız için, katil gâvurları Osmanlı yurdumuzdan atmak için, daha çok gâvuru öldürüp müslümanların huzur bulması için, öldürülmemek için canla başla Allahın nasib ettiği büyük bir cesaretle ateşin üstüne üstüne koşuyorduk! Yerin altında ve siperlerde toz toprak pire bit su ve camur içinde yaşardık. Yagan yagmur ve kar; siperleri ve icinde saklanmak icin kazdigimiz delikleri camur icinde birakirdi.

 O inanılmaz toz toprak ve camur içinde beş vakit ezan okurduk, namaz kılmaya gayret ederdik. Bizimle beraber en önde savaşan cesur mübarek Hoca Efendileri can kulağıyla dikkatle dinlerdik. Padişahımız, Halifemiz efendimiz Sultan Reşad’ı çok severdik, Vatan Kahramanı Ulu Hakanımız, Padisahimiz, Sultanımızda; annemiz, babamız gibi bizleri çok severdi.

Müslümandık, kardeştik, imanlıydık ve bu sebeple güçlüydük. Hergün yüzlerce, binlerce kardeşimiz şehid olur siperlere yeni kardeşlerimiz sevinçle ve coşkuyla gelirdi. Biz hepimiz, türk, kürt, arab, sünniler ve aleviler Müslüman Büyük Osmanlıydık. Zalim Küffara (kafirlere) karşı Allahın (C.C) kılıcı ve askerleriydik. 1000 sene kanlı, terörist Haçlı Kâfirlerine karşı İslamın Kılıncı ve İslam ülkelerinin bekçisiydik.

Azgınlaşan gâvurlar sık sık hepberaber bize saldırır, Osmanlı tokadını yerlerdi ve dünya barışını sağlardık. Çocuklar sizler bizim geleceğimizsiniz. İyi müslüman olmaya gayret ediniz. Sizler, Melekler gibi saf ve temiz, Cennetmekân Büyük Osmanlının torunlarısınız. Sevgili Peygamberimizi ve arkadaslari olan Sahabileri, Ecdadimiz Selcuklulari, Büyük Osmanlilari ve bütün müslümanlari cok seviniz. Onlari kendinize örnek aliniz.

Gavurlara özenmeyin. Sakın günah, haram, ayıp olan şeyleri yapmayın. İmanlı, dindar, bilgili ve ahlaklı arkadaşlarla oynayın. Kötü arkadaşlarla oynarsanız kötü sözler öğrenirsiniz. Allah korusun sizde kötü ve ahlaksız olursunuz. Ayni gavurlara benzersiniz. Sonsuz cennetlerde çok güzel hayat yaşayacağınıza cehennemde ceza görürsünüz.

Güneşi, ay’ı ve yıldızları bize lamba olarak yaratan, hayvanları ve bitkileri bizim için yaratan Allah (C.C) karşılığında bizden kulluk ve itaat istiyor. Portakallara, elmalara,kirazlara, karpuzlara çamurlu toprakta hiçbirşey olmadığı halde şeker, güzel boya, rayiha (güzel koku), tad ve lezzet veren Allah bizim Büyük Osmanlı ecdadımız (dedelerimiz) gibi güzel müslüman olmamızı istiyor. Melekler gibi saf ve temiz olmamızı istiyor.

Yüce Allahımızın bizlere verdiği parmaklarımız, gözlerimiz, kulaklarımız ne kadar değerlidir. Ne kadar zenginiz değil mi çocuklar? Allah bizi çok seviyor, bizde Allahı ve Peygamber Efendimizi çok sevelim ve yolundan hiç ama hiç ayrılmıyalım. Yüksek Ecdadımızın (Osmanlı dedelerimizin) yolundan gidelim. Ecdadımıza yani Dedelerimize, gâvurların satın aldığı bazı salak gafiller gibi sakın küfretmeyelim.

 Dedelerimiz Cennetmekan Osmanlılar, Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) ve Sahabelerini(arkadaşlarını) canlarından çok severlerdi. Sakın ha! Duvarların, radyoların, gazetelerin, dergilerin, okulların, öğretmenlerin ve kitapların arkasına saklanan kalleş, terörist, seytan ve katil gâvurların oyunlarına gelmeyin.

 Eskiden düşman dışardan gelirdi. Tanırdık, bilirdik. Hiç tehlikeli değildi. Şimdi kurdlu böcekler, hasaratlar yani gavurlar içimize girdiler. Radyolarla, gazetelerle, okullarla ve dergilerle evimize girdiler. Şimdi Çanakkaleden daha tehlikeliler.

Gâvurlar müslümanlar gibi mert ve adaletli değildir. Çıfıt (hilekar,münafık), Siyonist Yahudi gâvurlarına da çok dikkat edin. Siyonist Yahudiler, Meşrutiyet, İttihadı Terakki oyunlarıyla Osmanlıya Türkçülük fikrini aşılıyarak Osmanlıyı yıktılar. Osmanlının birdaha ayağa kalkmaması için Duvarın arkasına saklanan Yahudi, İngiliz ve diğer gâvurlar Osmanlı Çocuklarına öyle oyunlar oynadılar ve oynamaya devam ediyorlar ki bu gizli oyunları bilmiyen ve öğrenmeyen halkimiz, yerli gâvurlar tarafından şeytanca kandırılan müslümanlar, aptalca İngilize dost ve zavallı suçsuz müslüman kardeşine düşman oluyorlar!

Bunun için devamlı bilgili Hoca Efendilerin ve bilgili dindar Ağabeylerin yanında oturup onlardan İslami bilgi, ilim öğrenmelisiniz. Yoksa Allah korusun, duvarın arkasına saklanan gâvurlar sizi şeytani hileleriyle gâvur ederler, dinsiz, ahlâksız ve aptal yaparlar. Müslüman ülkelerinin başlarına getirdikleri müslüman isimli Lawrence casuslarını, müslüman ülkelerini kurtaran kahramanlar, müslümanları gerçekten kahramanca savaşıp kurtaran Hakiki kahramanlari, imamları, hoca efendileri ve dindarları düşman gösterirler.

Hileci gâvurlar tarafından satın alınan veya çocukluktan yetiştirilen Müslüman ülkelerinin devlet başkanı veya ordu komutanı müslüman isimli aslı Jakop olan Yakublar, Lavrence’ler, Haçlı Canavar sürülerinden, köpeklerinden daha tehlikelidir. Cünki müslümanlar dostunu düsmanini taniyamaz hale getirilirler. İslamin dostunu, düsman zannederler, müslümanin düsmanini, dost zannederler. Bir daha Çanakkale cehennemini yaşamamak için “duvarın arkasına ve perdelerin arkasına saklanan sinsi, kurnaz ve kalleş gâvurlara aman dikkat edin çocuklar!”

Sevgili gençler ve çok zeki çocuklarımız; Bu heyecanlı Osmanlı Gazi amcayı çok sevmiştim, bir ara öyle bir hatırasını anlattı ki hayatım boyunca unutamıyorum ve şimdi siz kardeşlerimize yazıyorum. Lütfen dikkatli okuyunuz ve arkadaslarinizada okutunuz. Mümkünse cogaltip okulunuzda ve cevrenizde dagitiniz.

DUVARLARIN ARKASINA SAKLANAN KALLES, TERÖRiST, SOYKIRIMCI KATiL GAVURLAR:

-Dışardaki Gâvurlar, dehşetli silahlarla gelip, senelerce Ecdadımız Büyük Osmanlıya karşı savaştilar, Büyük Osmanlı ülkesindeki, 1000 senedir milleti sadık (güvenilir millet) dediğimiz, yüzlerce sene itimat ettiğimiz, Büyük Osmanlıyı çok seven Ermeni milletini ve Rumları büyük paralar ve silahlar vererek size kendi ülkenizi kuracağız diyerek, onları büyük osmanlıya (Devleti Âli Osmana) karşı 1920 yıllarında ayaklandırdilar.

 Eskiden evler tahtadan yapılırdi. İngilizlerin kandırdığı Ermeniler ve Rumlar atlara binip müslüman evlerinin üstüne petrol yağına batırılmış bez yumakları ateşleyip atarlardi. Çok ani ve hızlı atıp kaçtıklarından, Müslümanlar Ermenileri ve Rumlari yakalayamaz ve evleri yanar kül olurdu. Bu durum Merzifonda cok oldu. Müslümanlari camilere doldurur, kapilarini kilitleyip camilerle beraber zavalli müslüman halki yakarlardi. Müslümanlari yemege davet eder, öldürür evlerinin bahcesine gömerlerdi, Müslüman hanimlara ve kizlara tecavüz ederlerdi.

Birde bu gâvurlar ellerine, kama denen sivri bıçaklarını alırlar, müslüman mahallelerinde duvarların arkasına saklanırlardi. Oradan geçen müslümanların üzerine aniden atılır ve bıçağı kalbine saplayıp, öldürüp kaçarlardi.

Bu hatıra bana okadar çok tesir etmişki, çocukluğumda mahallede oynarken hep duvarların arkasından gâvurların aniden çıkıp biz çocukları kalleşce öldüreceklerini zannederdim ve çok korkardım!

Birkaç sene önce Kopenhagda Glostrup hastanesinde Bush’un Birinci Irak savaşında aklını kaçıran ve dili tutulan bir arab vardı. Belden aşağısı Amerika füzesi ile felç olmuş ve korkudan dili tutulmuş hiç konuşamıyordu. Danimarka da, Hastahane de ve devamli yasadigi hastalar evinde perdeleri hiç kapattırmazmış. Iraktayken savaşta evlerinin penceresi devamlı gece gündüz kapalı olurmuş. Her an bir Amerikan Füzesi girecek ve ölecekler diye devamli korkarlar ve tir tir titrerlermis. Birgün evlerine bir Amerikan füzesi isabet etmiş ve belden aşağısı felç olup konuşamaz olmuş. Bu korku zavallı arab kardeşimize öyle yerleşmişki şimdi Danimarkada yanlışlıkla perde kapatılacak olursa, Amerikan füzesi atılacağını zannedip çırpınmaya başlarmış. Perdeler açılıncaya kadar ağlar ve çılgınca sarsılırmış! Bütün kanli katil gâvur askerleri Afganistandan ve Iraktan, lüks içindeki kanlı katilliklerinden ve teröristliklerinden memleketlerine dönünce psikolojik tedavi görürlermiş.

Düşünebiliyormusunuz Sevgili Kardeslerimiz, bugün müslüman ülkelerinde, gâvur zulmü altında inliyen zavallı müslüman kardeşlerimizin, hanımları, ihtiyarları, kendileri ve çocukları ne haldedir? Katil ve terörist gâvurların İslam ülkelerinde ne işi var? Afganistani ve Iraki harabeye cevirdiler.

Amerikanin, 3000 kendi askerini kallesce Japonlara öldürttügü Pearl Harbour oyunu gibi, ikiz kuleleri kendileri yiktilar ve zavalli müslümanlari teröristlikle suclayip öldürüyorlar! Hz.İsa ve Hristiyanlık böylemi olmasını istiyor bu vicdansiz, namussuz terörist islam düsmani gavurlardan?

1920 lerden beri zaten müslümanların ve zavallı afrikalıların petrolünü, madenini, ekmeğini çalıp aç bırakarak öldürüyorlardı. Afrikada bu soyguncu gâvurlar yüzünden günde 50 000 çocuk açlıktan ve aids den ölmektedir. İslam ülkelerinde ve afrikada iç savaşlar çıkarıp silah ve ilaç satıp vurgun yapmaktadırlar.

 Kızılderililere veba mikroplu battaniye dağıtanların çocukları bu teröristlerdir. Sadece Rvandada bir ikindi vaktinde birkaç saatte 800 000 Tuti ve Huti kavminden zavallı insanı öldürtürken hiç mi yürekleri sızlamadı bu katillerin.

Yeni bir hadise: Liberyanin kukla liderine kendi halkindan 400 000 kisiyi öldürtmüsler. Danimarka ve isvec kendi ülkelerinde hapis yatirmak istiyorlar katil kuklalarini, kimbilir ne oyunlar dönüyor.

Bugünlerde Danimarka Darfur´a yardim etmek istiyor. Bu Somalideki kanli ve vahsi pastadan pay almak istedigini gösteriyor. Yakında orta doğuda milyonlarca suçsuz zavallı müslüman iç savaşla birbirlerine öldürtülecek. Bu mu sizin medeniyetiniz ve demokrasiniz. New york da ikiz kuleleri yıkanlarda, Karikatür Krizini zavalli müslümanlari kiskirtip, hadise cikarip, sonrada öldürmek icin çıkartanlarda sizsiniz.

Birkaç arab gencine, Filistinde eziliyorsunuz, size yardım edelim uçak kaçıralım, uçakları hava alanına indirince mesajınızı dünyaya duyurun deyip, uçağın idaresini uzaktan kumandayla devralıp, Nevyork da ikiz kuleleri kompüterle vurup, zavallı Arab gençlerini ve suçsuz binlerce insanı öldürdünüz.

11 Eylülde İkiz kulelerde, Dünya ticaret merkezinde calısan binlerce yahudiye ne oldu? Niçin onlar ölmediler? Sizi komünizmden kurtaran zavallı afganlı mücahidleri kalleşce nasıl öldürmeye kıydınız?

Afganistani cehenneme cevirip en büyük yardimcinizi, kalesce ve haince nasil devamli F16 ucaklarinizla senelerdir devamli bombaliyorsunuz. Serefli Afgan milletini yok edip serefsiz, namussuz, katil gavurlarimi yerlestireceksiniz Afganistana?

Danimarka pilotları senelerdir Kırgızistandan havalanıp kaç bin Afganlı zavallıyı bombalıyarak öldürdü ve halen öldürmekte? Irakdaki zulmünüz, katliamınız, soykırımınız halen devam ediyor.

11 eylül hilesi ve Karikatür Krizi hilesiyle Danimarka halkını ve Avrupa halkını müslümanlara karşı nefret ettirdiniz. Bu dünya çapında bir hileydi. Böylece Danimarkalı, avrupalı ve Amerikalı gençleri kandırıp zalim şeytani savasa, müslümanlari öldürmeye gönderiyorsunuz. Ve yakında Ortadoğuda yapacağınız müslüman soykırımında yine bu hilelerle zavallı Hristiyan gençlerini savaşa sokacaksınız!

Müslüman anneler ve Danimarkali anneler aglamasin, durdurun bu siyonist yahudi savasini. Danimarka halkının, Avrupa halkının, Amerika halkının ve gençlerinin uyanması en büyük dileğimizdir. Siyonist Yahudi, Hristiyanların sırtına binmiş zafere gidiyor. Hristiyanlar savastan yorulunca Siyonist Yahudi dünya krallığını ilan edecektir.

Birkac ay önce televizyonda ingiliz gâvurlarını Irakta müslüman gençlerini döverlerken gördüm. Zavallı Müslüman gençlerinin can acısıyla acı acı bağırmalarına yüreğim yandı. Kimbilir belkide yüzlerce, binlerce Abu Garib ve Guantenamo varda bizim haberimiz yok!

Ya Afganistanda sakat kalan tahta bacaklı 2 milyon sakat müslümanlar ve sakat çocuklara ne dersiniz? Gâvurları komünizmden kurtarmak için ölen 2 milyon ve sakat kalan 2 milyon Afganlı mübarek kardeşlerimize nedersiniz?

Danimarka Televizyonu ve gazetelerinin bildirdigine göre 10 milyon afganlı kardeşimiz ölecekmiş önümüzdeki seneler Rus Kâfirinin mayınlarına takılıp, buna ne dersiniz?

Talibanı ve Usame yi Mücahidler diye övüp, Zalim Rusyaya karşı 10 sene savaştırıp ikiz kuleleri kalleşçe kendisi yıkıp, kalleşçe, daha önce dostumuz dedikleri müslümanları terörist diye öldüren; kalleş, şeytan terörist Gavurlara ne dersiniz?

5000 Kürd kardeşimizi Amerikaya götürüp vurucu asker yetiştirip şu anda Irakta mübarek müslümanlara karşı savaştıran şeytanlara gâvur oğlu gâvur dermisiniz? Su anda Amerikada yetistirilip, Irakta savastirilan dev gibi Kürt Askerlerinin sayisi 105 000 e cikmis. Danimarka gazetelerinin yazdığına göre bir kaç ay önce Endonezyadan 10 000 genç imamı islami tahsil yaptırmak için Amerikaya götüren daha sonra Endonezyaya geri getirip zavallı müslümanları sapıttıracak şeytan hristiyanlara, Allah önce kara ruhlu papazlarınızı, sonrada papazların dostu diyaloğcu müslümanları beraber haşretsin dermisiniz?

Hergün Kırgızistandan kalkan F16 Danimarka uçakları senelerdir kaçbin suçsuz Afganlı kardeşimizi öldürüyor haberimiz varmı?

Danimarka devlet televizyonunun on sene mücahidler diye alkışladığı Afganlı zavallı kardeşlerimizi, şimdi terörist oldular yalanıyla öldürmeleri insanlığa sığarmı? Afganlı mücahidler Batılıları, Yahudileri ve Amerikalıları Komünizmden kurtarmıştır.

Gâvurlar melek gibi Afganlı Kardeşlerimizi Komünizme karşı sinsice kullanmışlardır, perisan etmislerdir, Afganistan’i harabe yapmislardir. Şimdi ise Afganli zavalli mücahid kardeslerimizi kalleşçe acimasizca öldürüyorlar! İkiz Kuleleri ve Londra bomba hadisesini gâvurlar kendileri yaptırmışlardır.

Birkaç müslüman gencine; Eziliyorsunuz, size yardim edelim uçak kaçırın, sesinizi, derdinizi dünyaya duyurun demişler, pilotluğu öğretmişler, uçaklar havalanınca, kompüterlerle ve uzaktan kumandayla uçakları, Nevyorkta ikiz kulelere, çarpmışlardır. Zavallı gençler aldatılmış ve öldürülmüşlerdir. Binadaki binlerce Yahudiye birşey olmamıştır.

Hristiyan gençlerini bu oyunlarla, melek gibi müslümanlara karşı nefret ettirmezlerse, hiç Hristiyan gençleri Afganistana, Irak’a, daha sonra İran’a, Suriyeye, Suudi Arabistana, Türkiyeye ve Pakistana savaşa gidermi? Canını verir mi?

Hristiyan gençliği bu iğrenç Siyonist Yahudi oyununu anlamalı ve barış’a yardımcı olmalılar.

Müslümanlar melek gibidirler, Hristiyanlarıda, Yahudileride hatta dinsizleride severler. Bu duruma 1400 senelik İslam tarihi şahiddir. Müslümanlar misyonerlik yapmadığı, Avrupada ve müslüman ülkelerinde cocuklarina bile islamiyeti ögretme hürriyeti olmadigi halde bu gerçekleri, doğruları öğrenen Hristiyanlar, Yahudiler ve diğerleri Camilere gelip müslüman oluyorlar. Hemde Danimarka kütüphaneleri ve okul kütüphaneleri İslamiyet düşmanı kitaplarla dolu olduğu halde.

Lütfen çevrenizdeki Danimarkalılara söyleyiniz Danimarka kütüphanelerinden islami kitap ödünç almasınlar. www.wakf.com sitesinde “Media bibliotek” ve “bøger” i tıklayıp İslami kitapları okusunlar. Aynı zamanda İslamisk Tro Samfund Camiinin geniş kütüphanesinden faydalanabilirler. 15 günde bir Pazar günleri kızlar ve erkekler için Danimarkaca, ingilizce izahlı olarak İslamiyet öğretilmektedir. Henüz müslüman olmamış Danimarkalı Gençlerde gelmektedir.

www.wakf.com sitesinde Aktiviteter’i tıklayıp bilgi alabilirsiniz ve Kontakt’i tiklayip, adresi öğrenebilirsiniz.

www.islam.dk sitesini okuyunuz. “Khutbe” yi tiklayip imam Fatih Alev in ve imam Abdulvahid pedersen in Danimarkaca hutbelerini sesli olarak dinleyiniz. Ayrıca her iki sitedende İslami kitaplar satın alabilirsiniz. Adresi siteden temin edebilirsiniz.

Bugün 04.02.2006 Gâvurların, zavallı esir müslümanlara karşı karikatür savaşı başlıyalı 10 gün oldu, Zalim Papa dan hiç ses yok. Anlaşılan Bosnada zavallı müslümanları yok ettikleri gibi Papa belası haçlı ruhuyla milyonlarca müslümanı yok edecek! Vah zavallı Hristiyanlık! ve terörist Hristiyanlar, Hz. İsa aleyhisselam size cehennemi müjdeliyecektir, niçin benim adımı şeytanca hilelerle ve teröristliklerle pislettiniz ve zavallı insanlara zulüm ve işkence yaptınız diye!

Üzgünüm müslüman kardeşlerim üzgünüm. Müslüman kardeşlerimizin duygusuzluğu, aldırışsızlığı beni çok üzüyor. Biliyorum dünyada bütün müslüman devletleri gâvurlara (müslüman olmıyan zalimlere) esirdir, köledir. Gâvurlar 1920 li yıllarda büyük Osmanlıyı yıkıp, yerine küçük küçük bir sürü sömürge devletleri kurmuşlar. Bu sömürge (gizli koloni) devletlerinin başına kendi zalim Saddamlarını, Lavrenslerini, Yakub isimli Yakoplarini yani sözde müslüman, aslinda casus, katil ve vahsi sömürge valilerini getirmişlerdir.

Şu anda Irak da olduğu gibi havadan bomba yağdırıp aç bıraktıkları zavallı müslüman gençleriyle ordular kurmuşlar ve bu gâvur sömürgesi esir müslüman askerleriyle bugüne kadar, müslümanları, asagilayip dalga geçerek ve alay ederek idare etmişlerdir. Halen alay edip, ezerek, aç bırakarak idare etmektedirler.

Katil Amerika, birinci Irak savaşından sonra Irak’a İlaç Ambargosu uygulayıp tam 500 000 Iraklı çocuğu öldürmüştür! Bu terörist gâvurları çevrenizde anlatmalısınız! Terörist Hristiyanlara 85 senedir esir olan dünya müslümanları 10 gündür Danimarka mallarını boykot ediyorlar. Peygamberimize hakaret edemezsiniz, Danimarka Kraliçesinin porno resimleri yapılsa rahatsız olmaz mısınız? diyorlar televizyonlarda!

Müslümanların, sona erdirin bu rezaleti, İslamiyete yaptığınız iğrenç saldırıyı, dileklerine, müslümanlardan özür dileyeceklerine ;

-Diktatörlerin idaresindeki ortaçağı yaşıyan geri müslümanlar: söz söyleme hürriyetinden ne anlar, diye alay ederek proğram yapıyor Danimarka Televizyonları! Hristiyan devletler, 1920 li yıllardan beri bu diktatörleri müslümanların başına kendilerinin getirip, sömürge valilerine milyonlarca müslümanı şeytanca öldürttüklerini asla söylemiyorlar.

Dünya Hakimi, Siyonist Yahudi, dünyayi gizli bir yalan tiyatrosu yapmis. Dünyanin bütün seytan medyasi, müslüman medyasida dahil Yahudinin yalanini söylüyor. Halen kukla müslüman liderleri ve generalleriyle müslüman ülkelerinde hem zulüm yapıyorlar, hemde zavallı müslümanlarla alay ediyorlar.

Bu Karikatür kışkırtmalarıni hileci ve vahşi batılıların savaş çıkarıp müslümanları yok etmek ve daha ezmek için çıkarmış olmalarından korkuyorum. Yakında orta doğuda birkaç milyon müslümanın öldüreleceği ve yeni koloni sınırları çizilecegini yazıyor İslami gazeteler.

Biz Danimarkada yaşıyan zavallı müslümanlar devamlı aşağılanmaktayız. Hergün televizyonların, radyoların, gazetelerin müslümanları tahkir etmesi, aşağılamasına okadar alıştık ki, yüzümüze tükürüyorlar, yağmur yağıyor yarabbi şükür diyoruz!

İslam düşmanlarıyla, zalim gavurlarla diyaloğ yapıyoruz ama müslüman kardeşlerimize düşman oluyoruz veya düsman ediliyoruz. Televizyon ve radyolarinda pakiler, perkalar yani asagilik insanlar olan müslümanlar Danimarka da birbirlerine düsman diye alay ediyorlar.

Terörist Gavurlar, Camilerimizi, islami grublari ve kahvehaneleri islama karsi kullaniyorlar. Böylece müslüman cocuklari zir cahil yetisip, Yüce islam dinini, Sömürgecilerin cahil biraktigi anne ve babasi kadarda ögrenemiyor! İslam düsmanlari seytani zaferlerinden dolayi, seytani bayram ediyorlar. Bütün İslam ülkelerini, Irak ve Afganistan gibi yikip yeniden yapacaklar. Müslüman ailelere Afganistanda oldugu gibi aclik sinirinin altinda, %50 si kadar 10 kilo un, on kilo Fasulya ve birkac kilo yag verip, günesin dogusundan batisina kadar ac karnina agir islerde, insaatlarda calistiracaklar. Afganli sarikli, sakalli ve cübbeli mübarek mücahidler gibi, acliktan ölmemek icin mecburen calisacaktir zavalli yüz milyonlarca müslümanlar. Tabii bu belaya Türkiyede dahil. Zira Osmanli torunlarina gavurlar , arablardan ve iranlilardan daha düsmanlar.

Bütün dünya gâvurlarının Yüce Dinimiz son hak din İslamiyete birlik halinde nasıl şeytanca saldırdıklarını görebilip, önce müslüman kardeşlerimizle diyalog, görüşme yapıp, sonra islam düşmanlarıyla görüşmeliyiz.

Gâvurlar biz müslümanların ve evlatlarımızın beynini yıkamış, bizlere oyunlar oynamış, bizleri değerli müslümanlara düşman etmiş, bizi birbirimize düsman etmis. Gâvurlar böylece hem ahiretimizi hemde dünyamızı cehennem ediyorlar ve edecekler.

Müslüman olmak melekleşmek demektir. Dünyanın bütün güzellikleri ve iyilikleri iyi müslümanlarda mevcuttur. Gavurlar ve gavurların salaklaştırdığı müslümanlar bunu anlıyamazlar. Yıkmak, tahrip etmek kolaydır, yapmak, tamir etmek çok zordur.

Gâvurlar, Haçlı seferleriyle ve diğer savaşlarla Osmanlilari ve diger müslümanları yıkmışlardır. 1920 yıllarından beri görünmeyen gizli psikolojik tiyatro savaşlarıyla da biz Müslümanlari perişan etmişlerdir. İslamiyeti bilmediğini bilmiyen, kendini dev aynasında gören zırcahil müslümanlar yapmışlardır bizleri. Gâvur ellerinde yetiştirdiğimiz şımarık, gâvurların tesirinde kalmış, gavurlarin manyaklastirdigi zavallı evlatlarımız, dindar olsalar hatta hoca olsalar bile islamiyeti ve samimi hoca efendileri anlıyamıyacaklardır. Tecrübeli yaşlı mübarek hoca efendilere düşman olup, gâvurlara dost olan acayip yaratıklar olacaklardır. Bu yüzden İslam düşmanı Gâvurlar, kendi, felsefe hastası sapık ve bozuk imamlarını yetiştirmek için imam okullarını açacaklardır.

Uyanınız müslüman kardeşlerim. Biz müslümanların sayesinde, batılılar komünizmi sona erdirdiler. Artık bizim yüzümüze gülmiyeceklerdir. Çanakkaledeki dehşetli facialar tekrar başımıza gelecektir! Dünyamızı kaybedeceğiz bari ahiretimizi kaybetmiyelim. Çocuklarımızı ve kendimizi yetiştirelim. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammedi (s.a.v) örnek alalım. Taş atanlara, gül atalım. Derviş Yunus Emre gibi “Sövene dilsiz gerek, dövene elsiz gerek, dervis gönülsüz gerek” diyelim. Örnek müslümanlar olalim. Sabredelim, İnşallah birgün gayri müslimler, Danimarkalı Hristiyanlar, gerçekleri anlarlar ve Meleklesmis Danimarkalı müslümanlar gibi, biz zavallı esir dogustan müslümanların haline acırlar. Müslümanlara terörist diyenlerin terörist olduğunu anlayıp biz çaresiz müslümanlara sabır tavsiye ederler. Müslümanlara düsmanligi birakirlar, belkide yaptiklari zulümlerden utanirlar hidayete ererler, Danimarkali müslümanlar gibi gercekleri ögrenip melek gibi müslüman olurlar.

1920 lerde bizler melekler gibiydik, bizi şeytani oyunlarla mahvettiler, bozdular, şimdi utanmadan biz zavallı müslümanlarla alay ediyorlar. Gavurlar, İlmi biz müslümanlardan Endülüste aldilar ama insanligi almalari nasib olmadi henüz.

Danimarkali müslümanlar gibi bütün Danimarka müslüman olursa hakiki insanligida bizden almis olacaklar! Adres uzak degil. Danimarkali mübarek müslümanlara müracaat etmeleri gerekiyor. Onlara yüzlerce , binlerce soru sormalari gerekiyor. Gecen sene böyle bir genc geldi ve bana 3-4 ay yüzlerce sorular sordu. Mübarek müslüman oldu, su anda hukuk fakültesinde sakal, sarik, cübbe ve salvarla tahsil yapiyor. Bes vakit namazi vaktinde kiliyor. Melek gibi bir Danimarkali müslüman. Babasi kültürlü bir doktor. Evladini da yüksek kültürlü yetistirmis. 19 yasinda Alex ismini Selahaddin ismiyle degistiren kardesimize ilk tanistigimizda sormustum, islam hakkinda neler bildigini?

– Bombayi vücuduna saklayip sucsuz insanlari öldürmenin islamiyet oldugunu söylemisti!  Alex ismini degistiren Selahaddin Kardesimiz, tanistigimdan 4 ay sonra müslüman oldu. Bir ikindi vakti müslüman oldugunu duyunca Selahaddin kardesimizi tebrik ettim. Bana,

– Camiye gidelim ilk namazi kiliyim, dedi. O andan itibaren sabah namazi dahil 5 vakit namazi vaktinde kiliyor! Saka degil hakikaten 5 vakit namazi vaktinde kiliyor. Ve cemaatle namaz kilmaya cok önem veriyor!

 Su anda müslüman olali 8 ay oldu. Melek gibi peygamber devrinin insani sanki. Onu gören iste bir Danimarkali mavi gözlü müslüman deyip hayran hayran bakiyor. Hergün yollarda gördügümüz Danimarkali müslüman genc kizlar da öyle ayni meleklere benziyorlar.

Nörrebro semtinde pizzaci bir arkadas anlatti. Calistigi pizza dükkanina pek cok Danimarkali yeni müslüman genc kizlar ve erkekler geliyormus. Melek gibiymisler. İslami Arabca kelimeleri kullanarak Danimarkaca sohbet ediyorlarmis. Danimarkali müslümanlarin samimiyetleri ve islami heyecanlari Türkiyeli pizzacilarin gözlerini yasartiyormus. Hristiyan Danimarkalilar bu samimi konusmalari duyunca tebessüm ediyorlarmis.

 Bundan sonra insallah Danimarkada yasiyan müslüman gencleri Danimarkalilara iyi örnek olurlarda, müslümanlara tebessüm eden veya gülen Danimarkalilar da islam gercegini ögrenir ve islamin nuruyla sereflenirler, meleklesirler, savaslar biter ve dünyamiz huzura kavusur.

Aman dikkat edin kardeşlerim, gâvurların şeytani oyunlarına gelip Müslüman kardeşlerimize düşman olma şaşkınlığına düşmiyelim. Dünyanın bütün gavurları müslümanlara karşı birleşti. Peygamberimiz Hz. Muhammedin sesine kulak verelim.

“ – Müslümanlar, birbirinizi sevmezseniz iman etmiş olmazsınız, iman etmezseniz cennete gidemezsiniz.”

Sevgili Peygamberimizin tavsiyesini yerine getirebilmek icin Danimarka da ve Türkiye de her semte, kasabalara ve sehirlere birer tane;  evlere İslami çocuk kitabları, kasetleri, Cd, Dvd, filimleri ödünç veren küçük odalar yani kütüphaneler açalım. Şayet yasak ederlerse bu işi gizli yapalım. Allah, şeytanda olsa, çalışana karşılığını verir.

Müslümanlar İslamiyeti anlamamazlıktan gelip, hep dünya için çalışıp, ahiret icin calismayip, islamiyeti ve çocuklarını çok mübarek yetiştirmeyi ihmal edip, böylece bir birlerini sevmezlerse, sonunda zalim gâvurların devamlı aşağılanan sokak köpeği olacaklardır veya gâvurların soykırımıyla öldürüleceklerdir.

Çünki gâvurlar devamlı gizli tiyatro savaşları yapmaktadır müslümanlara karşı ama müslümanlar hilelerle kör edilmis olduğundan bunu bile görememektedirler. Yusuf İslam’a Türkiyeye ziyarete geldiğinde sormuşlar;

– İngiliz devleti kolonisttir (sömürgecidir), İngilterede bin civarında cami ve mescit varmış, nasıl size müsaade edebiliyorlar? Yusuf İslam kardeşimizin cevabı gayet kısa ve veciz olmuş. İngiliz devleti;

– müslümanların camileri vardır ama bütün müslüman çocukları İngiliz okullarına gitmektedir, müslümanların çocuklarını biz yetiştiriyoruz, diye cevap vermişler!

Evet kardeşlerim, müslüman ülkelerindeki okullar bile müslüman çocuklarını ahlaksız ve gâvur etmektedirler. Niçin? Çünki müslüman ülkelerindeki generaller 1920 den beri gâvurlar tarafından üstün silah, para, casuslar, gizli psikolojik savaş hileleriyle satın alınmışlardır.

Müslüman ülkelerinde zavallı müslüman sabilerini, çocuklarını gâvur eden gâvurlar, gâvur ülkelerindeki kendi ellerinde bulunan zavallı müslüman çocuklarını da ahlaksiz, namussuz, manyak ve gâvur etmektedirler. Babalar ve anneler utandıklarından evlatlarının gâvurluğunu (islam düsmanligini) ve dinsizliğini saklamaktadırlar. Danimarka da müslümanlara radyo hürriyeti yoktur. İslam düşmanlarına her türlü imkan vardır. Bütün Avrupa böyledir. Sizlere anlatacağım çok şeyler var. Ancak Avrupada hürriyet yoktur. Keşke müslümanları eskisi gibi soymaya devam etselerde, soykırımlar yapmasalar.

Mesela yazmaya cesaret edebileceğim bir mevzu; 1- Halkımızın bir kısmını kahvelere dolduruyorlar. Kahvecilik kârlı iş. Kahve hanelerde kumar, içki, yemek, sigara dumanı, gürültü var. Ama müslümanlar çocuklarını yetiştirmek için bir türlü bir oda ve kütüphane açamazlar. Gürültü olur bahanesi ile izin vermezler. İslami çocuk kitapları, cd, dvd ve filmleri evlere ödünç veremezler. Aslında her semtte müslümanların müşterek bir kütüphanesi olmalı. Türkiyeliler, Arablar, pakistanlılar ve yugoslavyalı müslümanlar birleşseler kolayca bu çalışmayı yapabilirler. Bunun için çok paraya ihtiyaç yoktur, sadece kalbi Allah aşkıyla yanan, hakiki müslümanlara ihtiyaç vardır. Ayda bir iki paket sigara parası yeter. Boşver, gemisini kurtaran kaptan diyen, ingilizlerin odunlaştırdığı müslümanlar bu meseleyi anlamazlar.

Danimarka devleti her şeyi biliyor. Müslümanları ve İslamiyeti de bizden iyi bilir. İslama karsi olan herseyi destekler, islami olanlari ise köstekler yani mani olur. İngilizlerin, Yahudilerin ve Amerikalıların salaklaştırdığı müslümanlar, Danimarka devletine islamiyeti öğretmeye kalkıyorlar. 2- Halkımızın bir kısmınıda Türk camilerine dolduruyorlar. Camiler de bazı ihtiyarlar namaz kılarlar. Bazı çocuklar haftada bir defa bir iki saatlik Kuran okuma dersine giderler. Hoca efendi her çocuğa birkaç dakika Kurani Kerimi yüzünden okuma dersi verir. Müsade bu kadardir. Çocuğu Kuran okumayı öğrenen babalar ve anneler çocuklarının İslamiyeti tam öğrendiğini zannediyorlar. Çünki Dedelerin zamanında Türkiyede İslamiyeti, Kuran okumayı bile öğrenmek yasaktı. Bu yüzden babalar ve dedeler kurani Kerimi yüzünden bile okuyamaz. Hadisin ve Kurani Kerimin ne oldugunu bile bilmezler. İnanmiyanlar cevrelerinde bir arastirma yapsinda gercegi görsün.

Türkiyeli Hoca efendilerin Avrupada, Türkiyeli zavalli cocuklara İslam dinini öğretme yetkisi yoktur. İki sene önce Türk Konsolosu Figen Ok hanım Danimarka Gazetelerinde çıkan röportajlarında; Danimarkalı bir bakana;

-Türk imamlarını Danimarka devleti getirdi. Bizim imamlardan bir çıkarımız yok. Hem getirdiniz şimdi niye geri göndermek istiyorsunuz? Eğer Türk İmamları geri gönderirseniz burada yetişen fundamentalist imamlar onların yerine geçer, zor durumda kalirsiniz, dedi. Yani bizim imamlarimiz islamiyeti frenliyor demek istedi. Danimarka imamları geri göndermedi, Türk cocuklarinin durumu okadar kötüki, şayet imamlari geri gönderirse İslami durumumuzun daha kötü olacağını tahmin ediyorum. Hic olmazsa bazi cocuklar her hafta imam efendiyi ve camiyi görüp müslüman oldugunu hatirliyabilir. Cünki 35 senedir, gizli, yasak oldugundan icyüzü anlatilamiyan hilelerle halkimiz ve cocuklarimiz eskisinden daha cok cahil edilmistir. Taastrup Camiine artık imam izni yokmuş. Yakında İshoej de öyle olacakmış. Türk çocuklarının nasıl ahlaksız, serseri, berduş, manyak yapıldığını Türk ve Danimarka kanunlardan çekindiğim için anlatamıyorum.

Para kazanmayı, dedikoduyu, gösterişi iyi bilen babalar ve anneler herhalde kandırıldıklarından olacak çocuklarını nasıl mübarek müslüman yetiştirebileceklerini bilemiyorlar veya iman zayifligindan, para hastaligindan boşveriyorlar.

Türk çocukları, gençleri, babaları ve anneleri Hadis nedir sorusuna ve Kuranı Kerim hakkında, nedir, nasıldır, bir iki cümle söyle sorusuna hiç cevap veremiyorlar! Bu insanlardan her sene islam adına diyanet ve degişik islami grublar adına milyonlarca kron toplanıyor. Danimarka devleti herşeyi fevkalade biliyor. Müslümanlar farkına varmadan yavaş yavaş İslamiyetten uzaklaştırılıyor!

Değerli, mübarek imam efendiler namazı kıldırıp sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Geri gönderilmekten korkuyorlar.  

3- Halkımızın bir kısmı İslami grublara dahil oluyor. Veya islami grublar Diyanet camilerine Kuran okumayı öğrenmeye gelen gençleri ikna edip kendi grublarında iyi müslüman yapmaya uğraşıyorlar. Diyanet Camii idarecileri ve bazı cahil babalar bu grublara düşman oluyorlar. Grubların başkanları da birbirlerine düşman olabiliyorlar. Danimarka Devleti, Diyanet camilerine ve bazı Türk islami grublara dost davranıyor. Bunlari destekliyerek bazi arab grublari kötülüyor. Danimarkanin, Üyelik yardımı haricinde bazi islami grublara ne gibi maddi destek verdiğini bilemiyorum. İslam düsmani bir Danimarkali kadin gazeteci Danimarka devletinin radikal müslümanlara karsi ilimli müslümanlara yaptigi yardimi durdurmasini istemisti.

 Danimarka Devleti, televizyonu, gazeteleri ve radyosu birkaç Arab grubunun, televizyonlarda, radyolarda ve gazetelerde aleyhinde bulunuyor. Onlar mübarek samimi müslümanlar olabilirler.

Danimarka önce samimi müslümanları fundemantalist ve terörist diye yurt dışı etmek istiyecektir. Komünizm bitti. Batının müslümanlara dostluğuda bitti. Sonunda, samimi müslümanlara düşman ettiği ve kendine dost ettiği diyaloğcu müslümanları da yurt dışı edecektir.

20 sene önce kütüphanelere koydukları birkaç İslami kitapları bile çöpe attılar. Sadece Fethullah Hoca Efendinin “Peygamber Muhammed” isimli iki ciltlik Danimarkaca kitabini kütüphanelere koydular ama iran savasi bitince onuda cöpe atacaklardir. Bu hafta Hollanda 1400 ve Danimarkada 200 ekstra asker gönderdi Afganistana.

Danimarka F-16 uçakları Kırgızistandan havalanıp 10 sene Rus kafirine karşı Danimarka için savaşan zavallı Afganlı kardeşlerimizi senelerdir acımasızca öldürüyor. Yahudi basini yazarsa duyuyoruz. Yoksa hic haberimiz olmuyor.

Yakinda sira bize gelecek. Batililar Osmanlilara Arablardan daha cok düsmandirlar. Dün Pakistanli bir üniversite ögrencisiyle tanistim, Türkiyeden sonra öldürülme sirasi bizde, dedi! Ben yakın zamana kadar Avrupalıların, Amerikalilarin, Yahudilerin böyle zalim ve kalleş olduklarını bilmezdim. Çanakkale ve 1920 savaşlarından sonra dost olduğumuzu zannederdim. Meğer Komünizme karşı bizi kalleşce kullanmışlar. Biz müslümanlar kediler ve fareler gibi gavurlara esiriz. Bu durumumuzu Danimarkalı gayri müslimler bilmeliler ki biz zavallı müslümanlara düşman olmasınlar.

Bizler aşağılanmak ve rezil olmak için Danimarka ya ve Avrupa ya gelmedik. Komünizme karşı bizleri savaştırmak için geçici olarak bizlere iyi davrandiniz. islam ülkelerinizde, bizleri ezdiğiniz için, annesinden azar işiten ve dayak yiyen çocuk gibi anne! anne! diye yine size yani batiya sığındık. Cünki islam ülkelerini yasanmaz harabeler haline getirdiniz. Batı Avrupalı, Yahudi ve Amerikalı Efendilerimizi, çobanlarımızı, Afrikalı kara zenci köleler gibi bizde seviyoruz.

Biz müslümanlar, sizin Batı Hindistandaki Kara Derili Zenciler gibi, talihi de kara zenci köleleriniziz. Eskiden Amerika da yaptiginiz gibi, İsterseniz bizim isimlerimizi degiştirip, çocuklarımızla kiliseye götürüp, yere caktiginiz dörder tane kaziklara baglayip, çivili sopalarla dövüp, parçalanan derimize, tuz ve acı biber ekebilirsiniz. Bizleri müslüman ülkelerine gönderseniz orada da ezeceksiniz. Bütün Müslüman ülkeleride 1920 den beri sizin kolonilerinizdir, gizli sömürgelerinizdir. Bari zavallı evlatlarımızdan uzaklaşmıyalım.

 Bundan 20 sene önce 6 minareli Sultan Ahmed Camiinden Cuma namazını kılıp çıkmıştım. Orta yaşlı yüksek tahsilli bir Amerikalı ile tanıştım. Camiyi gezmiye gelmiş. Biz sizin köleniziz, siz bizim Efendimizsiniz, müslüman ülkeleri sizin kolonilerinizdir, dedim. Enteresandır, akademisyen hristiyanlar meseleleri biliyorlar!

5 sene önce iki Danimarkalı lise öğretmeni Türkiyenin ilerde ne olacağını sordular bana.

– Küçük Amerika olacak, dedim. 

– Yok olamaz, dediler.

– Afro Amerika olur, dedim.

Türkiyenin, Afrika Amerikası veya Amerika Afrikasi olabileceğini kabul ettiler!

Dünyadaki zengin müslümanlar paracıklarıyla, Avrupada ki esir müslümanlar hakkında bir araştırma yapmalıdırlar. Bu mevzuu da yüzlerce roman neşretmelidirler. Danimarka devleti İslamiyetin aleyhinde pek çok roman ve kitap neşrettirmiştir (yayınlattırmıştır). Kütüphanelerine koymuştur. İslamiyeti merak eden Danimarkalılar ve müslümanlar kütüphaneye gelip bu romanlari ve kitapları okuyup islamiyetten nefret etmektedirler. Avrupa da müslümanlara demokrasi ve ifade (söz) hürriyeti yoktur. Devamlı aşağılanmak, ezilmek, rezil edilmek vardır.

Müslümanlara karşı, Demokrasinin, müslümanlari aldatici, sömürgecilerin şeytan oyunu olduğunu gözümüzle görüyoruz! Avrupa da müslümanlara söz hakkı gibi insan haklarıda yoktur. Avrupada hayvanlara hayvan hakları vardır. Müslümanlar hayvandan daha asagi kabul edilmektedir.

Batılılar İslam ülkelerinde de, İslamiyeti yaşamayı yasak etmişlerdir. Müslüman ülkelerin orduları ve generalleri Batı avrupalıların, Yahudilerin ve Amerikalıların kölesidir, ordusudur, generalidir! Türkiyenin İslam ülkesi ve devleti olmadığını sayın Genel Kurmay Başkanımız 2005 yılında söyledi. Bu yazdığım yazıların Türkiye ile ilgisi yoktur. Yazdığım yazılar İslam ülkeleri ve devletleri ile ilgilidir. Türkiye Laiktir. Amerikaya köle oluşumuz ise benim fikrimdir. Buradan öyle gözüküyor. Yanlış olabilir. Türkiye kanunlarinda yasaksa sileriz.

Paramızdan 6 sıfır atılmasını anlıyamamışımdır. Bari 9 sıfır atılsaydıda en güçlü para bizim paramız olsaydı ne güzel olurdu! Cim bom sampiyon olurduk! Muasır Avrupa medeniyetine kavuşmuş olurduk! Müslüman ülkelerin çoğunda camilerde bile İslam dini yasaktır. Siz zengin ülkelerin müslümanları güle oynaya Amerika, Danimarka ve Avrupa mallarını kullanırken ve yerken bizlerde burda ağlıyarak gavur olacağız.

 Benim bu yazdıklarımı salak müslümanlar okumasın zira canları sıkılır. “Müslüman elinden, dilinden ve başka uzuvlarından kimseye zarar gelmeyen insandır. Hz. Muhammed (s.a.v)” Usame bin Laden’in, Taliban’ın, Molla Ömerin, Fethullah Gülen’in, İmam Abu Laban’in, imam Akari’nin, İmam Abdul Wahid Pedersen’in, İmam Fatih Alev’in mübarek müslümanlar olduğuna inanıyorum.

2 milyon müslümanı Ahmedilikle Kafir eden İngiliz devleti ve Türksat Çanağıyla Nur tv ile aynı şeyi yapmak istiyen Amerikayı lanetliyorum.

Hizbuttahrir’in Nörrebroda bir toplantısına gittim. Bir sürü Danimarkalı gencecik yeni müslümanlar konuşmalar yaptılar. Gözlerim yaşardı. Danimarkalı Rus gencine 3-4 ay hergün 3-5 saat İslamiyeti anlattım. Müslüman oldu. Selahaddin adını aldı. Hukuk Fakültesine sarık, sakal ve cübbeyle gidiyor. Müslüman olduğu andan itibaren beş vakit namazı vaktinde kılıyor. Hz. Ömere benziyor kıyafeti. Rus Doktorun Danimarkali oglu 19 yasinda tam bir Selahaddini Eyyubi oldu. İnsallah kücük kiz kardeside müslüman olur.

Ben gâvurların 1920 den beri salaklaştırdığı müslümanlara, iyi müslümanlara ve çaresiz müslümanlara, Neron ve Firavundan daha zalim davranıp, yardım ediyor tiyatrosunu oynıyan, melek yüzlü zalimlare, hakkımı helal ediyorum. Kesinlikle gavurlara öfkeli değilim ve gâvurlardan nefret etmiyorum. Gayri müslimleri sevdiğim gibi gavurlarıda seviyorum. Çünki müslüman melek gibi kibar ve alçak gönüllü olmak mecburiyetindedir ve öyledirde.

Dünyaya hakim Siyonist Yahudi televizyonlari seytani oyunlariyla muslumanlari kötülüyor, terörist ve komik gösteriyor. Müslümanlarin cevap verecek televizyonlari, silahlari ve paralari yok. Kiskirtici, yalanci terörist gavurlar hem gayri muslimleri, hemde muslumanlari kandiriyor.

Vahsi Terörist Gavurların salaklaştırdığı zavallı müslüman kardeşlerimin birazcık olsun uyanmasını ve yüce dinini Danimarkalı müslümanlar gibi araştırmasını arzu ediyorum. Bütün dileğim budur. Müslümanlar melek gibidir. Dünyayı melekleşmiş insanlarla doldurmak isterler. Bu durumu zalim gâvurlar da çok iyi bilirler. Şiddetli ruhi buhran ve stress içinde olan kibar, mert ve efendi gayri müslim Avrupa, Amerika, İsrail halkının müslüman olmaması için bu kanlı yalan tiyatrosunu devam ettireceklerdir.

Ey derin uykularda uyuyan müslüman kardeşlerim ve islami gruplardaki islam kahramanları! Bugüne kadar kapınıza yahovacılar kaç defa geldi? Kaç defa Hristiyan misyonerleri geldi? Rica ediyorum bir araya geliniz, İslamiyetin sevgi dini oldugunu, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammedin sevgi Peygamberi olduğunu anlatan bir kitapçık bastırıp Danimarkalılara dağıtınız, Türklere maliyet fiatina satınız. Bütün müslümanların islam kardeşliğiyle tanışıp görüşmeleri şarttır. Peki bu karışıklıkta kurtuluş çaremiz nedir? Zamanında erkek gibi çalışmadığımızdan, oturup Endülüsün son müslüman kralı gibi kadınlar gibi ağlamalıyız. Birde çocuklarımızı iyi müslüman yetiştirebilmek için feryat edip çare aramalıyız. Dualar ediyorum. Aciz kardeşiniz Muzaffer Alev muzafferalev@hotmail.com(Şubat 2006)

Selçuklu Ecdadımız, Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferinde Haçlı orduları Kralı Romen Diyojeni esir etmiş, öldürmemiş ülkesine geri göndermiş. Romen Diyojen Alparslana şeyet sen bana esir olsaydın ben seni öldürürdüm demiş. “Malazgirt Savaşı” başlamadan önce Kahraman Selçuklu Askerleri düşmanın çok fazla ve güçlü olduğunu, öldürmekle bitiremiyeceklerini, geri çekilmek istediklerini, Sultan Alparslana bildirmişler. “Sultan Alparslan” Beyaz bir ata binmiş ve beyaz kefenini üzerine giymiş olarak ; – Şehid olmak istiyenler benimle gelsin, istemiyenler hanımlarının yanına gitsinler demiş ve atını mahmuzlamış. Bütün Büyük Selçuklu Askeri Allah Allah diyerek Haçlı Gâvurlarının üzerine atlarını koşturmaya başlamışlar. Zalim ve vahşi haçlı gâvurları yenilmişler. Üzülerek söylüyorum bizlere tarihimizi öğretmediler ve öğrettirmediler. Yavuz Bahadıroğlu isimli yazarımız 100 civarında çok heyecanlı roman yazmış şanlı Osmanlı islam tarihi hakkında. Önce çocuklar için olan Sunguroğlu romanlarını, daha sonrada diğer heyacanlı romanları okuyunuz. İslami kitapçılardan satın alabilirsiniz.

Gâvurlar Afrikada, Amerikada, Asyada ve Avustralyada milyonlarca suçsuz insanları öldürerek, hergün döverek günde 20 saat çalıştırarak, Danimarkalıların batı hindistandaki kolonilerinde yaptığı gibi çivili sopalarla dövüp parçalanan etleriniin üzerine tuz ve acı biber ekerek, eşkiyalıklar yaparak çok zengin olmuşlar ve bu hırsızlık paralarıyla acayip silahlar yapmışlar, bu silahlarına güvenerek Ecdadımız Büyük Osmanlıya saldırmışlardı. Barış istemiyorlardı. Gâvurlar güçlü olunca muhakkak müslümanları öldürmek isterlermiş. Mecburen bizlerde onları öldürüp barışa razı etmek istedik. Üzülerek söylüyorum bizlere tarihimizi öğretmediler ve öğrettirmediler. Yavuz Bahadıroğlu isimli yazarımız 100 civarında çok heyecanlı roman yazmış şanlı Osmanlı islam tarihi hakkında. Önce çocuklar için olan Sunguroğlu romanlarını, daha sonrada diğer heyacanlı romanları okuyunuz. İslami kitapçılardan satın alabilirsiniz. http://www.esir.webbyen.dk muzafferalev@hotmail.com (Şubat 2006)

Nitekim 1994 senesinde bizi savastiracaklardiki Rusya ne istiyorsun diye sordu Amerikaya? Türkî cumhuriyetleri esir olarak istiyorum, dedi Amerika. Al senin olsun , dedi Rusya. Böylece Rusya –Türkiye savasi gerceklesmedi. Amerika bas örtüsünü, imam hatipleri ve Kuran Kurslarini yasak etti. İran savasindan dolayi Tayyip Bey i Basbakan yapti. Tayyib Bey iyi insandir. Yasaklar yüzünden kimse gercekleri yazamaz ve söyliyemez. Derin devlet filan diyerek üstünü örterler.   Sevgi ve sefkat kahramani Büyük Ecdadimiz Büyük Osmanlinin Hücum Marsi : https://www.google.dk/#q=h%C3%BCcum+mar%C5%9F%C4%B1

    Merzifonlu Kara Mustafa Pasa 1683 senesinde Viyana muhasarasinda (kusatmasinda).

   Merzifonlu Abdurrahman Rumi Hazretleri: (video): http://www.huzuradogru.tv/icerikler/tarihin-belgeseli/merzifon-abdurrahim-rumi-hazretleri_1335?sayfa=23

Merzifonlu Kara Mustafa Pasa Camii ve Sadirvani. Osmanli Pasalari Camiler, Mescidler, Medreseler, Hastahaneler, Cesmeler yaptirirlarmis. Büyük Osmanliya layik Büyük Askerlermis onlar. Allah Osmanlilardan razi olsun. Bizleride Osmanlilar gibi büyük ve yüksek imanli Müslümanlar eylesin.

Celebi Mehmed Camii ve Medresesi: (Video): http://huzuradogru.tv/icerikler/tarihin-belgeseli/merzifon-celebi-mehmet-camii_497?sayfa=11

   Vatanimizin Büyük gercek Kahramani ve Sehidi topal osman ağa:

Sehid Ali Sükrü ve Osman Aga’nin katledilisi, ilk saglik ve milli egitim bakanimiz Dr. Riza Nur’un “Hayat ve Hatiratim”  isimli kitabinin 4. cildinin sonunda tiyatro eseri olarak yazilmis. Okursaniz gözyaslarinizi tutamiyacaksiniz!  Dogru yakin tarihimizi ögrenmek mecburiyetindeyiz! ;   http://www.google.dk/#hl=da&cp=12&gs_id=1a&xhr=t&q=topal+osman+a%C4%9Fa&pf=p&sclient=psy-ab&source=hp&pbx=1&oq=topal+osman+&aq=0L&aqi=g-L4&aql=&gs_sm=&gs_upl=&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.,cf.osb&fp=1441033b407d5083&biw=1680&bih=955

Vatanimizin Büyük hakiki Kahramani Cerkez Ethem :  Genclerimizin uyanma vakti gelmedi mi?

http://www.youtube.com/watch?v=_JXAUyy2HtY&feature=related

T.C. Çarşaf’a Medyûn-i Şükrândır! :  http://furkandergisi.blogcu.com/t-c-carsaf-a-medy-n-i-sukrandir/2739561        Furkan Dergisi, s. 9, Aralık 2006

  TARİH KİTAPLARINDA OLMAYAN SUİKASTTA LATİFE YARALANIYOR:    http://www.haber7.com/haber/20060604/Latife-Hanim-Ataturke-neler-yapti.php

Kurtulus Savasinin gercek görüntüleri:  http://www.youtube.com/watch?v=sbk8R9DOv2Y

Evliya, Seyh Abdurrahim Rumi Merzifonî Hazretleri:  http://www.bizimsahife.org/Kutuphane/Evliyalar_Ans/A/ea0137.htm

Büyük Tarihci ve Avukat Kadir Misiroglu: www.kadirmisiroglu.com  (Basörtüsünden dolayi hanimi, Avukatlik meslegini icra edememektedir yani yapamamaktadir, basörtülüler Türkiyenin zencileridirler!     http://www.youtube.com/results?search_query=%22kadir+misiroglu%22&search_type=&aq=f

http://www.google.dk/#hl=da&q=%22kadir+misiroglu%22&meta=&aq=&oq=%22kadir+misiroglu%22&fp=f9c53434d4d54644

 Lozan zafer mi, hezimet mi?  : http://www.youtube.com/watch?v=SjsdM4uBN6o

 

Hukuk tarihi Profesörü Ahmet Akgündüz: http://www.youtube.com/results?search_query=Prof.+Dr.+Ahmet+Akg%C3%BCnd%C3%BCz&search_type=&aq=f

http://www.google.dk/#hl=da&q=%22Prof.+Dr.+Ahmet+Akg%C3%BCnd%C3%BCz%22&meta=&aq=f&oq=%22Prof.+Dr.+Ahmet+Akg%C3%BCnd%C3%BCz%22&fp=f9c53434d4d54644

İSTANBULUN FETHİ -Tv5int- Prof. Dr. Ahmet Akgündüz : http://www.youtube.com/watch?v=bH15rX3TorY

Osmanlida Harem: http://www.scribd.com/doc/31189854/Osmanl%C4%B1-da-Harem-%C4%B0slam-Hukukunda-Kolelik-Cariyelik-Muessesesi-Ahmet-Akgunduz

  Fatih Sultan Mehmet’ten Ibretlik Vasiyeti! : http://www.youtube.com/watch?v=MZqvhlEoLeE&feature=related

  Timurtas Ucar, fatihin istanbulu fethi bolum 1 :   http://www.youtube.com/watch?v=OJNfCpF5Jus&feature=related

Sultan Reşad:  GAZEL-İ HUMAYUN

Savlet etmişti Çanakkale’ye bahr ü berden
Ehl-i İslam’ın iki hasm-ı kavisi birden
Lakin imdad-ı ilahi yetişip ordumuza
Oldu her bir neferi kal’a-i pulad beden
Asker evlatlarımın pişgeh-i azminde
Aczini eyledi idrak nihayet düşmen
Kadr-ı haysiyyeti pamal olarak etti firar
Kalb-i İslam’a nüfuz eylemeye gelmişken
Kapanıp secde-i şükrana Reşad eyleye dua
Mülk-i İslam’ın Huda eyleye daim me’men
Sultan REŞAD

SULTAN REŞAD’A GAZİLİK FETVASI

 

Kaynak: www.gallipolidigger.com

Bu memleket sanırım ki bu aziz şehit ve gazilerin yüzü suyu hürmetine halen ayaktadır…
Cemil cümlesinden Allah razı, mekânları cennet olsun!..
Saygıyla…


Tellüşşeria-Gazze arasında bir makineli tüfek müfrezemiz


Gazze’deki kahramanlığından dolayı 125. Alay sancağına verilen madalya liyakat töreni


Birinci Gazze Muharebesine iştirak eden bir grup askerimiz


Müdafaa hattındaki topçularımız


General Kress von Kressenstein ve maiyeti İkinci Gazze Muharebesi öncesinde Huj’da, Nisan 1917


Kahraman 125. Alay subayları sancaklarıyla birlikte, Nisan 1917


İkinci Gazze Muharebesinde siperlerimize takılan bir düşman tankı


Şanlı topçumuzun mıhladığı bir düşman tankı daha


Türk ve Alman uçaksavarcıları ateşe hazırlanırken

Se billede i fuld størrelse Bugünki Neslimize o günlerimizi hic anlatamiyoruz.  Anlatmiyorlar. Anlattirmiyorlar.  Ben 63 yasindayim, benim yasimda olanlar  cok iyi bilirler, bizim cocuklugumuzda evlerde sedirler vardi, üzerlerinde oturulur hatta yatilirdi. Tahtalar civi ile cakilarak basitce yapilirdi, üzerlerine minderler konurdu sedirlerin.

Sedirlerin altinda bir sökükleri dikme, yama yapma sepeti vardi. icinde iplikler, makas, igneler, corap yamamak icin, eski corap parcalari bulunurdu. Coraplar, elbiseler, ic ve dIs kiyafetler devamli yamanirdi.

Yere sofra bezi serilir, üzerine yuvarlak, yerden bir iki karis yükseklikte sofralar konurdu ve yemek yenirdi.  insanimiz iktisatliydi. israf yoktu. Huzurluydu. insanlarimiz dogru ve mertti. imanliydi. Yalan ve hileye tenezzül etmezlerdi.  Toprak evlerde kilim üzerinde huzur ve saadet icinde yasarlardi.  Dedeler, Babalar, Anneler, cocuklar, akrabalar, komsular sadakatli ve vefaliydilar.  Osmanliydilar.

Kefereler bizi Amerikali gavurlara benzeterek , Büyük Osmanli Ecdadimizdan intikamlarini aldilar.  Bizleri Deprasyonlu, stresli, ruh hastasi komik gavurlar yaptilar.  Kardeslerimiz; Büyük Osmanli Ecdadimizi düsünelim, arastiralim, okuyalim, dinliyelim ve tekrar Büyük Osmanli Ecdadimizin Nurlu Yolu Olan Yüce islamiyete dönelim!  Yeniden Müslüman olalim. Bakiniz Danimarkalilar melek gibi nasil güzel Müslüman oluyorlar. Hergün onlari sokaklarda imrenerek seyrediyoruz!  Biz nicin Danimarkalilar gibi Müslüman olamiyalim?

Dün aksam ismail Kardesimiz evine davet etti beni.  www.esir.webbyen.dk  isimli sitemde bir yazimda “Danimarka Müslüman Oluyor” diye bir yazi yazmistim. O yaziyi silecegimi söyledim.

Zira Avrupali ve iskandinavyali Devletler bizi Diyanet Camileri acarak 1984 ten beri gavur ediyorlar. Diyanet isleri baskanimiz bugün, anadoluda yaptigi bir cami acilisinda;

– Avrupada bugüne kadar 3 bin Cami actik. 10 bin Cami daha acacagiz müjdesini vermis!

100 bin cami acsaniz ne olur! Türkiyede 100 bin Camimiz varda ne oluyor?

Avrupali bizi sinsice yasaklarla, hilelerle farkina vardirmadan yavas yavas gavur etmeyi cok iyi basariyor, dedim!

Maalesef 1984 yilinda Diyanet Vakfi Camilerini Avrupali Devletlerin actigini, imamlari onlarin getirttigini, hatta Avrupalilar ve Amerikalilar;  ilk senelerde imamlarin maaslarini Suudi Arabistan’a ödettigini, söyledim!

  Diyanet Camilerin de Avrupa da bir tane bile yüksek karakterli ve seviyeli, imanli Müslümanin yetistirilemedigini, yeni neslimizin imanini hizla kaybettigini, dinsiz ve ahlaksiz oldugunu, anne ve babalarin derin devlet tarafindan sinsice kandirildigini, sol gösterip, sag yumruk vurduklarini,  söyledim.  zavalli Halkimizin dindarlara, Müslümanlara düsman edildigini fakat gavurlara, ahlaksizlara dost edildigini anlattim.

ismail kardesimiz beni dinledi ve Danimarkali Müslümanlarin hizla cogaldigini teyid ederek, bilhassa Kopenhagda ki Danimarkali Müslümanlar beni sasirtiyor, nekadar güzel islami kiyafetler giyiyorlar!  Hakikaten melek gibi Müslümanlar Danimarkalilar, dedi. Madem bu mevzuu da bir yazi yazmissin, silmen dogru olmaz.  Anlattiklarin dogru. Bizler islamdan kaciyoruz. Danimarkalilar islama kosuyorlar!  Senin yazdigin yaziyi da merak ettim, okuyacagim, dedi.

OSMANLIYI DURDURMANIN YOLLARI:

 İnsanların zekaları muhtelif seviyededir. Zekanın en üstün derecesine deha denir. Zeka ise test usulü ile ölçülür. 20 nci asrın tanınmış psikologlarından Amerikalı Terman diyor ki:

Test usulü ile zeka ölçülmesi, ilk olarak Osmanlılarda yapıldı. Osmanlı orduları Avrupa’da ilerliyor, VİYANA elden gidiyordu. VİYANA gidince, bütün Avrupa’nın Müslümanların eline geçmesi çok kolay olacaktı. Osmanlılar, Avrupa’ya İslam medeniyeti getiriyor, ilim, fen, ahlak nurları, Hıristiyanlığın kararttığı, uyuşturduğu yerlere zindelik, insanlık, huzur, saadet saçıyordu. Asırlarca diktatörlerin, kapitalistlerin, papazların zulümleri altında inleyen, barbarlaşan Avrupa; İslam adaleti ile, İslam ilimleri ile, İslam ahlakı ile insan haklarına kavuşuyordu.

Avrupa diktatörleri ve öncelikle Hıristiyan kiliseleri, Osmanlı ordularına karşı son gayretlerini harcıyorlardı. Bir gece İSTANBUL’daki İngiliz sefiri LONDRA’ya tarihi mektubunu yolladı. Buldum! Buldum! Osmanlı ordularının ilerleme sebebini buldum. Onları durdurmanın yolunu buldum! Diyor, şöyle yazıyordu:

 “Osmanlılar ele geçirdekleri her yerde din, ırk farkı gözetmeksizin, seçtikleri çocukların zekalarını ölçüyor, ileri zekalıları ayırarak, medreselerde okutup, İslam terbiyesi ile yetiştiriyorlar. Bunlar arasından da seçtiklerine saraydaki Enderun denen yüksek okulda o zamanın en ileri bilgilerini veriyorlar. İşte Osmanlı siyaset adamları, başkumandanları böyle seçilen yetiştirilen keskin zekalı şahsiyetlerdir. Sokullular, Köprülüler böyle yetişmişlerdir. Osmanlı akınlarını durdurmak, Hıristiyanlığı kurtarmak için biricik çare, Enderun Mekteplerini ve Medreseleri dağıtmak, onları içeriden yıkmaktır.” 

 Bu mektuptan sonra , İNGİLTERE’de; Müstemlekeler Nezareti kuruldu. Burada yetiştirilen casuslar ve Hıristiyan misyonerleri ve masonlar, yalan propaganda ve yaldızlı vaatlerle avladıkları cahilleri Osmanlı Devleti’nin kilit noktalarına yerleştirmeye ve bu kuklaların eli ile; medreselerden fen, ahlak dersleri hatta yüksek din bilgilerini kaldırmaya, Müslümanları cahil bırakmaya uğraştılar. Bu sinsi kampanyalarında Tanzimat’tan sonra tam başarı sağladılar. İslam devleti yıkıldı. İslamiyetin dünyaya yaydığı saadet, huzur nurları söndü.

Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu unutmamalı zamanında oynanan oyunların aynısının tekrar oynandığını görüyoruz. Dikkatli olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır.

 (  İslam Ahlakı: 148  )                          Selam, saygı ve dualarımla…                       Yakup MUSA                                      10.07.2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s